Bazen bir gömlek, yalnızca bir gömlek değildir. Bazen bir gömlek, bir insanın başına gelenleri anlatan sessiz bir şahit; bazen bir iftiranın delili, bazen bir iffetin belgesi, bazen de yıllarca süren bir hasretin sonunda hakikati ortaya çıkaran bir işarettir.

Hz. Yusuf’un (a.s.) kıssasında gömlek, sıradan bir eşya olmaktan çıkar ve adeta olayların dili hâline gelir. Bir gömlek kardeşlerin kurduğu yalanı taşır, bir gömlek iffetin şahidi olur, bir başka gömlek ise yıllar sonra bir babanın gözlerine sürülerek hasretin sona ermesine vesile olur.

Peki bugün bizim gömleklerimiz nereden yırtık?

Kur’an-ı Kerim’de Hz. Yusuf’un hayatı anlatılırken insanın nefsiyle, şehvetiyle, kıskançlığıyla, sabrıyla ve imtihanlarıyla nasıl karşı karşıya geldiğini görürüz. Bu kıssa sadece geçmişte yaşamış bir peygamberin hayat hikâyesi değildir. Her çağın insanına dokunan bir aynadır. O aynaya baktığımızda bazen kendimizi, bazen ailemizi, bazen de yaşadığımız çağın büyük imtihanlarını görürüz.

Hz. Yusuf gençtir. Yakışıklıdır. Yabancı bir ülkededir. Kendisine hükmeden bir ortamın içindedir. Karşısındaki kişi güçlüdür. Kapılar kilitlidir. Ortam günaha son derece elverişlidir ve görünürde onu engelleyecek hiçbir insan yoktur.

İşte tam burada Hz. Yusuf’un gerçek karakteri ortaya çıkar.

Kur’an, Yusuf Suresi 23. ayette onun Allah’a sığındığını bildirir bize. Yusuf’un önünde günaha giden bütün yollar açılmışken o, Rabbini hatırlar ve geri çekilir.

Burada çok önemli bir ayrıntı vardır: “Kapılar kilitliydi ama Yusuf’un kalbi Allah’a açıktı.”

Günümüzde ise çoğu zaman tam tersi oluyor. Kapılar açık, ekranlar açık, internet açık, harama ulaşmak kolay; fakat insanın kendisini kontrol edecek iradesi zayıflayabiliyor.

Hz. Yusuf’un gömleğinin arkadan yırtılması, onun kaçtığını ve kendisini koruduğunu ortaya koyan bir şahit olur. Bu yüzden Yusuf’un kıssasında gömlek, iffetin de sembollerinden biri hâline gelir.

Yusuf’un büyüklüğü, nefsinin olmadığını düşünmesinde değil; nefsini tanıyıp Allah’a sığınmasındadır.

Üç Gömlek, Üç Büyük Ders

Hz. Yusuf’un kıssasındaki gömlekleri düşündüğümüzde insanın hayatındaki farklı imtihanları görebiliriz.

Kanlı gömlek: Kıskançlık, iftira ve kardeş imtihanı…

Arkadan yırtılan gömlek: Şehvet, iffetsizlik ve nefsin imtihanı…

Kokusu gelen gömlek: Sabır, vefa, umut ve kavuşma…

Yusuf’un hayatında üç gömlek de bir hakikatin ortaya çıkmasına vesile oldu.

Bize düşen ise sadece gömleklerin hikâyesini bilmek değil, kendi gömleğimize bakabilmektir.

Bugün bizim gömleğimiz nereden yırtık?

Yusuf Olmak Bir Gömlek Meselesidir

Yusuf (a.s.) bize yalnızca iffetli olmayı değil, nefsin karşısında nasıl durulacağını da öğretiyor.

İffet sadece kadınların değil, erkeklerin de sorumluluğudur. Hayâ sadece belirli bir yaşın değil, her müminin ahlakıdır. Harama karşı direnmek yalnızca toplum görürken değil, kimsenin görmediği yerde de Allah’ın gördüğünü bilmektir.

Kur’an’ın “Zinaya yaklaşmayın” uyarısı da sadece zinanın kendisinden değil, ona götüren yollardan uzak durmayı hatırlatır. Çünkü bazı kapılar bir anda açılmaz; insan önce küçük bir adım atar, sonra o adım başka bir adıma dönüşür.

İşte bu yüzden insan nefsini başıboş bırakamaz.

Yusuf (a.s.) nefsini Allah’ın rızasına teslim etti. Biz de kendi çağımızın imtihanları karşısında aynı teslimiyeti göstermek zorundayız.

Belki üzerimizdeki gömleğin nereden yırtıldığını bugün fark etmiyoruz. Belki de arkamızdan yırtılan gömleği saklamaya çalışıyoruz.

Fakat şunu unutmayalım:

Gömleğin yırtık olması kadar, yırtığın hangi taraftan olduğu da önemlidir.

Yusuf’un gömleği bize şunu öğretiyor: İnsan bazen kuyuya atılır, bazen iftiraya uğrar, bazen şehvetle imtihan edilir, bazen yıllarca bekler. Fakat Allah’a güvenen, nefsinin peşinden gitmeyen ve sabreden için hakikat er ya da geç ortaya çıkar.

Yusuf (a.s.)’dan çok ders çıkarırız ve bizi bütün gömlekler ilgilendirir. Ancak asıl çağımızın gömleği arkadan yırtılan mı, yoksa önden yırtılan gömlekler mi?

Yusuf olmak iffet gerektirir, kanlı gömlek giymek gerektirir ve en sonunda da hakikati görmek için o gömleği gözlerimize sürmek gerektirir.

Vesselam...