Filistinli çocukların israil tarafından kaçırılması ve tutuklanması, uluslararası insan hakları örgütlerinin raporlarında uzun yıllardır en ağır ihlallerden biri olarak kayda geçmektedir. Özellikle son yıllarda tırmanan çatışma ortamıyla birlikte, işgal altındaki Batı Şeria, Doğu Kudüs ve abluka altındaki Gazze'den alıkonulan çocukların sayısı eşi görülmemiş seviyelere ulaşmıştır. Bu çocukların akıbeti; askeri mahkemeler, idari gözaltılar ve ağır hapishane koşulları üçgeninde büyük bir insani krize dönüşmüş durumdadır.

Onlarca yıldır Filistinli cocuklar kaçırılmakta ve nicesinden bir daha haber alınamamaktadır. Özellikle de Aksa Tufanı süreci ile bu vahim durum ayyuka çıkmıştır.

Gazze'deki, israil işgali sırasında alıkonulan çocukların akıbeti ise tam bir belirsizlik ve derin bir kayıp hikayesidir. Askeri kamplarda tutulan bu çocukların birçoğunun nerede olduğu, hayatta olup olmadığı aileleri ve insan hakları örgütleri tarafından uzun süre tespit edilememektedir.

Gece yarısı baskınlarıyla yataklarından koparılan ya da kontrol noktalarında alıkonulan bu küçük çocuklar, aileleri veya avukatları yanlarında olmadan, bilmedikleri bir dilde (İbranice) hazırlanan itirafnameleri imzalamaya zorlanmaktadır. Uluslararası hukuka göre çocukların gözaltı sürecinde ebeveyn desteği ve hukuki koruma alma hakkı olmasına rağmen, bu haklar sistematik olarak çiğnenmektedir. Çocuklara yöneltilen en yaygın suçlama ise yıllarca hapis cezası öngörülebilen "taş atma" eylemidir.

Gözaltına alınan ve askeri hapishanelere sevk edilen çocukların maruz kaldığı fiziksel ve psikolojik vahşet, büyük bir endişe yaratmaktadır. Save the Children (Çocukları Kurtarın) Vakfı'nın yayımladığı kapsamlı saha raporları, alıkonulan çocukların korkunç bir muameleyle karşı karşıya kaldığını belgelemektedir

Serbest bırakılan bazı çocukların böbrek gibi organlarının alındığı gözlemlenmiştir. Özellikle işkence edilerek öldürülen çocukların cesetleri teslim edildiğinde birçok organlarının eksik olduğu görülmüştür.

Terör örgütü israil, Filistinli çocukları gözaltı bahanesi ile kaçırıp en kötü emellerinde kullanmaktadır. Terör örgütü israil, özellikle organ kaçakçılığının ana nesnesi olarak Filistinli çocukları kullanmaktadır. Bu çocukların büyük bir kısmı ağır işkencelerden geçmekte ve organları çalınmaktadır. Bu gün, kaçırılmış olan binlerce Filistinli çocuktan haber alınamamaktadır.

Serbest bırakılan nice çocuk ise sakat kalmaktadır. Tüm dünyanın gözü önünde işlenen bu vahşetin başka bir ülkede eşi benzeri yoktur.

Bu meselenin, dünya gündeminde sürekli tutulması gerekirken maalesef unutulmaktadır.

Bu evlatlarımızın, firavunların zulmü altında can vermesi ve organlarının çalınması, tecavüze uğraması ve insan kaçakçılığına konu edilmesi çok büyük bir vebaldir. Bu vahşet, unutulabilecek küçük bir ayrıntı değil, hayatın en önemli konularından birisidir. Çünkü bu nokta, insanlığın ve Müslümanlığın öldüğü noktadır.

Filistinli çocukların ağır iskenceler altında öldüğü ve organlarının çalındığı bir zeminde kimse insanlıktan ve Müslümanlıktan bahsetmesin.

Tüm onurlu insanların bu konuyu her yerde konuşması ve bu zulmü tüm dünyaya duyurması gerekir. Tüm dünyanın, tecavüze uğrayan Filistinli mahkûmlardan, bilhassa cocuklardan haberdar olması gerekir.

Ey yöneticiler, hiç olmazsa hayatları, onurları ve organları çalınan masum çocuklar için ayağa kalkın.