FİRAVUN'UN ZULMÜNDEN KURTULUŞ

Hz. Musa (a.s.), Allah'ın emriyle İsrailoğullarını Firavun'un zulmünden kurtarmak için görevlendirildi. Allah Teâlâ birçok mucize gösterdi; asanın yılana dönüşmesi, denizin yarılması ve Firavun'un ordusunun suda boğulması bunların en büyüklerindendir.

Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulur:

"Sizi Firavun hanedanından kurtarmıştık. Onlar size en ağır işkenceleri yapıyor, oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda Rabbinizden büyük bir imtihan vardı."

(Bakara Suresi, 49)

Firavun'un helak edilmesinden sonra İsrailoğulları özgürlüklerine kavuştu. Ancak asıl imtihan bundan sonra başlayacaktı.

KUTSAL TOPRAKLARA GİRME EMRİ

Allah Teâlâ, Hz. Musa'ya kavmini kutsal topraklara götürmesini emretti. Bu toprakların, müfessirlerin çoğuna göre Beytülmakdis ve çevresi olduğu kabul edilir.

Kur'an'da şöyle buyrulur:

"Ey kavmim! Allah'ın size yazdığı kutsal toprağa girin. Geri dönmeyin; yoksa hüsrana uğrarsınız."

(Maide Suresi, 21)

Hz. Musa'nın bu çağrısı karşısında kavmin ileri gelenleri korkuya kapıldı.

DEV CÜSSELİ İNSANLARDAN KORKMALARI

İsrailoğulları, kutsal topraklarda güçlü ve savaşçı bir kavmin yaşadığını ileri sürerek Allah'ın emrine karşı çıktılar.

Kur'an şöyle haber verir:

"Dediler ki: Ey Musa! Orada zorba bir kavim var. Onlar oradan çıkmadıkça biz asla oraya girmeyiz."

(Maide Suresi, 22)

Allah'a güvenmeleri gerekirken maddi güce baktılar. Oysa iki salih kişi kavimlerine şöyle seslendi:

"Kapıdan girin. Oraya girdiğinizde mutlaka galip geleceksiniz. Eğer gerçekten müminseniz yalnız Allah'a tevekkül edin."

(Maide Suresi, 23)

İslam âlimleri bu iki kişinin Yûşa bin Nûn ile Kâlib bin Yefunne olduğunu belirtmişlerdir.

HZ. MUSA'YA KARŞI BÜYÜK SAYGISIZLIK

İsrailoğulları sadece korkmakla kalmadılar, peygamberlerine karşı son derece ağır bir söz söylediler.

Kur'an'da şu ifade yer alır:

"Dediler ki: Ey Musa! Sen ve Rabbin gidin savaşın. Biz burada oturacağız."

(Maide Suresi, 24)

Bu söz, Kur'an'da nakledilen en ağır itaatsizlik örneklerinden biri olarak kabul edilir. Müfessir İbn Kesîr, bunun Allah'ın emrine açık bir başkaldırı olduğunu belirtmektedir.

HZ. MUSA'NIN DUASI

Kavminin isyanı karşısında Hz. Musa büyük üzüntü yaşadı ve Rabbine şöyle dua etti:

"Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebiliyorum. Artık bizimle bu fasık kavmin arasını ayır."(Maide Suresi, 25)

Bu dua üzerine ilahi hüküm geldi.

KIRK YIL SÜREN CEZA

Allah Teâlâ şöyle buyurdu:

"Artık o toprak onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklardır. Sen fasık kavim için üzülme."(Maide Suresi, 26)

İslam âlimlerine göre kırk yıllık dolaşma cezası, Allah'ın emrine karşı gelmelerinin ve cihattan kaçmalarının sonucuydu.

SİNA ÇÖLÜNDE YAŞANAN HAYAT

Tefsir kaynaklarına göre İsrailoğulları Sina Çölü'nde aynı bölgede dolaşıp durdular. Çölden çıkmak istediklerinde tekrar başladıkları yere dönüyorlardı. Bu durum Allah'ın takdiriyle gerçekleşen olağanüstü bir cezaydı.

Buna rağmen Allah onların ihtiyaçlarını karşılamaya devam etti.

KUDRET HELVASI VE BILDIRCIN

Allah onlara gökten "men" (kudret helvası) ve "selvâ" (bıldırcın) gönderdi.

