Açıklamada, sadece kınama yayınlamanın ötesine geçilmesi ve caydırıcı yaptırımların uygulanması gerektiği vurgulandı.
"Mescid-i Aksa 1967'den Bu Yana En Büyük Esaretini Yaşıyor"
İTTİHADUL ULEMA, üçüncü haremimiz Mescid-i Aksa’nın tam 35 gündür ibadete ve ziyarete kapalı tutulmasına dikkat çekti. Bu durumun 1967 yılından bu yana bir ilk olduğu belirtilerek, siyonist rejimin hiçbir kutsala ve hakka saygı duymadığı bir kez daha ifade edildi.
İnsanlık Suçu ve İdam Yasası Tehlikesi
Açıklamada, 1948’den bu yana artan zulmün son üç yılda Gazze'de 70 binden fazla insanın katledilmesiyle zirveye ulaştığı hatırlatıldı. Dünya kamuoyunun sessizliğinden cesaret alan işgal rejiminin, şimdi de 10 binden fazla Filistinli esiri idam etmek için yasal kılıf hazırladığına değinilerek şu ifadelere yer verildi:
"Onlara: 'Yeryüzünde fesat çıkarmayın' denildiği zaman, 'Biz ancak ıslah edicileriz' derler. Dikkat edin, onlar bozguncuların ta kendileridir, lakin anlamazlar." (Bakara Suresi 11-12. Ayet)

"Kınama Mesajları Sonuç Vermiyor"
Dökülen kan ve işlenen zulme karşı kınama söylemlerinin yetersiz kaldığının altını çizen İTTİHADUL ULEMA, somut adımlar atılmadığı sürece vahşetin artarak devam edeceğini belirtti.
İslam Dünyasına 4 Kritik Çağrı
Zulmün durdurulması için tüm kesimlere şu görevler hatırlatıldı:
1. Müslüman Yöneticiler: Siyonist rejime karşı derhal somut adımlar atmalı ve caydırıcı yaptırımları devreye sokmalıdır.
2. İslami STK'lar: Gösteri, yürüyüş ve farkındalık faaliyetlerini kararlılıkla sürdürmelidir.
3. Müslüman Halk: Yaşanan bu büyük zulme karşı duyarsız kalmamalı, Filistin davasını her platformda savunmalıdır.
4. İnsanlık: Vicdan sahibi tüm bireyler bu modern zaman vahşetine karşı birlik olmalıdır.
Açıklama, "Bir zalimi görüp de ona engel olmayanların, Allah’ın katından gelecek umumi bir azaba yakalanabileceği" uyarısıyla sona ererken; Filistin meselesinin her Müslüman için bir imanî sorumluluk olduğu vurgulandı.


