Trump adlı sapkının başında bulunduğu zorba Amerika yönetimi, İran İslam Cumhuriyeti ile yaşanan ve kaybettiği savaşı sanki zafer onunmuş gibi bitirmek için İbrahim Anlaşmaları denilen ihanet sürecini İslam ülkelerine dayatmak istiyor. Savaşı bitirtmek için İslam Cumhuriyeti ve Türkiye dâhil, İslam ülkelerinin İbrahim anlaşmalarını imzalamaları gerekiyormuş. Yani savaşı bitirme karşılığında Kudüs ve Mescid-i Aksa işgalcisi, soykırımcı siyonist rejimin varlığını, meşruiyetini tanıyacak İslam dünyası… Ümmetin kalbine paslı, zehirli bir hançer gibi saplanan bu kanser tümörü ile normalleşecek, İslam dünyasında işgallere, sömürüye, ölümcül fitnelere yol açacak büyük İsrail hayline boyun eğip teslim olacak Müslümanlar…
Haydut Amerika’nın İslam ülkelerine, İslam ümmetine dayattığı şeytani plan bu…
Büyük şeytan Amerika ve Siyonist rejim bu ihanet sürecine neden İbrahim Anlaşmaları diyor. Hazreti İbrahim’e neden atıf var. Amaç belli; sinsi bir algıyla bu ihanet sürecine dini bir kılıf giydirip onu meşrulaştırmak. Bu isim üzerinden vermek istedikleri mesaj şu; Yahudiler ve Müslümanlar aslında akrabadırlar. Yahudiler, yani İsrail oğulları Hazreti Yakup’un çocukları, Müslümanlar, özellikle Araplar da Hazreti İsmail’in çocuklarıdırlar. Yani bu iki din mensupları aslında amca çocukları ve Hazreti İbrahim’in torunlarıdırlar. Hazreti İbrahim’in çocukları olan bu iki akraba din mensuplarının barışıp birlikte yaşamasından, israil’in meşru bir devlet olarak tanınmasından daha doğal ne olabilir? Hatta bunun dini bir boyutu bile var.
Bu ihanet, kölelik ve teslimiyet anlaşmasına Hazreti İbrahim’in mübarek ismini vererek bize dayatmaya çalıştıkları algı bu…
Peki, siyonist rejim Hazreti İbrahim’i mi temsil ediyor, yoksa Nemrud’u mu? Siyonist rejimin eylemleri İbrahimi eylemler mi yoksa Nemrudi eylemler mi? Siyonist rejim Hazreti İbrahim’in misyonunu mu üstlenmiş yoksa Nemrud’unkini mi?
Nemrud zalimdi, çocuk katiliydi, iktidarı için her türlü insanlık dışı uygulamadan ve zulümden geri durmuyordu. Nemrud’un yönetimi şirkin, ahlaksızlığın ve sapkınlığın kaynağıydı. Nemrud adalet ve tevhit peygamberi Hazreti İbrahim ile savaş halindeydi. O kötülüğün lideriydi.
Bugün aynı şeyler siyonist rejimde de yok mu? Siyonist rejim dünyadaki ahlaksızlık, sapkınlık, zulüm ve şirkin kaynağı çok nadir ülkelerden biridir. Kötülük odağıdır, zulüm ve sömürü odağıdır. Sapkın hayallerini gerçekleştirebilmek için hiçbir zulümden ve vahşetten geri durmamaktadır. Soykırımcıdır, çocuk katilidir. Masum insanları öldürmek, katletmek, zindanlarda en korkunç işkenceler altında tutmak rutin eylemleri olmuş durumdadır.
Yani Siyonist rejim Hazreti İbrahim’in değil, Nemrud’un günümüzdeki temsilcisi ve takipçisidir. Bu rejimle yapılacak bir anlaşma İbrahimi değil Nemrudi olur ancak. Bu katillerle gerçekleştirilecek normalleşme İbrahimi değil Nemrudi normalleşme olabilir sadece.
Siyonist rejimi tanımak, onu meşru görmek, onunla normalleşmek Nemrud’un safında yer almak, Nemrud’a asker olmak; Hazreti İbrahim’in davasına, onun yoluna ihanet etmektir.
Bugün Siyonist rejimle ve onun hamisi Amerika ve dostlarıyla savaşan, onlarla mücadele eden, onların şeytani emellerine karşı duranlar gerçek İbrahimi’dirler. Hazreti İbrahim’in dost ve taraftarlarıdırlar. Hazreti İbrahim’in davasını omuzlamak isteyenlere düşen görev Siyonist rejimle savaşan, Siyonist rejimin hamisi Amerika ile savaşan İslami devlet, hareket ve güçlerin safında yer almak, onlarla birlikte İbrahimi mücadeleyi, tevhit mücadelesini yükseltmektir.
Kısacası İbrahimi olanlar, İbrahimi davayı omuzlayanlar Siyonist rejim ve Amerika ile birlikte hareket edenler değil bu şeytani, Nemrudi güçlerle mücadele edenlerdir.