Platform, özellikle Batman Çayı Havzası’ndaki kirlilik ve kuruma riskine dikkat çekti.
"Sadece Su Değil, Yaşamın Kendisi Yok Oluyor"
Batman Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Hasan Argunağa, sulak alanların basit birer su birikintisi olmadığını, biyolojik çeşitliliğin kalbi olduğunu vurguladı. 1971 Ramsar Sözleşmesi’ni hatırlatan Argunağa, Türkiye’nin bu uluslararası sözleşmeye taraf olmasına rağmen Batman ve genelinde sulak alanların; yanlış su politikaları, kirlilik ve kontrolsüz kullanım nedeniyle can çekiştiğini belirtti.
"Bilimsel veriler açık: Sulak alanlar, dünyadaki ormanlardan üç kat daha hızlı yok oluyor. Bu, ekosistemin topyekûn çöküşü demektir."
Batman Çayı Havzası Alarm Veriyor
Yapılan açıklamada, Batman özelindeki tehlikeler üç ana başlıkta toplandı:
- Kirlilik Kıskacı: Batman Çayı ve çevresindeki sazlıklar; endüstriyel, evsel ve tarımsal atıklar nedeniyle doğal işlevini kaybediyor.
- Yeraltı Suları Tehlikede: Sulak alanların tahribatı, şehrin yeraltı su rezervlerini zayıflatırken sel ve taşkın riskini tetikliyor.
- Biyolojik Kayıp: Dünya üzerindeki canlı türlerinin %40’ına ev sahipliği yapan bu alanların kaybı, bölgedeki yaban hayatını bitirme noktasına getirdi.




