Batman Düşünce ve İnanç Özgürlüğü Platformu, basın özgürlüğü ve ifade hürriyetine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.
Açıklamada, demokratik toplumların temel unsurlarından birinin basın özgürlüğü olduğu vurgulanırken, Anayasa Mahkemesi’nin 2025 yılında Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair 195 Sayılı Kanun’un 49’uncu maddesine ilişkin verdiği iptal kararının önemli bir gelişme olduğu ifade edildi.
Platform, yüksek mahkemenin kararında Basın Ahlak Esasları ile bu esaslara aykırılık durumunda uygulanacak ilan kesme yaptırımlarının yalnızca idari kurul kararlarıyla değil, kanunla açık ve net şekilde düzenlenmesi gerektiğini ortaya koyduğunu belirtti.
Açıklamada ayrıca, iptal kararının ardından hazırlanan yeni kanun taslağına ilişkin kaygılar da dile getirildi. Daha önce Genel Kurul kararlarıyla belirlenen bazı sınırlamaların doğrudan yasa metnine taşınmasının, ifade özgürlüğü, basın hürriyeti ve demokratik çoğulculuk açısından endişe oluşturduğu ifade edildi.
Özellikle “Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı yayın yapılamayacağı” yönündeki düzenlemelerin muğlak ve geniş yorumlara açık olduğuna dikkat çekilen açıklamada, farklı düşünce ve eleştirilerin cezalandırılması riskine işaret edildi.
Platform açıklamasında, demokratik hukuk devletlerinde esas olan yaklaşımın düşünceyi bastırmak değil, farklı fikirlerin özgür biçimde ifade edilmesini güvence altına almak olduğu kaydedildi.
Açıklamanın sonunda ise toplumun beklentisinin, yasak ve cezaları artıran değil; özgürlük alanlarını genişleten, hukuk güvenliğini güçlendiren ve basın üzerinde baskı oluşturmayacak düzenlemelerin hayata geçirilmesi olduğu vurgulandı. Basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil, hakikate ulaşmak isteyen tüm toplumun ortak güvencesi olduğu ifade edildi.



