Kur’an-ı Kerim, insanlığa yol göstermek amacıyla indirilmiş ilahi bir kitaptır. Kur’an’ın temel amacı bilim öğretmek değildir; ancak insanı düşünmeye, evreni incelemeye ve yaratılış üzerinde tefekkür etmeye davet eder. Kur’an’ın indirildiği dönemde insanlar evren, insan vücudu ve doğa olayları hakkında son derece sınırlı bilgilere sahipti. Buna rağmen Kur’an’da yer alan bazı ifadeler, modern bilimin yüzyıllar sonra ortaya koyduğu gerçeklerle dikkat çekici bir uyum göstermektedir. Bu durum, Kur’an’ın bilime ilham veren yönünü açıkça ortaya koymaktadır.
1. Evrenin Başlangıçta Bir Bütün Olması
“Göklerle yer bitişik haldeyken biz onları ayırdık.” (Enbiyâ, 30)
Modern kozmoloji, evrenin başlangıçta tek bir noktadan meydana geldiğini savunur. Bu bilgi, 20. yüzyılda ortaya atılan Büyük Patlama teorisiyle açıklanmıştır.
2. Evrenin Sürekli Genişlemesi
“Göğü kudretimizle biz kurduk ve onu genişletmekteyiz.” (Zâriyât, 47)
Bilim insanları, evrenin durağan olmadığını, sürekli genişlediğini modern teleskoplar sayesinde keşfetmiştir.
3. Gök Cisimlerinin Yörüngelerde Hareket Etmesi
“Her biri bir yörüngede yüzmektedir.” (Enbiyâ, 33)
Astronomi bilimi, gezegenlerin ve yıldızların belirli yörüngelerde hareket ettiğini ortaya koymuştur.
4. Canlıların Temelinin Su Olması
“Biz her canlıyı sudan yarattık.” (Enbiyâ, 30)
Biyoloji bilimi, yaşamın su olmadan mümkün olmadığını kabul etmektedir.
5. İnsanın Anne Rahminde Aşamalı Gelişimi
“Sonra nutfeyi alaka yaptık…” (Mü’minûn, 14)
Embriyoloji bilimi, insanın anne karnında aşama aşama geliştiğini kanıtlamıştır.
6. Parmak İzinin Benzersizliği
“Parmak uçlarını bile aynen eski hâline getirmeye gücümüz yeter.” (Kıyâme, 4)
Parmak izlerinin her insana özgü olduğu, modern kriminal bilimlerle anlaşılmıştır.
7. Atmosferin Koruyucu Özelliği
“Göğü korunmuş bir tavan yaptık.” (Enbiyâ, 32)
Atmosfer, zararlı ışınları engelleyerek canlıları korur.
8. Denizlerin Birbirine Karışmaması
“Aralarında bir engel vardır.” (Rahmân, 20)
Okyanus bilimi, farklı denizlerin fiziksel sınırlarla ayrıldığını ortaya koymuştur.
9. Dağların Kazık Gibi Olması
“Dağları birer kazık yapmadık mı?” (Nebê, 7)
Jeoloji, dağların yerin altında derin köklere sahip olduğunu göstermektedir.
10. Her Şeyin Çift Yaratılması
“Biz her şeyi çift yarattık.” (Zâriyât, 49)
Canlılarda ve doğada çift yapı, modern bilimle doğrulanmıştır.
11. Derin Denizlerde Karanlık
“Derin denizdeki karanlıklar gibidir.” (Nûr, 40)
Derin denizlerde ışığın tamamen kaybolduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
12. Yağmurun Ölçüyle İndirilmesi
“Biz gökten belli bir ölçüyle su indirdik.” (Mü’minûn, 18)
Meteoroloji, yağışın dengeli bir sistemle gerçekleştiğini ortaya koymuştur.
13. Rüzgârların Aşılayıcı Rolü
“Rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik.” (Hicr, 22)
Rüzgârlar, bitkilerin tozlaşmasında önemli rol oynar.
14. Demirin Gökten İndirilmesi
“Demiri indirdik.” (Hadîd, 25)
Bilim insanları, demirin büyük kısmının meteorlar yoluyla dünyaya geldiğini düşünmektedir.
15. Güneşin Işık Kaynağı Olması
“Güneşi bir kandil yaptık.” (Nebe’, 13)
Güneş, kendi ışığını üreten bir yıldızdır.
16. Ayın Yansıtıcı Özelliği
“Ayı bir nur yaptık.” (Nûh, 16)
Ay, kendi ışığını üretmez; güneş ışığını yansıtır.
17. Toprağın Canlandırılması
“Ölü toprağı dirilttik.” (Yâsîn, 33)
Toprak, suyla buluştuğunda yeniden hayat bulur.
18. Derinin Acıyı Hissetmesi
“Derileri her yanışta yenileriz.” (Nisâ, 56)
Acı hissinin deriyle ilgili olduğu modern tıpla anlaşılmıştır.
19. İnsan Kulağının Önceliği
“Sizi işitme, görme ile donattık.” (Mü’minûn, 78)
Embriyolojiye göre işitme duyusu görmeden önce gelişir.
20. Arıların Yön Bulma Yeteneği
“Rabbin bal arısına vahyetti.” (Nahl, 68)
Arıların karmaşık sistemlerle çalıştığı modern biyolojiyle keşfedilmiştir.
21. Bitkilerde Dişi–Erkek Yapı
“Her meyveden çift yarattık.” (Ra’d, 3)
Bitkilerde erkek ve dişi üreme yapıları bulunmaktadır.
Sonuç
Kur’an-ı Kerim, bilimsel keşifleri öğretmek için indirilmiş bir kitap değildir. Ancak içerdiği ayetler, insanı düşünmeye, araştırmaya ve evrenin düzenini fark etmeye yönlendirmektedir. Modern bilim ilerledikçe, Kur’an’da işaret edilen birçok hakikatin doğruluğu daha iyi anlaşılmaktadır. Bu durum, Kur’an’ın bilime karşı değil; bilime ilham veren bir rehber olduğunu göstermektedir.




