Silahlar Susuyor, Üniformalar Birleşiyor
Anlaşmanın en çarpıcı askeri maddesi, SDG’nin kademeli bir şekilde Suriye Ordusu bünyesine dahil edilmesi. Bu kapsamda, SDG unsurlarından oluşan üç tugaylık bir askeri tümen kurulması kararlaştırılırken; Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde de Kobani güçleri için ayrı bir tugay hayata geçirilecek. Bu stratejik hamle, yıllardır karşı karşıya duran mevzilerin artık tek bir merkezi emir-komuta zinciri altında birleşeceği anlamına geliyor.
Askeri stratejinin sivil hayata yansıması ise İçişleri Bakanlığı personeli üzerinden sağlanacak. Mutabakat uyarınca askeri güçler mevcut temas hatlarından çekilecek ve Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik birimleri Haseke ile Kamışlo şehir merkezlerine girerek kontrolü devralacak. Ayrıca, SDG güçlerinin tüm Arap bölgelerinden çekilmesiyle beraber, yerel asayişin yeniden merkezi hükümetin otoritesine geçmesi ve güvenliğin devlet polisi eliyle sağlanması planlanıyor.
Sivil Entegrasyon ve Sosyal Haklar Hamlesi
Anlaşmanın kapsama alanı sadece kışlalarla sınırlı kalmayıp devletin bürokratik damarlarına kadar uzanıyor. Kuzeydoğu Suriye’deki "Özerk Yönetim" kurumları, hazırlanan takvim uyarınca Suriye devlet kurumlarına entegre edilecek. En önemlisi, bu süreçte görev yapan sivil memurların kadroları ve özlük hakları korunarak resmi devlet sistemine dahil edilecek; böylece geçiş sürecinde idari bir boşluğun oluşması engellenerek kamu hizmetlerinin kesintisiz devamı sağlanmış olacak.
Kürt halkının uzun süredir gündeminde olan medeni ve eğitim hakları da bu tarihi metinle ilk kez yasal bir statüye kavuşturuluyor. Anlaşma, bu hakların anayasal güvence altına alınmasını ve özellikle Afrin ile Serêkaniye gibi bölgelerden zorunlu göç eden binlerce sivilin güvenli ve onurlu bir şekilde topraklarına dönmesini garanti ediyor. Toplumsal barışı güçlendirmeyi amaçlayan bu maddeler, savaşın yorgun düşürdüğü halk nezdinde anlaşmanın en insani ve umut verici boyutunu temsil ediyor.
ABD ve Fransa Etkili Oldu
Bu anlaşmanın arkasında yürütülen gizli ve yoğun diplomasi trafiğinde ABD ve Fransa’nın etkin rol oynadığı belirtildi. Özerk Yönetim yetkilileri, arabuluculuk faaliyetleri nedeniyle bu iki küresel aktöre şükranlarını sunarken, entegrasyonun sağlıklı yürümesi için bu devletlerin "garantör" rolü üstlenmesini beklediklerini belirttiler.




