Gram altın Cumhuriyet Altını Gümüş ONS Yarım Altın

İmsak: Güneş:
4 °C

HOŞ GELDİN YÂ ŞEHR-İ RAMAZAN!

  • VEYSİ DEMİR
  • 2019-05-06 14:25:41
  • 45 Görüntülenme

  • Evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennem ateşinden kurtuluş olan, bereket ve hayırları ile bin aydan daha hayırlı Kadir gecesini içinde barındıran Kur’an, ibadet ve tefekkür ayı olan mübarek Ramazan ayına girmenin mutluluğunu ve heyecanını yaşıyoruz. Resulullah (S.A.V.) efendimiz, "Recep Allah'ın, Şaban benim Ramazan ise ümmetimin ayıdır." Hadis-i Şerifini hatırımızdan çıkarmadan ibadet ve kulluk görevimizi hakkıyla ifa edelim. Bu ulvi ayın geçmişe dönük hata ve kusurlarımızın affedilmesi için birer ganimet olduğunu unutmadan çok iyi değerlendirilmeliyiz.

    Bu ayda iyilikleri, yardımlaşmaları, akraba, eş ve dost ziyaretlerini, selamlaşmayı, yedirme, içirme, birbirimizi sormayı, dualarımızı, nafile ibadetleri, sadaka vermeyi daha çok artırmalıyız. Her şeyden önemlisi daha çok gönül inşa etmeye, çocukları, yetimleri, öksüzleri, hastaları, yaşlıları, kimsesizleri ziyaret ederek gönüllerini kazanma yoluna gitmeliyiz.

    Ramazan kardeşlik, dayanışma ve paylaşma ayıdır. Geçici olarak yeme-içmeden uzak kaldığımızda, fukara ve gurebanın halini anlar, nimetlerin kadrini bilir ve Rezzâk olan Allah’a hakkıyla şükretmemiz gerektiğinin farkına varırız.

    Ramazan ayı aynı zamanda kötü alışkanlıklara son verme, iyiden, güzelden yana yeni sayfalar açma fırsatı bizlere hayattayken verirken; bizler bundan ne kadar faydalanıp hayatımızda yeni bir sayfa açmak için gayret gösteriyoruz diye düşünmemiz lazım?

    Ramazan ve oruç ibadetini hakkıyla anlarsak iyi bir sabır eğitimi yaparız. Bu güzel ahlâkı kendi dünyamızda bizzat yaşarız. Acıktığımız halde ağzımıza yiyecek bir şey almamakla, susuzluktan boğazımız kuruduğu halde bir damla su içmemekle vücudumuzu sabra alıştırırız. Lakin ibadetin mahiyetini kavramadığımız için, ahlakımıza ve davranışlarımıza olumlu bir yansıması olmuyor.

    Öyleyse geliniz! Hep birlikte dilimizi, kalbimizi ve bütün hayatımızı Ramazanın ve orucun getirdiği güzelliklere göre tanzim edelim. Kur’an’ı Kerimi okumaya ve anlamaya her zamankinden daha fazla vakit ayıralım. Oruçlarımızı şuurla tutalım. Yalnız midemize değil dilimize, elimize, gözümüze ve gönlümüze bizleri tüm kötülüklerden koruyan bir oruç tutturalım.

    Mübarek Ramazan ayı dolayısıyla gazetemize açıklamada bulunan İTTİHADUL ULEMA Genel Başkanı Molla Enver Kılıçarslan, bu mübarek ayı fırsata çevirip dolu dolu geçirmek gerektiğini söyledi.

    Her şeyden önce Ramazan ayını en önemli ibadet ayı görüp ibadetlerimizi ona göre ihlâsla ve samimiyetle eda etmemiz gerektiğini belirten Kılıçarslan, “Kur'an ayı olması nedeniyle bu mübarek günlerde Kur'an tilavetinin katbekat daha fazla sevaplandırıldığı bilincinde olup günde en az bir cüz okuyup mukabelelere iştirak etmeliyiz. Özellikle gece ibadetlerine önem vermeyi ihmal etmeyelim. Bu tür ibadetleri sadece Kadir gecesine has kılmayalım. Ramazan ayı ibadet ayı olmakla birlikte bir de ilim ayıdır. Okuduğumuz Kur'an'ın manasını da öğrenme adına çaba harcayalım. Bununla birlikte Peygamber Efendimizin hadis-i şeriflerini de mütalaa edelim.” dedi.

    Evet, bu kutlu mevsimi ibadet, zikir ve tefekkür ile geçirmeliyiz. Son zamanlarda “Ramazan eğlencesi” adı altında, dinimizin şiarlarının sulandırılma faaliyetlerine karşı uyanık olmalıyız. Ramazan ayı oruç, Kur’an ve ibadet ayıdır. Kimsenin bunu eğlence ile özdeşleştirerek yozlaştırma projeleri ile sulandırmasına izin vermemeliyiz.

    Sonuç olarak, Ramazanı hayatımızda bir dönüm noktası ve fırsat olarak kabul edip, yaşantımıza bir çeki düzen verelim. Ramazan ayında yapılan ibadetlerin Müslümanlar için bir yol azığı olduğunu ve bu yol azığının bitmemesi için Ramazan ayı sonrasında da ibadetlere devam edilmesi gerektiğini unutmayalım. Cenab-ı Hak, bizleri Ramazan'ın haklarında en güzel şekilde şahitlik yaptığı kullarından eylesin. Bizleri imanla, ilimle, hikmetle nice Ramazanlara ve bayramlara kavuştursun…

    Selam ve dua ile…