Öğle: İkindi:
4 °C
asd

“Anadilde Eğitimin Önü Açılmalı”

“Anadilde Eğitimin Önü Açılmalı”

Çok dilliliğin medeniyet tezahürü olduğunu söyleyen HÜDA PAR Batman İl Başkanlığı, "Türkçe'nin korunması ve geliştirilmesine verilen önem, vatandaşların anadilleri olarak konuştukları diğer dillere de verilmeli ve anadilde eğitimin önü açılmalıdır." Açıklamasında bulundu.

"DİLLER ALLAH’IN AYETLERİNDENDİR"
Uluslararası Anadil Gününe ilişkin açıklamalarda bulunan HÜDA PAR, “İnkâr ve asimilasyon politikalarının tezahür ettiği hususlardan biri de anadillere yönelik yasaklardır. Bunun önüne geçmek için UNESCO, 21 Şubat gününü Uluslararası Anadil Günü olarak ilan etmiştir. Çok dillilik bir medeniyet tezahürüdür. Toplumları kendi kültürlerine bağlayan unsurların en önemlisi dildir. Bu nedenle anadillerin desteklenerek yaşatılmaları; devletlerin kendi toplumlarına ve insanlığa karşı temel sorumluluklarındandır. Dillerin unutulması, aslında medeniyetlerin ve kadim kültürlerin yok olmasıdır. Sayın Cumhurbaşkanının geçtiğimiz günlerde ifade ettiği ‘Ana dilleriyle bağları zayıflayan toplumların zamanla sürüleşmesi, sömürgeleşmesi, kimliksiz hale gelmesi kaçınılmazdır’ cümlesi bu anlamda önemli bir gerçeği göz önüne sermektedir.” İfadelerini kullandı.
Anadilde eğitimin önemine dikkat çekilen açıklamada, “Türkiye, anadil karnesi zayıf ülkelerden biridir. Yıllarca uygulanan asimilasyon politikaları nedeniyle Kurmancça, Zazaca, Pomakça, Çerkezce, Arapça ve Süryanice gibi diller zamanla unutulmaya yüz tutmuş, bu dilleri konuşan vatandaşlar anadillerini çocuklarına yeterince öğretememişlerdir. Türkiye vatandaşlarının sürüleşmelerinin ve kimliksizleşmelerinin önüne geçmek, öncelikle devletin temel sorumluluğudur. Ancak bugüne kadar farklı dillerin korunması yönünde ciddi bir irade ortaya konulmamıştır. Bilakis Farklı dillerin varlığını bir tehdit olarak gören anlayışın bazı dönemlerde devlet politikasına dönüşmesi, insanların ötekileştirilmesine neden olmuştur. Dillerin varlığına ilişkin önyargılardan arınmış bir resmi bakış açısı geliştirilmeli, dil çeşitliliği topluma bir medeniyet bakiyesi olarak sunulmalıdır. Türkçe’nin korunması ve geliştirilmesine verilen önem, vatandaşların anadilleri olarak konuştukları diğer dillere de verilmeli ve anadilde eğitimin önü açılmalıdır.” Denildi.
Dövizdeki düşüşü de değerlendiren HÜDA PAR, “Döviz kurunda yaşanan aşırı yükseliş, maliyetleri artırdığı gerekçesiyle gıdadan elektroniğe, otomotivden enerjiye her alanda zam yağmuru şeklinde tüketiciye yansıtıldı. Kurda yaşanan büyük düşüşün de indirim olarak tüketiciye yansıması beklenirken fiyatlarda hissedilir bir düşüş yaşanmadı. Kurdaki dalgalanma bu haliyle hem özel hem kamu sektörü tarafından tüketici aleyhine bariz bir fırsatçılık aracına dönüştürülmektedir. Bu fırsatçılıktan vazgeçilmeli, başta enerji ve gıda olmak üzere dövizdeki düşüşe paralel indirimler vatandaşa yansıtılmalıdır.” İfadelerini kullandı.
"YEME İÇME SEKTÖRÜ CAN ÇEKİŞİYOR"
Koronavirüs ile mücadele konusunda yapılan yanlışlıklara işaret eden HÜDA PAR,“Bazı siyasi partilerin kongrelerinin tıklım tıklım dolu salonlarda yapılması; aylardır ekmek tekneleri kapalı olan esnafı, bir yıldan beri evlere kapatılarak toplu taşıma araçlarına alınmayan 65 yaş üstü ve 20 yaş altı insanımızı incitmiş, sağlık çalışanlarının motivasyonunu kırmıştır. Salgın gerekçesiyle basın açıklamaları, toplantı ve gösteriler yasaklanıp Baro seçimleri ertelenirken kurallara uymada örnek olması gereken yetkililerin bu tedbirsizliği, korona ile toplumsal mücadelede zafiyet oluşturmaktadır.
“Kalabalık Kongreler sıkıntı oluşturmuyorsa yeme içme sektöründe tedbirler eşliğinde müşteriyi masada ağırlamak da problem oluşturmamalıdır” dedi.
Açıklamanın devamında, “Kalabalık Kongreler sıkıntı oluşturmuyorsa yeme içme sektöründe tedbirler eşliğinde müşteriyi masada ağırlamak da problem oluşturmamalıdır. Salgının başından beri ciddi kısıtlamalara maruz kalan ve iki milyon kişiye istihdam sağlayan lokanta, kafe, pastane, düğün salonu esnafı can çekişmektedir. Paket servis veya gel-al uygulamasıyla ayakta durmaya çalışan esnaf kira, vergi ve faturalarını ödeyemiyor. Temasın maksimum derecede olduğu toplu taşımaya kısıtlama getirilmezken yeme içme sektörüne uygulanan yasaklama tezat oluşturmaktadır. AVM'lerde, uçaklarda, otobüslerde ve resmî kurumlarda uygulanan HES kodu uygulaması gerekirse bu sektörde de uygulanarak müşterilerini masada ağırlamalarının önü açılmalıdır.” Denildi. HABER MERKEZİ