Batman Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen program, Enes İmir’in sunumu ve Hafız Abdussamet Bakır’ın Kur'an-ı Kerim tilavetiyle kapılarını açtı. İlahi dinletileri ve sinevizyon gösterimlerinin de yer aldığı programa; HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç ve Filistin Diplomasi Merkezi Başkanı Dr. Zaher Elbek konuşmacı olarak katıldı.
Dinç: "Batı, Maskesinin Ardında Kadın ve Çocuk Katlediyor"
Programda "Fıtrat, Aile ve Gazze: Modern Kuşatmaya Karşı Direniş" başlığı altında önemli açıklamalarda bulunan HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Batı endeksli yasal düzenlemelerin toplumun değerleriyle bağdaşmadığına dikkat çekti.
6284 sayılı kanun ve İstanbul Sözleşmesi üzerinden yürütülen tartışmalara değinen Dinç, "Bugün sormak lazım: 6284 sayılı kanunda aile yapımızı ve inancımızı koruyan tek bir sağlam madde kaldı mı, yoksa hepsi aşındı mı? Bu gidişata dur demek zorundayız. Eğer sesimiz gür çıkar ve özellikle gençlerimiz bu şuurla yetişirse, köklü medeniyet değerlerimize yeniden dönebiliriz. Bize düşen, batıl dayatmalara karşı dik durmaktır." dedi.
Batı'nın iki yüzlü kadın hakları söylemini sert bir dille eleştiren Dinç, şunları söyledi:
"Müslümanlar kadına değer vermiyor diyerek kadınları özgürleştireceğini iddia eden Batı, bugün Gazze’de bizzat kendi ürettiği silahlarla ve bombalarla kadınlarımızı katlediyor. 'Müslümanlar okul düşmanıdır' diyen aynı Batı, bugün Gazze’de okulları ve derslikleri bombalayarak yavrularımızı hayattan koparıyor. Biri bize Batı medeniyetinden bahsettiğinde onlara tokat gibi sormalıyız: Siz bugüne kadar hangi kadının hakkını korudunuz, hangi şiddeti önlediniz ki biz sizi örnek alalım?"
"Siz Söyleyin, HÜDA PAR Kadınlara Hangi Hakları Vermiyor?"
Sahada HÜDA PAR’ın kadın haklarına yaklaşımı konusunda kara propaganda yapıldığını belirten Dinç, "Bacılarımız sahada karşılaştıkları yalanlara karşı dik durmalı. 'HÜDA PAR bekar kadınları sahiplendiriyor', 'kadınları eve kapatmak istiyor' ya da 'okumasına karşı' diyorlar. Bunların hepsi koca bir yalan! Bırakın, bu kirli yalanları ortaya atanlar iddialarını ispatlasınlar. Biz onların 'kadın hakları' maskesi arkasına sığınarak aslında evlerimizin içine kadar girip yuvalarımızı yıkmak istediklerini çok iyi biliyoruz." ifadelerini kullandı.
Gençlerin evlilik fıtratını köreltmek adına "evcil hayvan mamaları" üzerinden sinsi bir toplum mühendisliği yürütüldüğünü ifade eden Dinç, güçlü bir aile yapısı için mevcut mahkeme sistemleri yerine İslam’ın "Aile Hakemliği" müessesesinin getirilmesi gerektiğini, Nisa Suresi 35. ayeti mecliste rehber gösterdiklerinde ise malum çevreler tarafından hedef alındıklarını hatırlattı.
"Aslında Biz Gazze'ye Değil, Gazze Bize Yardım Ediyor"
Gazze’deki izzetli duruşun dünyaya insanlık dersi verdiğini vurgulayan Dinç, dünyada boşanma oranları tırmanırken bombalar altındaki Gazze'de bu oranın yüzde sıfır noktada kaldığına dikkat çekti. Dinç, "Gazze'deki o dik duruşlu hanımların mücadelesi, kalbimizi çevreleyen dünyalık ipleri koparmanın bir göstergesidir. Tüm ailesini kaybeden bir çocuk, 'Hafız olacağım, aileme söz verdim' diyerek direniyor. Gazze, tüm zorluklara rağmen akademik başarıda dünyada ilk sıralarda yer alıyor. Bizler bu muazzam izzet ve asalet duruşundan ders alarak ailemize, neslimize ve medeniyetimize sahip çıkmak zorundayız." diyerek sözlerini tamamladı.
