Geçen gün Suudi rejimi tarafından İslam dünyasını ayağa kaldıran, inanılmaz bir iddia ortaya atıldı. İddiaya göre Yemen’deki Ensarullah Hareketi, Müslümanların en kutsal kenti olan Mekke’ye İHA fırlattı. Suudi rejimi, İHA’yı havada imha ettiğini açıkladı.

Siyasetçiler, hükümet yetkilileri, koca koca âlimler, aydınlar, hiç araştırma gereği duymadan büyük bir öfke ve nefretle İslam ümmetini Ensarullah teröristlerine(!) karşı harekete geçmeye, din elden gidiyor diye feryat etmeye başladılar. Nice hatip ve âlimimiz Ensarullah’a beddua seansları düzenlemeye başladı.

Hâlbuki bu kadar önemli bir iddiayı araştırmaya çalışmaları, haberin kaynağının güvenirliğine bakmaları gerekmez miydi? Ey iman edenler, bir fasık size bir haber getirdiği zaman onu araştırın diyen bir dinin mensubuna, özellikle o dinin âlimine yakışan bu haberin gerçekliğini araştırmak değil miydi? Hele de bu iddianın muhatabı Ensarullah gibi bir hareketse…

O Ensarullah ki, kontrolü altındaki şehirlerde her yıl mevlit haftasında milyonlarca Müslümanı toplayıp kutlu doğum etkinliklerinde buluşturuyor, milyonlar halinde, “Canımız sana feda olsun ya Resulallah!” diye haykıran toplulukları organize ediyor. O Ensarullah ki, Direniş Cephesi dışında herkesin adeta unuttuğu Gazze’nin, Filistin’in imdadına koşmaktan çekinmiyor; Gazze’yi korumak için üst düzey liderlerini şehit verme pahasına, şehirlerinin bombalanması pahasına Siyonist rejimi füze yağmuruna tutmaktan korkmuyor. O Ensarullah ki Gazze ve Filistin’in yanında durma cesaretinden, bu uğurda katlandığı fedakârlıklardan ötürü Şehit Ebu Ubeyde dâhil HAMAS’ın birçok lideri tarafından büyük övgüler alıp kahramanlığı takdir ediliyor.

Peki, Suudi kim? En hafif tabirle Amerika ve İsrail ile işbirliği herkes tarafından kabul edilmiş fasık bir yönetim. Gazze’de, Filistin’de korkunç bir soykırım yaşanırken bu soykırımın en büyük hamisi Amerika’yı milyon dolarlara boğan bir rejim. HAMAS’ı, İhvan-ı Müslimin’i, HİZBULLAH’ı, Siyonistlerle mücadele eden tüm İslami Hareketleri terörist ilan ederken Ensarullah’a karşı Amerika ve İsrail’den yardım isteyen bir işbirlikçi devlet… Siyonistlerin korkunç katliamlarından etkilenip Filistin bayrağı sallayan yaşlı bir kadını Kâbe’nin avlusunda, herkesin gözleri önünde gözaltına almaktan çekinmeyecek kadar siyonizme dost, Filistin’e düşman bir hükümet.

Suudi’nin günahları o kadar kabarık ki… Yemen’de Amerika ve İsrail adına sürdürdüğü vekâlet savaşında yüzbinlerce masum Yemenlinin hayatını kaybetmesine, yüz binlercesinin açlıktan ölmesine neden olduğundan mı bahsedeyim? Gazze’de soykırım yaşanırken Mekke’ye seksen kilometre uzakta olan bir yerde Kâbe maketinin üzerinde yarı çıplak dansöz oynatmaktan çekinmediğini mi hatırlatayım? Amerikan uçaklarının hava sahasını kullanıp İran İslam Cumhuriyetini bombalamasına, topraklarında Amerika üslerinin kurulmasına, ümmetin petrolünün Amerikalı firmalara peşkeş çekilmesine izin verdiğinden mi söz edeyim?

Ne yazık ki çoğu siyasetçimiz, aydınımız, âlimimiz, hoca efendi görünümlü, kanaat önderi etiketli kişimiz tüm bu gerçeklere rağmen Siyonist fitne odaklarının değirmenine su taşıyarak Suudi’nin yalan haberine, iftirasına inanmayı, Ensarullah’ı lanetlemeyi tercih etti. Ne yaman bir akıl tutulması! Bu bir akıl tutulması mı yoksa dünya sevgisini, dünyevi makam ve mevkii, şan ve şöhreti ahiret hayatına, Allah’ın rızasına tercih mi, onu da bilemiyorum doğrusu!

Ama bu yalan haberlere inanmayan, gerçeklerin peşine düşen, haberin kaynağını araştıran dürüst yayın organları da oldu. Ensarullah’ı kınama furyasına katılanları vicdanlı olmaya, insaflı olmaya çağıran siyasetçilerimiz, aydın ve âlimlerimiz de oldu.

Bu konuda takdir edilen haberlere imza atan yayın organlarından biri de Gazetemiz Doğruhaber oldu. Doğruhaber, gerçekten Doğruhaber olduğunu ispatladı, birçok kez ispatladığı gibi. Gazetemiz, Suudi rejimi tarafından paylaşılan görselin 2025 yılında Ensarullah’ın Siyonist rejime fırlatılan bir füzesinin Medine yakınlarında Suudi ordusu tarafından düşürülmesine ait olduğunu ortaya çıkardı. Yani İslam dünyasını ayağa kaldıran görsel aslında Siyonist rejime fırlatılan bir füzenin veya İHA’nın görseli.

Peki, Suudi rejimin paylaştığı bu görseli ilk defa yayınlayan ve dünya medyasında yayılmasına vesile olanların kimler olduğunu biliyor musunuz? Bu haberi dünyaya ilk servis eden odaklardan biri MOSAD… Evet, yanlış duymadınız, MOSAD, kendisine ait resmi bir hesapta, Suudi Hükümetinin Kâbe’yi, Mekke’yi hedef alan bir Husi İHA’sını düşürdüğünü açıkladı. MOSAD’ın haberde paylaştığı görsel Gazetemizin de ortaya çıkardığı gibi, 2025 tarihine ait, Siyonist rejime fırlatılan ve Medine yakınlarından geçerken imha edilen İHA… Yani bu haberi ilk duyuran MOSAD kaynakları…

Diğer bir ilk kaynak Amerika Temsilciler Meclisinden bir senatörün sosyal medya hesabı… Peygamberimize haşa terörist gözüyle bakan Cumhuriyetçilerin Senatörü, ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Joe Wilson her ne hikmetse bir anda Müslümanların kutsal mekânlarını sahiplenerek paylaşımında şunları söylüyor; “ İran’ın Yemen’deki kuklası Husiler, Müslümanların kutsal mekânlarına saldırı başlattı. Husilerin kutsal Mekke şehrini hedef alan İHA’sı Suudi Arabistan tarafından düşürüldü. Suudi Arabistan’daki ortaklarımızla nefret dolu Husi saldırganlığına karşı birlikte duruyoruz. Eğer Mekke İttifakı bir anlam taşıyorsa Türkiye ve Pakistan, Suudi ile birlikte hareket edip Husi teröristlerini yok etmeli.”

Ne diyelim, bu ağır imtihan ve fitne günlerinde Allah’ın rızasını dünyevi kazanımlarına tercih ederek tarihin doğru tarında duranlara ne mutlu!