Salgın süreciyle başlayan zamlar halkın alım gücünü
düşürürken son dönemde enflasyon ve kur artışıyla birlikte her gün yeni
zamların gelmesi sorunun daha da büyümesine neden oldu. Neredeyse her gün
birçok alanda günlük olarak gelen yeni zamlar, yaşanan krizi fırsata çevirmek
isteyenleri de harekete geçirerek ellerindeki ürünleri daha fazla paraya
satmak, piyasadaki ürünleri toplayıp zam sonrasında daha fazla kar elde etmek
için stokçuluk yapmaya başladılar.
Stokçuluk, hem piyasadaki dengeleri bozmakta hem de halkın
alım gücünü düşürerek ekonomide istikrarsız bir durumun ortaya çıkmasına, güven
sorununun oluşmasına neden oluyor.
Stokçuluğun İslam'daki ve hukuktaki hükmü ile ilgili konuşan
alimler, söz konusu fiilin hem İslam'da haram olduğunu hem de hukuki olarak
yasaklandığını, tespit edilmesi halinde para ve hapis cezası gibi müeyyidesinin
olduğunu ifade ettiler.
“STOKÇULUK YAPANLAR TÖVBE ETSELER BİLE GÜNAHLARI
SİLİNMEZ"
Allah'u Teâlâ'nın rızkı insanoğlunun istifadesine sunmak
için yeryüzüne gönderdiğini belirten Molla Enver KIlıçarslan, rızkın paylaşımı
esnasında kişinin kendi menfaati için toplumun zararına olacak şekildeki temin
etmesinin haram olduğunu söyledi.
Haram olan fiillerden birisinin de ihtikâr
(vurgunculuk-stokçuluk) olduğunu hatırlatan Kılıçarslan, "Bir mal elinde
olduğu halde müşterisi istemesine rağmen yokmuş gibi stok edip, fiyatının
artmasını bekleyip ardından satmaya ihtikâr denir. Günümüzde buna stokçuluk
diyoruz. Resul-i Ekrem Aleyhisselamın bu konuda birçok hadisi şerifi vardır. Bu
hadislerinden birisi; Lanet okuduğu 6 sınıftan olan stokçuluktur. Malı stok
edip toplumun tamamına zarar vermeye çalışan insanlar, tövbe etseler bile
sadece tövbe ederek günahları silinmeyenlerden birisidir. Çünkü bütün
insanların hak ve hukukuna tecavüz manasına geldiği için kişi yaptığı herhangi
bir günahtan tövbe ettiği gibi bundan da tövbe ederse, toplumun tamamından özür
dilemediği müddetçe, hepsini tek tek bulup helallik istemediği müddetçe o
günahın altında ezilir. Birkaç kuruş için tüm toplumun lanetini, bedduasını
alarak stokçuluk yapmak bir mümine yakışmaz." dedi.
"TOPLUMUN BEDDUASINI ALAN İNSANLARIN MAHŞER GÜNÜ HESABI
ÇOK ÇETİN OLUR"
Kılıçarslan, "İslam tarihi içerisinde Müslümanların en
çok sıkıntı çektiği dönemlerden birisi Mekke'de Müslümanlara uygulanan
boykottur. Müslümanların uygulanan boykota sabretmesi, birlik ve beraberlik
şuuru ile hareket etmesi, Müslümanların daha fazla gelişip Mekke'ye sığmayacak
kadar genişlemesine ve Medine'ye hicret etmelerine, orada bir İslam devleti
kurmalarına vesile oldu. Toplumun bedduasını alan insanların mahşer günü hesabı
çok çetin olur. Bu vebalin altında ezilmemek için elinde olan mallarını doğal
bir şekilde satışa sunmak sureti ile asla stokçuluk ve mal
biriktirmeyelim." diye konuştu.