Dr. Zaher Elbek: "Gazze’de Her Anne Soykırımın Gölgesinde Neslini Devam Ettiriyor"
Programın bir diğer konuşmacısı olan Filistin Diplomasi Merkezi Başkanı Dr. Zaher Elbek ise "Savaşın Ortasında Yeşeren Umut ve Sorumluluklarımız" başlıklı konuşmasında, Filistin ve Kudüs davasının güncel durumunu aktardı.
Yaşanan büyük acılara rağmen umutlarını asla kaybetmediklerini belirten Elbek, "Tüm bu zorluklara ve soykırımın yıkıcı etkilerine rağmen, Gazze'deki hanımlarımız bu dünyaya yüz bin civarında pırıl pırıl çocuk armağan etti. Oradaki her anne, her kadın ve her erkek, soykırımın gölgesinde bile nesli devam ettirmenin derdindedir. Çünkü onlar, bu mücadelenin ancak yeni nesiller yetiştirerek kazanılacağının bilincindedirler." dedi.
Kendi ailesinden de ağır bedeller ödediklerini ifade eden Elbek, "Bu topraklarda on binlerce hanımefendi eşini şehit verdi. Benim de öz kız kardeşim eşini bu davada şehit verdi; iki ağabeyim bu savaşta şehit düştü ve yengelerimiz dul kaldı. Ağabeyim Servet’in çocukları yetim kaldı. Evet, işimiz çok zor; dünya bizi değerlerimizden uzaklaştırmaya çalışıyor ama biz inancımızın arkasında durarak bu imtihanı göğüslemek zorundayız." şeklinde konuştu.
Yakın Arkadaşı Ebu Ubeyde'yi ve Eşi Şehit İsra Hanım'ı Anlattı
Gerek askeri dehası gerekse duruşuyla tüm dünyanın dikkatini çeken direnişin sembol ismi Ebu Ubeyde’yi çocukluk ve lise yıllarından çok yakın tanıdığını belirten Dr. Zaher Elbek, onun insani yönüne ve evlilik hayatına dair duygusal detaylar paylaştı:
"Siz onu parmağını kaldıran, düşmanı tehdit eden bir komutan olarak tanıyorsunuz; fakat o, aynı zamanda yüreği sevgiyle dolu bir eştir, bir babadır. Üniversite sınavında tıp fakültesini kazanabilecek bir puan almasına rağmen, 'Müslümanların zihnine hitap edecek öncüler yetişmeli' diyerek ilahiyat fakültesini seçti ve birincilikle bitirdi."
Müslüman aile yapısında evliliklerin ve mehirlerin zorlaştırılmaması gerektiğine dikkat çeken Elbek, Ebu Ubeyde'nin eşi İsra Hanım’ın gösterdiği sadakat ve fedakarlığı şu sözlerle aktardı: "Ebu Ubeyde, 2004 yılında henüz 14 yaşındayken davanın resmi olarak ön saflarında yer almaya başladığında çok gençti. Eşi İsra Hanım, onun her an şehit olabileceğini bilerek, hiçbir lüks ve fahiş mehir talep etmeden bu evliliği onurla kabul etti. Onunla omuz omuza yaşadı ve en nihayetinde eşiyle birlikte şehadet şerbetini içti. İsra Hanım gibi kahraman annelerden ve Ebu Ubeyde gibi adanmış yüreklerden ilham alarak kendi ailemizi ve geleceğimizi korumalıyız."
Program, yapılan sunumların ardından katılımcıların yoğun ilgisi, soru-cevap bölümü ve çekiliş hediyelerinin dağıtılmasıyla sona erdi.




