Öğle: İkindi:
4 °C
asd

Okurlarla hasbihal!

  • VEYSİ DEMİR
  • 2018-04-02 16:36:59
  • 817 Görüntülenme
  •  

     

    Uzun süredir gerek habercilik gerekse de köşe yazarlığı yapıyorum. Haliyle bu mesleği icra ederken hitap ettiğimiz bir okur kitlemiz var. Bütün gazeteci ve yazarlar gibi yaptığımız haber ve yazdığımız yazılarımızın makes bulup bulmadığını, nasıl karşılandığını merak ederiz.

    İnternet sitesinde yazının veya haberin kaç defa okunduğunu öğrenmek tabi ki kolay, ancak nasıl bir etki bıraktığını öğrenmek her zaman mümkün olmuyor. Yazı ve haberlerimizin sevenlerimizin dışında, yapı ve inanç olarak bizleri sevmeyenler tarafından takip edildiğini biliyoruz.

    Haber ve yazılarımızda toplumsal sorunlar ve yozlaşmaya dikkat çeken ve marufu gösteren konuları ele almaya dikkat ediyoruz. Zaman zaman karşılaştığımız okur ve dostlarımızın bize yol gösteren, “falan konuyu yazsanız” şeklindeki önerilerine uyarak o konuları ele alıyoruz. O yüzden konu yelpazemiz oldukça geniş olabiliyor. Bu konuda doğrusu okur ve dostlarımızdan daha çok yardım bekliyoruz. Yazılarımızı sosyal medyada bir bütün olarak paylaştığımızda yorum yazan ve destekleyen bazen de aykırı yorumlara şahid oluyoruz. Lakin yazıların sadece başlık ve linkini verdiğimizde o yazıya pek bir yorum yapılmıyor. Aynı şekilde internet sitemizde haber ve yazılarımıza yorum yapıldığını, yazıyı destekleyen veya yazara yol gösteren ufuk açıcı görüşlere maalesef rastlayamıyoruz.

    Özellikle genç kardeşlerimizden haber ve yazının incelikleri ile ilgili bilgi almak, tanışmak, sohbet etmek gibi bir taleplerinin gazete yönetimine iletildiğini duymadım. Oysa gerek sosyal medyadan, gerekse yazının yayınlandığı siteden, gerekse de gazete bürosuna gelerek, hem tanışma, tanıyanlarda yazı ve haber yazarken konuların nasıl seçildiği, nelere dikkat edildiği gibi merak ettikleri konuları sorabilirler. Fakat bu konuda okurlarımız pek bir merak içinde görünmüyorlar. Aynı şekilde gazetecilik mesleğine merak salan genç kardeşlerimiz haber yapılması ve yazımı gibi konularda neden bir talep içinde olmadıklarına bir anlam vermiyorum. İLKHA ve Doğruhaber gazetesi Batman temsilcisi olduğum dönemde de, şimdi de bu taleple gelen kimseyi görmedim. Oysa ilim merakla olur. Merak olmadan hiçbir ilimde ve sanatta ilerlemek mümkün değildir.

    Hangi yazıların daha çok ilgi göreceği ve okunacağı konusunu önceden çözemiyoruz. Bazen bir arkadaşımızın veya bizim ses getirecek ve çok okunacak dediğimiz bir yazının beklentilerin altında bir okuma oranı ile karşılaşırken, bazen de bize sıradan gelen bir yazının daha çok ilgi çektiğini görüyoruz.

    Farklı ortamlarda veya tevafuken karşılaştığımız dost ve okurlarımızın yazılarımızdan dolayı azda olsa tebrik ve takdirlerine mazhar oluyoruz. Ancak anlaşılan o ki, yazı ve duruşumuzdan rahatsız olan birçok kesim ve klik var. Bunlardan ellerinden geldiği kadar yolumuza taş koymaya çalışıyorlar. Dostlarımızdan çok sanki bunlar bizi takip edip; kapalı kapılar ardında meşum hesaplar yapıyorlar. Onlardan gelse fırından ekmek almamıza bile ambargo koyacaklar. Ancak bütün hesapların üstünde ALLAH’ın hesabı olduğunu unutmasınlar. Bunlar bilsinler ki ne yaparlarsa yapsınlar bizi HAK bildiğimiz yoldan çeviremezler. ALLAH’a ve ahiret gününe iman eden insanları dünya ile korkutamazlar. Bizim tek korkumuz; ALLAH’a kulluk vazifemizi yeterince yerine getirememektir. Onun için bizi yolumuzdan döndürmezsiniz. 

    Sonuç olarak; gazetecilik yapmanın, hele bölgede gazetecilik yapmanın avantajları olduğu gibi farklı sıkıntıları da var. Avantajlarından başkaları faydalanırken; tabi ki bize de sıkıntıları düşüyor. Duruşumuzdan ve yazdıklarımızdan herkesin memnun olmasını beklemiyoruz. Rahatsız olan kesimler, kurdukları aldatıcı düzenleri tehlikeye girenler; tabi ki bizden rahatsız olacaklar. Bunları umursadığımız yok, yeter ki bizler birbirimize sahip çıkalım.

    Selam ve dua ile…