Hz. Fâtıma, yaklaşık 605 yılında Mekke’de dünyaya geldi. Annesi, Hz. Hatice; babası ise İslam peygamberi Hz. Muhammed’dir. Ailesi, İslam’ın ilk yıllarında büyük sıkıntılar yaşadı. Hz. Fâtıma, çocukluk döneminden itibaren hem annesinin hem de babasının yaşadığı zorluklara tanıklık etti.
Annesi Hz. Hatice’nin vefatından sonra, küçük yaşına rağmen babasına büyük bir şefkatle sahip çıktı. Bu nedenle Peygamber Efendimiz ona “Ümmü Ebîhâ” (babasının annesi) lakabını verdi.
Evliliği ve Ailesi
Hz. Fâtıma, hicretten sonra Hz. Ali ile evlendi. Bu evlilik, İslam tarihinde örnek gösterilen sade ve bereketli bir yuva olarak kabul edilir. Bu evlilikten:
-
Hz. Hasan
-
Hz. Hüseyin
-
Hz. Zeynep
-
Hz. Ümmü Gülsüm
dünyaya geldi.
Hz. Fâtıma, hem anne hem eş olarak tevazu, sabır ve fedakârlığıyla tanındı. Maddi imkânları sınırlı olmasına rağmen ailesine olan bağlılığı ve ahlaki duruşuyla örnek oldu.
Ahlakı ve Kişiliği
Hz. Fâtıma:
-
Son derece iffetli ve mütevazı,
-
Sabırlı ve merhametli,
-
Dünya malına değer vermeyen,
-
İbadet ve ahlaka büyük önem veren
bir kişiliğe sahipti.
Hz. Muhammed, onun hakkında “Fâtıma benim bir parçamdır” buyurarak ona olan sevgisini ve değerini ifade etmiştir. Ayrıca onun, cennet kadınlarının en faziletlilerinden biri olduğu kabul edilir.
Vefatı
Hz. Fâtıma, babası Hz. Muhammed’in vefatından yaklaşık altı ay sonra, 632 yılında Medine’de vefat etti. Ölümünün ardından büyük bir hüzün yaşandı. Kendi isteğiyle, cenazesinin sade bir şekilde defnedildiği rivayet edilir.
İslam Tarihindeki Yeri
Hz. Fâtıma:
-
Peygamber soyunun devam ettiği tek evlattır.
-
Ehl-i Beyt’in merkezinde yer alır.
-
İslam ahlakının ve aile hayatının en güçlü örneklerinden biridir.
Bugün Müslümanlar için Hz. Fâtıma; iman, edep, sabır ve annelik değerlerinin sembolü olarak anılmaktadır.




