Akşam: Yatsı:
4 °C
asd

İNTERNETTE PAYLAŞILAN HER HABERE GÜVENMEYİN

İNTERNETTE PAYLAŞILAN HER HABERE GÜVENMEYİN

İnternet ortamında paylaşılan her habere güvenilmemesi ve doğrulanmamış bilgilerin paylaşılmaması gerektiğini belirten Sosyolog Taner Günce, vatandaşların sosyal medyadaki paylaşımlarına karşı sorumlu olduklarını söyledi.

Sosyolog Taner Günce, sosyal medya platformlarında son zamanlarda artan yalan, yanlış haber, paylaşım ve bilgi kirliliğine karşı vatandaşlara uyarılarda bulundu.

Yaptığı yazılı açıklamasında, sosyal medyanın tehlikeleri ve yaşanabilecek olumsuzluklara dikkat çeken Günce, internet ve sosyal medyanın kullanımının yaygınlaşmasının birçok olumlu etkinin yanında özellikle sahte haberlerin hızlı bir şekilde yayılması gibi olumsuz bir sonucu da beraberinde getirdiğine işaret etti.

Sosyal medyada kasıtlı olarak üretilen yalan, sahte haberlerin dezenformasyon olarak tanımlandığını belirten Günce, bu tür haberlerin maddi beklenti, siyasi çıkar, itibar veya fiziksel zarar verme odaklı olup toplumu yönlendirme amacı ile yapıldığını söyledi.

Yalan, sahte haberlerin toplumu etkileme, yönlendirme gücünün sosyal medya ile birlikte ileri bir boyuta ulaştığını vurgulayan Günce, sosyal medyada haberciliğin etik ya da yasal sorumluluklarını taşımayan internet kullanıcılarının potansiyel haber üreticisi haline geldiğini, bu durumun da toplumu yalan, sahte haberlerle yönlendirme sorunu meydana getirdiğini kaydetti.

Sosyal medyanın yaygınlık kazanmadığı dönemlerde yalan, sahte haberlerin ulaşabileceği kitle sayısının sınırlı boyutta olduğuna işaret eden Günce, sosyal medyanın hız kazandığı ve hayatın hemen hemen tüm alanlarına dahil olduğu bu dönemde tek bir paylaşımın bile tüm dünya tarafından görülebildiğine dikkat çekti.

Habere kişilerin anında kolay, hızlı ve ücretsiz bir şekilde ulaşmasının haberin niteliğinin bozularak erozyona uğrama ihtimalini de artırdığına vurgu yapan Günce, sosyal medyanın potansiyel gücünü de kullanarak kamuoyunu yönlendirmek isteyen kişi ya da kişilerin haber adı altında yalan, eksik ya da yanlış bilgi üretimiyle toplumu belli yönlere doğru çektiklerini ifade etti.

“YANLIŞ BİLGİ VE SAHTE HABERLER DAHA ÇOK KİŞİYE ULAŞABİLMEKTE”

Günce, “Bireylerin toplumsal yaşamı anlamlandırma sürecinde kişisel inançları, düşünceleri, duyguları ile uyumluluk gösteren haberlere itibar etmeleri, gerçekmiş gibi paylaşımları gerçek bilgilerin önüne yalan haberlerin geçmesine ve toplumu olumsuz yönde yönlendirmesine neden olmuştur. Yapılan araştırmalara göre yanlış bilgi ve sahte haberler doğru bilgilerden altı kat daha hızlı ve on kat daha çok kişiye veya sosyal medyada kullanıcıya ulaşabilmektedir. Yine ortalama bir yalan haber 10 saat içerisinde bin 500 kişiye ulaşırken, doğru haberin aynı kitleye ulaşılması 60 saat alabilmektedir.” dedi.

Türkiye’nin tüm dünyada sosyal medya platformunu en aktif kullanan ülke olduğunu aktaran Günce, şunları kaydetti: “İstatistikler incelendiğinde sosyal medyanın tüm dünyadaki yaygın kullanımı ve potansiyel gücü sahte, yalan haberlerin sosyal medyada geniş kitlelere ulaşarak toplum üzerinde olumsuz sonuçlara neden olma durumunu da gözler önüne sermektedir. Hal böyle olunca sosyal medya üzerinden yapılan sahte haberlerin sık sık gündeme gelmesi sosyal medyaya duyulan güven üzerinde de olumsuz sonuçlara neden olmuştur.”

Günce, sosyal medya üzerinde dolaşıma sokulan sahte, yalan haberlerle mücadele kapsamında sosyal medya platformları tedbirler uygulasa da ya da şüpheli haberler için haber teyit, doğrulama platformları etkinlik kazansa da bu tür atılan adımların tek başına yeterli olmadığını savundu.

“KİŞİLER SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARINA KARŞI SORUMLUDUR”

Sosyal medya üzerinde dolaşıma sokulan sahte, yalan haberlere karşı atılacak adımlarda sosyal medya kuruluşları, haber kuruluşları, karar alıcılar ve kullanıcıların sorumluluklarının bulunduğunu anımsatan Günce, şu tavsiyelerde bulundu: “Sahte, yalan haberlere karşı kullanıcıların doğrulanmamış bilgileri paylaşmaması, internet ortamında paylaşılan her habere güvenmemesi ve şüpheyle bakması, haber kaynakları hakkında fikir sahibi olması, araştırma yapması, ulaşılan bilgileri başka kaynaklardan teyit etmesi önemlidir. Sosyal ağların olumsuz sonuçlarına karşı kullanıcıları bilinçlendirmek, farkındalık oluşturmak her bir kullanıcıyı dijital okuryazar haline getirecek bir planlamanın temelini oluşturmak yine atılacak adımlar olarak sıralanabilir.” İLKHA