İslam coğrafyasının dört bir yanında masum çocuklar, silahların ve bombaların hedefi olmaya devam ediyor. Dün Bosna'da, Çeçenistan'da, Afganistan'da, Arakan'da, Suriye'de ve Irak'ta dökülen kan; bugün Sudan'da, Lübnan'da, Doğu Türkistan'da, Yemen'de, Gazze'de ve İran'da dökülmeye devam ediyor.

İHH Genel Merkezi'nde, 'Coğrafyamızdan Kan Akıyor' başlığıyla gerçekleştirilen basın toplantısına, yaklaşık 20 sivil toplum kuruluşu temsilcisi katılım sağladı.

STK'lar adına basın açıklamasını okuyan İHH Genel Sekreteri Ahmet Göksun, İslam coğrafyasının dört bir yanında, çocuklar tonlarca ağırlıktaki bombaların hedefi olduğunu, tarih ve mekan değişse de katliamı gerçekleştirenlerin aynı güçler olduğunu, katledilenlerin ise hep masum çocuklar, kadınlar ve siviller olduğunu ifade etti.

'Katillerin bombaları , 'Şii misin, Sünni misin, Selefi misin, Sufi misin?' diye sormuyor'

Göksun, 'ABD ve israil menşeli bombalar şehirleri yerle bir ederken, bizler hala en büyük düşmanımız olan parçalanmışlığı besliyoruz. Emperyalist güçler İslam coğrafyasını adım adım işgal edip, çocuklarımızı hayattan koparırken; anne babalar evlatsız, evlatlar anne babasız kalırken, bizler enerjimizi ve birliğimizi mezhep kavgaları, etnik tartışmalar ve çekişmelerimizle tüketmeyelim. Katillerin bombaları , 'Şii misin, Sünni misin, Selefi misin, Sufi misin?' diye sormuyor. Hedefleri İslam dünyası ve Müslümanlar... 57 İslam ülkesi, 1,8 milyar Müslüman nüfus, Gazze'de çocukların canını kurtaracak ortak bir irade ortaya koyamıyorsa, bu bir güçsüzlük değil, bu bir dağınıklıktır.' dedi.

Emperyalist ve siyonistlerin her gün her saat insan haklarını ve savaş hukukunu hiçe sayarak çocuk, kadın, yaşlı ve sivil ayırt etmeksizin saldırılarını sürdürdüğünü hatırlatan Göksun, bugüne kadar saldırılar sebebiyle farklı coğrafyalarda yüz binlerce insan katledildiğini, milyonlarca kişinin ise saldırıların oluşturduğu tahribat sebebiyle çok zor şartlar altında hayatlarına devam ettirmek zorunda kaldığını söyledi.

Ahmet Göksun

İslam coğrafyası kan ağlıyor

Artık gerçekle yüzleşme vaktinin geldiğini, birlik olmadan gücün var olamayacağını ve güç olmadan da zulmün durdurulamayacağını belirten Göksun, 'Buradan İslam dünyasına ve liderlerine sesleniyoruz: Ekonomik, siyasi ve askeri gücü, mazlum çocukları koruyacak bir ortak iradeye dönüştürün. Her gün, her saat acı haberler geliyor İslam coğrafyalarından... Gazze'de, 7 Ekim 2023'ten bu yana şehit olan çocuk sayısı 21 binden fazla... Yaralanan ya da uzuv kaybı yaşayan çocuk sayısı ise 44 bin 500'ü geçti... Binlerce çocuk tıbbi malzeme eksikliği nedeniyle anestezi olmadan uzuv kaybı yaşadı. Batı Şeria'da, Kudüs'te ve Lübnan'da 7 Ekim 2023'ten bu yana bine yakın çocuk katledildi. İran'da 200'den fazla çocuk israil ve ABD saldırılarında hayatını kaybetti. Sudan'da ise Nisan 2023'te başlayan iç savaşta binlerce çocuk doğrudan katledilmiş; savaşın tetiklediği şiddetli gıda krizi, kıtlık ve sağlık sisteminin çökmesi sonucunda ise yarım milyondan fazla çocuk açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle vefat etmiştir. Doğu Türkistan'daki çocukların durumu, BM İnsan Hakları Ofisi (OHCHR) ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) gibi bağımsız kuruluşların 2024-2026 raporlarına göre 1 milyona yakın çocuk ailelerinden koparılmış durumda. UNICEF Myanmar'ın raporuna göre 2024'te 750'den fazla çocuk öldürüldü veya yaralandı. Yaklaşık 500 bin Rohingya çocuğu Bangladeş'teki mülteci kamplarında büyüyor. Ukrayna'da öldürülen çocuk sayısı da sürekli olarak artıyor. 2022 yılından bu yana 3 bin 200'den fazla Ukraynalı çocuk saldırılarda hayatını kaybetti.' diye konuştu.

'Bugün İran'a yönelen haçlı-siyonist saldırısı İran'da son bulmayacaktır'

Dün unutulan, hesabı sorulmayan her katliam ve savaş suçunun yenilerine kapı araladığını vurgulayan Göksun, 'İslam coğrafyaları bugün ateş altında. Ağır bombalarla 168 çocuğu aynı anda katledenler, tüm dünyanın gözleri önünde açık açık yalan söyleyip, 'haberimiz yok' diyorlar. Bugün İran'a yönelen Haçlı-Siyonist saldırısı İran'da son bulmayacaktır. İran, Filistin topraklarıyla sınırlı kalmayan ve Lübnan'ı, Yemen'i, Suriye'yi de hedef alan bu saldırganlık zincirinin son halkasını oluşturmakta. İşgalciler mevcut konjonktürü bir fırsat olarak telakki edip güçlerini artırmaya ve kendilerine tehdit teşkil edebilecek tüm unsurları tasfiye etmeye çalışıyorlar. İran'ın geçmişten bugüne icra ettiği siyasetin İslam topraklarında ne büyük acılara yol açtığını elbette biliyoruz. Bugün İran'a açılan savaşın İran'dan öte tüm coğrafyamıza, Müslümanlara karşı yürütülen bir saldırganlık olduğunu görmek ve buna göre tavır almak mecburiyetindeyiz. ' şeklinde konuştu.