"Bulutu üzerinize gölge yaptık. Size kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Size verdiğimiz temiz rızıklardan yiyin."

(Bakara Suresi, 57)

BULUTLARLA GÖLGELENDİRİLMELERİ

Çölün yakıcı sıcağında Allah onları bulutlarla gölgelendirdi. Bu da ilahi rahmetin bir göstergesiydi.

KAYADAN ON İKİ PINARIN FIŞKIRMASI

Susuz kaldıklarında Hz. Musa asasını taşa vurdu.

"Musa kavmi için su istemişti de, 'Asanla taşa vur' demiştik. Bunun üzerine on iki pınar fışkırdı."

(Bakara Suresi, 60)

Her kabile kendi su kaynağını biliyordu.

BUNA RAĞMEN NANKÖRLÜK ETTİLER

Allah'ın sayısız nimetlerine rağmen İsrailoğulları yine şikâyet ettiler.

Kur'an'da şöyle buyrulur:

"Ey Musa! Biz tek çeşit yemeğe katlanamayacağız. Rabbine dua et de bize yerin bitirdiklerinden; sebzesinden, salatalığından, sarımsağından, mercimeğinden ve soğanından çıkarsın."

(Bakara Suresi, 61)

Hz. Musa onların bu tavrını eleştirdi.

KIRK YILIN HİKMETİ

Müfessirler, kırk yıl süresince Mısır'dan çıkan isyankâr neslin büyük ölçüde vefat ettiğini, onların yerine Allah'a daha bağlı yeni bir neslin yetiştiğini ifade ederler. Bu nesil, Hz. Musa'nın vefatından sonra Yûşa bin Nûn'un liderliğinde kutsal topraklara girmiştir.

Cuma hutbesinde yaz Kur'an kursu çağrısı
Cuma hutbesinde yaz Kur'an kursu çağrısı
İçeriği Görüntüle

Bu yönüyle kırk yıl sadece bir ceza değil, aynı zamanda manevi ve toplumsal bir arınma süreci olarak da değerlendirilmiştir.

İSLAM ÂLİMLERİNİN DEĞERLENDİRMELERİ

İmam Taberî, bu cezanın Allah'ın emrine karşı gelmenin doğal sonucu olduğunu ve ilahi adaletin bir tecellisi olarak gerçekleştiğini belirtir.

İbn Kesîr, korkunun imanlarının önüne geçmesi sebebiyle zaferden mahrum kaldıklarını ifade eder.

Fahreddin er-Râzî ise, Allah'a tevekkül etmeyen ve peygamberlerine güvenmeyen toplumların ilahi yardımın bereketinden mahrum kalacağını vurgular.

MÜSLÜMANLAR İÇİN ÇIKARILACAK DERSLER

Bu kıssa, her çağdaki müminlere önemli mesajlar vermektedir. Allah'ın emirleri karşısında korkuya teslim olmamak, peygamberlere ve ilahi rehberliğe itaat etmek, nimetlere şükretmek ve zorluklar karşısında tevekkülü elden bırakmamak müminin temel vasıflarıdır. Kur'an'ın anlattığı bu olay, imanın sadece sözle değil, teslimiyet ve güvenle de ortaya konulması gerektiğini göstermektedir.

SONUÇ

İsrailoğullarının Sina Çölü'nde kırk yıl dolaştırılması, Kur'an'ın en çarpıcı ibret sahnelerinden biridir. Firavun'un zulmünden mucizevi şekilde kurtarılan bir topluluğun, Allah'ın emrine karşı gelmeleri ve peygamberlerine itaatsizlik etmeleri sebebiyle büyük bir imtihanla karşı karşıya kalmaları, ilahi adaletin ve hikmetin açık bir örneğidir. Buna rağmen Allah'ın onları rızıksız bırakmaması, gölgelendirmesi ve su ihsan etmesi ise O'nun rahmetinin gazabını geçtiğini gösteren önemli bir hakikattir.

Başlıca Kaynaklar: Kur'an-ı Kerim (Bakara 49–61, Mâide 20–26, A'râf 138–161, Tâhâ 80–82); İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm; Taberî, Câmiu'l-Beyân; Kurtubî, el-Câmi' li-Ahkâmi'l-Kur'ân; Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.

Kaynak: HABER MERKEZİ