San Francisco’daki Bay Area Stadyumu’nda oynanan karşılaşmada erken gelen gol, Türkiye’nin bütün planını bozdu. Ancak asıl tartışma yaratan konu skor değil, oyunun tekrar eden problemleri oldu.
Erken Gol, Dağılan (ya da olmayan) Plan
Karşılaşmanın henüz başında gelen Paraguay golü, savunmada yapılan bireysel hata ve geç reaksiyonun sonucunda geldi. Abdülkerim Bardakcı’nın uzaklaştıramadığı top sonrası gelişen atakta Galarza’nın ceza sahası dışından attığı gol, Türkiye’yi henüz ikinci dakikada geriye düşürdü.
Gol sonrası beklenen tepki ise uzun süre ortaya çıkmadı.
Top daha fazla Türkiye’de kaldı ancak bu üstünlük rakip kalede gerçek baskıya dönüşemedi. Kısa paslarla kurulan hücumlar ceza sahasına yaklaştığında yavaşladı, kenar ortaları sonuç üretmedi, merkezden oyun ise neredeyse hiç kurulamadı.
En Büyük Sorun: Topa Sahip Olmakla Tehlike Üretmeyi Karıştırmak
Turnuvanın ilk maçında Avustralya karşısında da benzer bir tablo vardı. Bu kez Paraguay karşısında da aynı görüntü tekrarlandı.
Topun büyük bölümünü kontrol eden taraf olunmasına rağmen rakip savunmayı bozan, tempo yükselten ya da rakibi çaresiz bırakan bir hücum organizasyonu ortaya çıkmadı. Oyun zaman zaman tamamen ezbere hücumlara dönüştü.
Bir takımın topa sahip olması, oyunu kontrol ettiği anlamına gelmiyor. Türkiye’nin bu turnuvadaki görüntüsü ise tam olarak bunu gösterdi.
Hakan Çalhanoğlu’nun duran top organizasyonları, Kenan Yıldız’ın bireysel denemeleri, Arda Güler’in bağlantı çabaları ve son bölümde yapılan oyuncu değişiklikleri sonucu değiştiremedi.
Rakip 10 Kişi Kaldı Ama Oyun Değişmedi
Maçın kırılma anı ilk yarının uzatma dakikalarında yaşandı.
Paraguay, Miguel Almiron’un kırmızı kart görmesiyle mücadeleyi 10 kişi tamamlamak zorunda kaldı. Kağıt üzerinde bu durum ikinci yarıda Türkiye için önemli bir avantajdı.
Ancak sahadaki görüntü farklıydı.
Bir kişi eksik kalan rakibe karşı daha hızlı, daha dikine ve daha cesur oynanması beklenirken; tempo yine yükseltilemedi. Pozisyonlar oluştu ama sürekli aynı problem tekrar etti: son vuruş kalitesi, doğru karar ve hücum organizasyonu eksikliği.
Can Uzun, Deniz Gül, Mert Müldür ve Barış Alper Yılmaz ile gelen fırsatlar değerlendirilemedi.
Sadece Sonuç Değil, Oyun da Sorgulanacak
Turnuvadan elenmek tek başına eleştiri nedeni olmayabilir. Ancak iki maç sonunda ortaya çıkan görüntü, tartışmayı kaçınılmaz hale getirdi.
Avustralya karşısında etkisiz kalan, Paraguay karşısında ise rakip 10 kişi kaldıktan sonra bile net bir oyun üstünlüğü kuramayan bir yapı ortaya çıktı.
Bu tablo; teknik tercihleri, oyuncu rollerini ve hücum anlayışını yeniden tartışmaya açacak görünüyor.
Türkiye, Dünya Kupası’ndaki son grup maçında ABD ile prestij mücadelesine çıkacak. Ancak bu karşılaşmanın sonucu ne olursa olsun, turnuvanın ardından en çok konuşulacak konu skorlar değil, sahada neden daha etkili bir futbol ortaya konulamadığı olacak.