Epstein vurgusu: Vicdanı şantajla rehin alınmış bir sistemden, Müslüman çocuklar için adalet beklemek imkansızdır

Emperyalist ve siyonist işgalcilerin Müslümanlara kan kusturduğunu söyleyen Göksun, son olarak şu ifadeleri kullandı:

'Dünya sistemi, zalimleri değil mazlumları cezalandırıyor. Epstein dosyaları, aslında Batının 'medeniyet' maskesi takmış muktedirlerinin, kendi çıkarları ve sapkınlıkları için neler yapabildiğini gösterdi. Bu durumun İslam coğrafyasındaki çocuk kıyımıyla bağlantıları var. İslam coğrafyasında binlerce çocuk katledilirken Batılı başkentlerin 'sağır ve dilsiz' kesilmesinin nedeni, bu karar vericilerin önemli bir kısmının kirli dosyalarla birbirine bağlı olmasıdır. Vicdanı şantajla rehin alınmış bir sistemden, Müslüman çocuklar için adalet beklemek imkansızdır. Emperyalist güçler İslam coğrafyasını adım adım parçalıyor. Ekonomik ve politik çıkarları için masum insanları katletmekten çekinmiyorlar. Bu tablo karşısında İslam dünyası ve liderleri daha fazla gecikmeden harekete geçmelidir. Tüm dünya halkları yaşanan bu insanlık dışı katliam ve saldırılara karşı tepkisini açıkça göstermelidir. Buradan tüm dünyaya haykırıyoruz: Bu küresel çarkın dişlileri arasında ezilen sadece çocuklar değil, tüm insanlığın onurudur. Epstein adalarındaki sapkın pazarlıklarla ruhu satılmış bir sistemin, Gazze'de ya da Sudan'da çocukların üzerine yağan bombalara 'dur' demesini beklemek beyhudedir. İslam dünyası mezhep kavgalarıyla ya da çekişmelerle kendi içine gömüldükçe, bu kirli çark masumların kanıyla yağlanmaya devam edecektir. ABD ve israilin uluslararası hukuku hiçe sayan bu pervasız saldırganlığına karşı; uluslararası toplumu, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm uluslararası örgütleri ve bölge ülkelerini acilen harekete geçmeye çağırıyoruz.'

Erdal Elibüyük

Basın açıklamasının ardından söz alan Umut Kervanı Genel Başkan Yardımcısı Erdal Elibüyük, İslam coğrafyası genel anlamda baskı altındayken, farklılıkları veya siyasi ihtilafları bir kenara bırakarak emperyalizme karşı güç birliği oluşturmak adına vahdet odaklı bir çağrı yapılmasını çok değerli gördüğünü belirterek toplantıya öncülük eden İHH'ya teşekkür etti.

Elibüyük, 'Bugün sadece İslam dünyası Müslümanlardan bir nefes beklemiyor. Vicdan sahibi insanlar bir arayış içerisinde ve Müslümanların artık bu dünyaya sunabilecekleri bir abı hayatın olması gerekir. Müslümanlar gücünü sadece İslam coğrafyalarındaki sorunlara değil dünyaya nefes olabilecek bir medeniyeti tekrardan inşa etmek zorunda.' dedi.

Kazım Sağlam

Amerika ve israili lanetleyerek konuşmasına başlayan Medeniyet Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Kazım Sağlam, 'O topraklar bizim topraklarımız. Şehid edilen insanlar bizim insanımız. Suriye'de, İran'da, Türkiye'de tüm İslam coğrafyası da bizim. Emperyalistleri topraklarımızda görmek istemiyoruz. Açıkça görüyoruz ki israil de Amerika da bu saatten sora bu coğrafyada barınamaz. Bu saatten sonra israil kendine başka bir yer aramak zorundadır. Fıtrat ile mücadele eden israile karşı fıtratı bozulmamış herkesi direnmeye davet ediyoruz. Ümmet olarak ya bir araya geleceğiz ya da israil ve Amerika'nın kölesi olacağız.' diye konuştu.

Cadde üzerindeki çukur tepki topladı: Vatandaş çözüm bekliyor
Cadde üzerindeki çukur tepki topladı: Vatandaş çözüm bekliyor
İçeriği Görüntüle

Ali Öner

Geline aşamada insan hakları kavramlarından bahsedilemediğini, bir haydutluğun söz konusu olduğunu belirten MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Ali Öner, yaşanan katliamların Müslümanlar tarafından yalnızca izlenilmekle yetinildiğini, uluslararası kuruluşlarının bir işlevinin kalmadığını söyledi.

Musa Üzer

Söz konusu ABD ve israil tarafında İran'a yönelik açılan savaşın İslam dünyasına açılan bir savaş olduğunu vurgulayan Özgür-Der Genel Sekreteri Musa Üzer, geçmişte yaşanan ihtilaflara takılmadan öfkenin İslam düşmanları olan siyonizme, azgınlara yöneltilmesi gerektiğini ifade etti. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA