Akşam: Yatsı:
4 °C
asd

DİYALOGLARDA FREKANS AYARI VE İLETİŞİM SORUNU

  • Mehmet Ziya Gümüş
  • 2020-06-19 17:40:26
  • 193 Görüntülenme
  • Peygamberimizin vefatından sonra Risâlet son bulmuştur. Risalenin kelime manalarından biri de mesajdır. Bir başka deyişle Allah’ın insanlara direk mesajı nihayete ermiştir. Ancak Rauf[1], Rahim[2], Hadi[3] ve Vali[4] olan Allah, yardımını insanlıktan esirgememiştir her asırda onlara yol gösterecek, onların hareket tarzlarını, geleneklerini, üsluplarını bilen, onları aydınlatacak, küfrün karanlığını İslam’ın aydınlığını anlatacak bir âlimi, müçtehidi göndermiştir. Bir başka deyişle Risâlet son buldu velayet ile yolumuza devam edeceğiz. Bunlar peygamberimizin işaret buyurduğu: إذا رؤوا ذُكرالله görüldüklerinde Allah’ı hatırlatan, Allah’ın veli kullarıdır.

    “Biz gönderdiğimiz her bir peygamberi kendilerine apaçık anlatsın diye ancak kendi kavminin diliyle gönderdik.” (İbrahim4). Bu şu demektir: Emir ve nehiyleri daha iyi anlatsın ve diğerleri de iyi anlasın diye Kıptilere Kıptilerin diliyle, Rumlara Rumların diliyle, Ruslara Rusların diliyle… Risalet son bulup velayet ile yolumuza devam edeceğimize göre her âlimi de kendi kavmine kendi diliyle gönderir. O âlim içinde yaşadığı toplumun dilini çok iyi bilecek demektir bu.

    Ayetin en çok dikkat çeken kısmı şudur: ليبيّن لهم. Onlara açıklasın diye. Kişi kısa dalga çeken bir radyo istasyonunu karıştırdığında anladığı dille yayın yapan bir istasyona gelene dek bir şey anlamaz. Yani anlaması için frekansların birbirlerini tutması lazım. Yüz farklı dilde yayın yapan bir uydudaki kanalları karıştırdığınızda da kendi anladığınız dil çıkana kadar bir şey anlamazsınız. Uydu ve frekans uyumu sağlanana dek bir şey anlamazsınız.

    Kişinin muhatap olduğu insanların dilini, işin üslubunu geleneklerini ve sair özelliklerini iyi bilmesi icab eder. Yoksa muhatap olduğu halkın frekansını tutturmayarak kaybeder. Eğer konuştuğumuz halk ile kontak kurmada bir başarısızlıkla karşılaşırsak bunun sebebini tamamen halkta aramak yerine, biraz da kendimizde aramamız, sistem ayarlarıyla biraz oynamamız gerekir. Frekansları tutturmak gerekir. Aksi halde bağlantı kesilir. Frekans tutturulduğunda da sen onun ne dediğini, o senin ne dediğini anlar. İşte o zaman sen ona göstermek istediğini gösterebilir, anlaşılmasını istediğini ona anlatabilirsin. Anlamıyorlar, dediğin zaman aslında zihninde fark etmediğin şöyle bir uyarı çıkar. “Ayarları kontrol et ve bir kere daha dene! İnternet bağlantınızın olup olmadığını kontrol edin” Bazen telefonumuzdan birisine bir mesaj göndeririz. Sistem de bir arıza varsa, mesajınız gönderilmedi uyarısıyla karşılaşırız. Mesaj gitmediğinde oturur biraz bekler düşünürüz… Sanırım meramımı anlatmışımdır.

    Bu konuyu evirip çevirdiğimizde yolumuz “İletişim Sorunu” kapısına çıkacaktır. Bu sorun da teknolojinin yol açtığı hastalığın komplikasyonları sonucu oluşan bir hastalığımızdır. Her birimizin annesi,  babası, kardeşleri, dayıları, amcaları, eşi, çocuklarıyla arası iletişim sorunu kaynaklı bozuk. Akrabalarımızdan, ailelerimizden her birimizin bir düşmanı var ne yazık ki! Öyleyse “İletişim Sorunu” kapısını bir çalalım bakalım karşımıza ne çıkacak…



    [1] Çok şefkatli, çok bağışlayan, kolaylık gösteren

    [2] İçinde mübalağa da barındıran bu kelime de çok merhamet edici (kafireler kusura bakmasın, mü’minlere karşı çok merhametli) anlamına gelmektedir.

    [3] Yol gösteren.

    [4] Yardım eden işleri deruhte eden(üstlenen).