İmam Humeyni’nin emanetini yarım asır boyunca ilim, takva ve sarsılmaz bir iradeyle omuzlayan; küresel istikbarın karşısında İslam ümmetinin izzet sancağını dalgalandıran Ayetullah Seyyid Ali Hamaney’in şehadete uzanan hayat yolculuğu.
İslam İnkılabı’nın şanlı tarihinde bir meşale gibi parlayan, ömrünü kelimetullahı yüceltmeye ve mazlumların hukukunu müdafaa etmeye adayan Şehit Ayetullah Ali Hamaney, sadece bir lider değil, aynı zamanda çağın karanlığına karşı duran bir ilim ve basiret abidesi olmuştur.
Nesebi, Doğumu ve İlim Tahsili
Ayetullah Ali Hamaney, 19 Nisan 1939 tarihinde mukaddes Meşhed şehrinde, ilim ve takva sahibi bir ailede dünyaya geldi. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) soyundan gelen bir Seyyid olarak, küçük yaşlardan itibaren İslami ilimlere yöneldi. Meşhed ve Kum medreselerinde, devrin en büyük müctehidlerinden dersler alarak fıkıh, usul ve felsefe alanlarında derinleşti. Gençlik yıllarından itibaren "İlahi adalet" ve "İslami yönetim" ideallerini hayatının merkezine koydu.
Zulme Karşı Kıyam ve Devrim Yılları
Şah rejiminin baskı ve zulmüne karşı elif gibi dimdik duran Hamaney, İmam Humeyni’nin safında yer alarak İslami uyanışın öncülerinden oldu. Bu kutlu yolda defalarca zindanlara atıldı, sürgünlere gönderildi ve ağır işkencelere maruz kaldı; ancak davasından asla taviz vermedi. 1979’da Allah’ın inayetiyle gerçekleşen İslam Devrimi’nin ardından, ümmetin selameti için her kademede görev aldı.
Cumhurbaşkanlığı ve Rehberlik Makamı
1981 yılında halkın büyük teveccühüyle Cumhurbaşkanlığı makamına seçilen Hamaney, savaşın ve zorlukların gölgesinde ülkeyi basiretle yönetti. 1989 yılında İmam Humeyni’nin dar-ı bekaya irtihal etmesinin ardından, Uzmanlar Meclisi tarafından "Veliyy-i Fakih" ve "Rehber" olarak seçildi. 37 yıl boyunca:
· Müslümanların izzetini korumak,
· Küresel emperyalizme (İstikbar) karşı durmak,
· İslam coğrafyasındaki mazlumların sesi olmak için büyük bir cihad verdi.
Şehadeti ve Mirası
Ömrünü Allah yolunda hizmete ve İslam’ın sancağını yüceltmeye adayan Ayetullah Ali Hamaney, 28 Şubat 2026 tarihinde, İslam düşmanlarının (ABD ve İsrail) gerçekleştirdiği bir saldırı neticesinde, arzuladığı şehadet mertebesine erişmiştir.
O, arkasında sadece siyasi bir yapı değil; ilimle yoğrulmuş bir duruş, emperyalizme karşı bükülmez bir irade ve müminler için bir "Rehber" mirası bırakmıştır. Mekânı cennet, derecesi âli olsun.




