Kıymetli okuyucularım siz bu yazıyı okuyup bitirdiğinizde yani beş dakikada bütçeden faize yaklaşık 29 milyon lira akıyor. Aynı dakikalarda 455 bin vatandaş, tasfiye edilen 131 fondaki birikiminin ne zaman döneceğini bekliyor. Bu iki tablo kopuk değil; aynı mekanizmanın iki sorunlu ucudur.

Ocak-eylül döneminde faiz giderleri yüzde 35 artışla 2,25 trilyon liraya ulaştı; günde ortalama 8,2 milyar lira. Eylülde bütçe 532 milyar lira açık verdi, faiz dışı denge de açıkta.

Bakın faiz kararı Ankara’da veriliyor ama acısı Diyarbakır’daki esnafın, Konya’daki çiftçinin, Bursa’daki işçinin sofrasında hissediliyor. Merkez Bankası faizi yüzde 36’ya indirdi, resmî enflasyon yüzde 30’un altına geriledi. Ancak İTO’nun yüzde 33,5, ENAG’ın yüzde 46,6 hesapladığı ortamda vatandaşın hissettiği değişmiyor.

Eylül ortasında hisseleri şişirildiği iddia edilen fonlarda satışlar hızlandı, borsa iki günde yüzde 10’a varan kayıp yaşadı; SPK 131 fonu tasfiyeye aldı. Soruşturma bugün eski SPK yönetimine ve bir kamu sigorta şirketinin eski genel müdürüne kadar uzanıyor. Masumiyet karinesi esastır; fakat iddiaların denetim kurumlarına uzanması meseleyi sistemsel bir soruna dönüştürüyor.

66 fonda 40,8 milyar lira ödendi; kalanlar için Meclis 1 milyon liraya kadar ara ödeme görüşüyor. Bunlar yangını söndürme adımları. Asıl soru şu: Yangın nasıl çıktı? Devletin kendi kâğıdına yüksek faiz ödediği, paranın üretime değil rantiyeye aktığı bir düzende, sığ hisselerde fiyat şişirmek nasıl cazip hâle geldi?

Enflasyonun ise kalıcı düşmesi için üç şey şart. Birincisi mali disiplin: Kamu israfı kesilmeli, bütçe faiz ödemek için borçlanma sarmalından çıkarılmalı. İkincisi üretim: Enerjide, gıdada, ara malında dışa bağımlılık azaltılmalı; çiftçinin, sanayicinin maliyetleri kontrol altına alınmalı. Üçüncüsü güven: Hukuk, liyakat, şeffaflık ve öngörülebilirlik olmadan hiçbir para politikası kalıcı başarı sağlamaz.

Vites değiştirmek değil makas değiştirmek gerekir, sağlanması gereken güven, bir kurul kararıyla 100 baz puan artırılamaz. Güven ancak denetimle, şeffaflıkla ve adaletle/hukukla yeniden inşa edilir.