Sason’un dar sokaklarındaki küçük atölyesinde sabahın ilk ışıklarıyla iş başı yapan Ferzende Değirmenci; sandalye, rahle ve çeşitli el aletleri için sap imal ederek zamana meydan okuyor. Emekli olup köşesine çekilmek yerine üretmeyi tercih eden emektar usta, ahşaba hayat verirken aynı zamanda unutulmaya yüz tutmuş bir zanaatı da ayakta tutuyor.
"Ellerim Durursa İçim Rahat Etmez"
Gün boyu atölyesinde kırık sandalyeleri onaran ve yeni ürünler ortaya koyan Değirmenci, çalışma motivasyonunu insanlara faydalı olma isteğinden alıyor. Kahvehanelerde vakit öldürmeyi kendine yakıştırmadığını ifade eden Değirmenci, duygularını şu sözlerle dile getiriyor:
"Kahvede oturup boşa zaman geçireceğime, burada millete bir faydam dokunsun. Ellerim durdukça içim rahat etmiyor. Birinin kırık sandalyesini tamir ettiğimde duyduğum bir ‘Sağ ol usta’ sözü, benim için her şeye değer."
Genç Kuşaklara "Üretim" Mesajı
Sadece bir zanaatkar değil, aynı zamanda ilçenin "yaşayan hafızası" olan Ferzende Usta, çalışma azmiyle çevre sakinlerine ve gençlere de örnek oluyor. Yaşlılığın üretmeye engel olmadığını kanıtlayan Değirmenci, atölyesinden yükselen talaş kokuları arasında hayatın içinde kalmaya devam ediyor.
Yerel halkın sevgilisi haline gelen "Ferzende Usta", sağlığı elverdiği müddetçe tezgahının başından ayrılmamaya kararlı. Onun bu hikayesi, günümüzde hızla tüketilen zamana karşı, emeğin ve sabrın en somut örneği olarak Sason tarihine not düşülüyor.


