Arsa, demir, çimento ve
işçilik başta olmak üzere girdi maliyetlerinde yaşanan artışlar konut yapımını
durma noktasına getirdiğini belirten HÜDA PAR, “ Bu durum, konut sorununu
yeniden ciddi bir probleme dönüştürdü. Konut arzı artan talebi karşılayamayınca
fiyatlar tavan yaptı. Yapılan konutlar da yabancılara hitap eden üst segment
şeklindedir. Arz talep dengesinin bozulması kiralarda ödeme güçlüklerine
yol açtı. Kiracı mülk sahibi anlaşmazlıklarında açılan davalar hızla arttı.
Enflasyon baskısı karşısında alım gücü zayıflayan kiracılar, büyük bir sorunla
karşı karşıyadır. Türkiye’nin çoğu il ve ilçelerinde başta emekli, asgari
ücretli ve açlık sınırının altında yaşayan çok geniş bir kitle için ev kirasını
ödeyebilmek ciddi bir soruna dönüştü. Aşırı kira artışlarını önlemek için yasal
çözümler geliştirilmeli, bu kesim için kira destek mekanizması devreye
konulmalıdır. Öte taraftan konut arzının talebi karşılayabilmesi için pratik
adımlara ihtiyaç vardır. Eksiği tamamlamak için hızlı bir şekilde TOKİ
vasıtasıyla ihtiyacı karşılamaya yetecek sosyal konut projeleri hayata
geçirilmelidir.” İfadelerini kullandı.
YARDIMA MUHTAÇ FAKİR SAYISI
KATLANARAK ARTTI
HÜDA PAR açıklamasının
devamında şu ifadeleri kullandı: “Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının
yayınladığı verilerde geçen yıldan bu yana devlet yardımına muhtaç şekilde
yaşayan hane sayısı 1 milyon 454 binden 2 milyon 830 bine, bu hanelerde yaşayan
muhtaç sayısı da 4 milyon 415 bin kişiden 11 milyon 370 bin kişiye ulaştı. Bu
ekonomik krizde insanların içerisine düştüğü zorluklar giderek can yakıcı hale
geliyor. Can yakıcı diğer bir hal ise sermaye sahipleri veya sermaye
gruplarının kriz sürecinden beslenerek çok daha fazla büyümeleri ve
sermayelerini katlamaları gerçeğidir. Bu durum küresel sömürü sisteminin de en
önemli sonuçlarından bir tanesidir. Ekonomide yaşanan daralma ve oluşan
zorluklarla ilgili yayınlanan istatistikler, krizlerin dünya genelinde olduğu
gibi Türkiye’de de zengin-fakir arasındaki uçurumu daha fazla derinleştirdiğini
gösteriyor. İnsani duygulardan arındırılmış sınırsız rekabet eksenli kapitalist
ekonomi modeli, fakiri eleyip zengini kayıran argümanlardan beslenmektedir. Bu
ekonomik model yürürlükte olduğu müddetçe makas daha da açılacak ve
adaletsizlik büyüyecektir. “ HABER
MERKEZİ





