HÜDA PAR Batman İl Başkanlığı tarafından "Ji ser xetê heta binxetê em yek in em ê hev in" sloganıyla düzenlenen basın açıklaması, Gülistan Caddesi’nde yoğun bir katılımla gerçekleşti. Sağanak yağışa ve soğuk havaya aldırış etmeden alanı dolduran kalabalık, Suriye sınırının ötesindeki akrabaları için tek yürek oldu.
Programda söz alan HÜDA PAR Sözcüsü ve Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, Batmanlıların fedakarlığına dikkat çekerek konuşmasına başladı: "Batman'ın gayretli halkı, başımız gözümüz üstüne geldiniz. Her zaman olduğu gibi sizinle gurur duyuyoruz. Sırtımız sizinle güçlüdür. Çünkü siz dün olduğu gibi bugün de mazlumların dostu ve müttefikisiniz. Size müjdeler olsun, sizi tebrik ediyorum."

"Kamışlo ve Kobanê Feryat Ederken Susacak mıyız?"
Konuşmasının ilk bölümünde sınırın hemen ötesinde yaşanan insani krize ve sınırların böldüğü akrabalık bağlarına vurgu yapan Ramanlı, bölge halkının yaşananlara sessiz kalamayacağını belirtti. Kamışlo, Hasekê ve Kobanê’den yükselen seslerin Batman’da karşılık bulduğunu ifade eden Ramanlı, şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
"Bugünkü toplanma sebebimiz; kanımızdan olan, dinimizden olan, toprağımızdan olan o kimselerin bugün darda olmasıdır. Kamışlo'da, Haseke'de, Kobanê'de halkımız bize sesleniyor, feryat ediyor. Acaba biz sessiz mi kalacağız? Hayır! Gelin hep birlikte sesimizi yükseltelim. Biz onların kardeşiyiz, biz onların dostuyuz; hep birlikte diyelim ki: Biz onların kardeşiyiz! Biz onların dostuyuz!"
"Yeterince Öldürüldük, Yeterince Sürgün Edildik. Artık Yeter"
Bölgenin yüz yılı aşkın süredir devam eden makus talihine değinen Ramanlı, Kürt halkının artık savaş ve gözyaşı ile anılmak istemediğini, huzura ve kalkınmaya ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. "Ruhumuzla, canımızla ve malımızla sizi destekliyoruz" diyen Ramanlı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İçinde bulunduğumuz bu hal, bu yüzyılı aşkın süredir devam eden savaş artık yeter. Öldürülmek, savaş ve çatışma bizim kaderimiz değildir. Bu dünyada hiç kimsenin de kaderi olmamalıdır. Yeterince öldürüldük, yeterince sürgün edildik, yeterince fakirlik gördük, yeterince boyunduruk altında kaldık. Artık yeter! Dünyanın her halkı gibi, huzur ve rahatlık bize de lazımdır. Gelişme ve kardeşlik bize de lazımdır."

"Kendi Sırtımızı Kendi Elimizle Kaşıyacağız"
Dış güçlerden medet umma anlayışını sert bir dille eleştiren ve "kendi söküğünü dikme" çağrısı yapan Ramanlı, çözümün meşruiyet dairesinde aranması gerektiğinin altını çizdi. Başkalarına bel bağlamanın felaket getireceğini Çavê li deriya xwelî li seriyan (Kapılara bakan gözler, başlara dökülen küldür) atasözüyle özetleyen Ramanlı,
"Artık kendi sırtımızı kendi elimizle kaşıyacağız. Yolumuzu meşru yol yapacağız, sonuç alacağımız yol yapacağız. Bu hal bize layık değildir. Şükürler olsun ki bugün barış haberi, uzlaşı haberi geldi ve inşallah kalıcı olur. Biz hiçbir zaman kanın ve öldürmenin taraftarı olmadık. Türkler, Araplar, Kürtler ve Farsların hiçbir dostun ve müttefikin düşmanı olmadık. Gözümüz hiçbir zaman başkalarının toprağında olmadı. Elhamdülillah hiç kimsenin namusuna, şerefine ve izzetine el uzatmadık," dedi.
"Kan ve Talan Tıkalı Bir Yoldur"
Savunma hakkının saklı olduğunu ancak bunun şiddeti meşrulaştırmayacağını belirten Ramanlı, 45 yıldır süren çatışma ortamının artık son bulması gerektiğini vurguladı. İç barışın önemine değinen Ramanlı, şu özeleştirilerde bulundu:
"Elbette toprağımızı müdafaa etmek için tedbirimizi almamız lazımdır. Ama bu silah patlatmak için değildir. Bugün kardeşlerimiz dardadır. Ama gelin kendimize de nasihat edelim. İç barışı ve huzuru kendi aramızda yayalım. Acaba gönlümüz birbirimizi istiyor mu? Biz birbirimize karşı durdukça kimseye de sahip çıkamayız. Çok şükür Allah bugün nasip etti ve 45 yıl sonra önümüze bir barış kapısı açıldı. Bilhassa Türkiye’de, bu süreçte buna sahip çıkmamız lazımdır. Kan, öldürme ve talan önümüzü açmaz. O tıkalı bir yoldur. Yüzümüzü ondan çevirmemiz lazımdır."

İnsani Yardım Kuruluşlarına Teşekkür
Suriye tarafına yönelik insani yardım faaliyetleri yürüten sivil toplum kuruluşlarını da unutmayan Ramanlı, yardımın siyaseti olmayacağını belirterek farklı kesimlerden kuruluşlara sahneden teşekkür etti. Ramanlı,
"Bugün yüreği bizim için sızlayan, sınırın altındaki kardeşlerimiz için çabalayan o kimselere huzurunuzda teşekkür ediyorum. Bilhassa başta Yetimler Vakfı, Umut Kervanı ve Barzani Vakfı’na yine ayrıca Kızılay ve İHH’ya da şükranlarımızı gönderiyoruz. Bugün bizi unutmayan o kimseleri, biz de hiçbir zaman unutmayacağız. Onları desteksiz bırakmayacağız. Kalkan elleri, biz havada bırakmayız," ifadelerini kullandı.
Bediüzzaman’lı Kapanış: "Tek Başına Bir Millet"
Konuşmanın sonunda yağmur altında bekleyen kalabalığa duyduğu minneti dile getiren Ramanlı, konuşmasını Üstad Bediüzzaman Said Nursi’den yaptığı bir alıntıyla noktaladı. Meydanı dolduranların fedakarlığını öven Ramanlı, sözlerini şöyle tamamladı:
"Allah sizden razı olsun. Bu yağmurda geldiniz, gayret gösterdiniz. Doğrudur bugün minnet günü değildir, bugün gayret günüdür ve ben ellerinizden ve ayaklarınızdan öpüyorum ey Batman’ın gayretli halkı. Üstad Bediüzzaman’ın dediği gibi: 'Himmeti milleti olan, tek başına da olsa bir millettir.' Bugün bu alanda toplananlar ve kardeşinin acısını kendi acısı gibi yüreğinde kabul edenler, bilsinler ki onlar şahısları ile tek başına bir millettir."



