Peygamber Sevdalıları Vakfı, Mekke'nin fethinin yıl dönümü
dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
"Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih
verdik."(Fetih-1) ayeti ile "Vallahi! Sen Allah’ın en hayırlı
beldesi, Allah’a en sevgili topraksın. Eğer senden ayrılmak zorunda
bırakılmasaydım, ayrılmazdım. " (Tirmizi) hadis-i şerifine atıfta
bulunulan açıklamada, Mekke'nin, Hazreti İbrahim’den itibaren tevhit
inancının merkezi ve Müslümanların kıblesi olan Kâbe’nin bulunduğu şehir olduğu
belirtildi.
Mekke'nin, âlemlere rahmet Hazreti Muhammed'in dünyaya
teşrif ettiği, çocukluk ve gençlik yıllarının da geçtiği şehir olduğu
hatırlatılan açıklamada, "Mekke, vahyin kuşatıcılığına Hira’dan şahit olan
ve Hz. Muhammed aleyhisselamın mücadelesine tanıklık eden şehir. Mekke, Kuran-ı
Kerim’in hem ilk ayetlerinin hem de son ayetlerinin indirildiği şehir. Mekke,
Allah’ın beytinin bulunduğu mübarek şehir, müminlerin namazda yöneldikleri
kutsal belde ve gönüllerinin oraya vasıl olmak için özlemle dolduğu haram
belde…" denildi.
Mekke'de çekilen sıkıntılara işaret edilen açıklamada,
"Daha birçok güzel yönleri ve övülen vasıflarıyla öne çıkan bu nübüvvet
şehri vahyin ilk yıllarında Mekkeli Müslümanların mücadelesine, acısına,
sancısına ve sabrına ev sahipliği yapmıştır. Mekkeli müşrikler, nübüvvetin ilk
günlerinde Allah Resulü aleyhisselama karşı çıkmış, onun davetini reddetmiş ve
ona iman edenler kendi öz yurtları Mekke’de her türlü işkence ve eziyetlere
maruz kalmış, kendilerine boykot uygulanmıştır. Tazyikler, işkenceler ve
boykotlar dayanılmaz bir noktaya varınca ve davetin yeni bir mecraya ihtiyaç
duyduğu bir anda Hazreti Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem)
Mekke’den 'Şu yeryüzünde bana en sevimli yer' dediği bu şehirden çıkmak,
Medine’ye hicret etmek zorunda kalmıştır. Bu kutlu yolculuk esnasında yaşlı
gözlerle Mekke’ye yönelir ve: 'Ey şehir, senden çıkarılmasaydım vallahi seni
terk etmezdim!' demiştir." ifadelerine yer verildi.
"Mekke’nin
fethi, tevhid mücadelesinin şirke karşı üstünlüğü, zaferi ve galibiyeti
anlamına gelir"
Vahyin kalbinin attığı, tevhid mücadelesinin neşvünema
bulduğu, Allah’ın katında en kutlu belde şerefine eren bu şehirde yaşananlara
ve Mekke’nin fethine sadece tarihi bir olay olarak bakmamak gerektiğine dikkat
çekilen açıklamada, "Mekke’nin fethi, tevhid mücadelesinin şirke karşı
üstünlüğü, zaferi ve galibiyeti anlamına gelir. O şehirde hâkim olan şirk,
zulüm, haksızlık, sömürü ve ahlaksızlık anlayışının tasfiyesi anlamına
gelmektedir." değerlendirmesinde bulunuldu.
"Karanlığa
gömülmüş olan bu dünyanın, ancak nurlu bir fetihle kurtarılacağına
inanıyoruz"
Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi: "Mekke’nin
fethinin anlatılan çerçevede anlaşılması ve değerlendirilmesi gereken bu
günlerde maalesef yılbaşı adı altında büyük günahlar işlenmekte, İslam’a,
gelenek ve göreneklerimize uymayan adetler türetilmektedir. Cahiliye devri
modern cahiliye olarak yaşanmaktadır. Bu bağlamda Peygamber Efendimiz
(sallallahu aleyhi vesellem) 'Kim bir kavme benzerse o da onlardandır.' (Ebu
Davud) hadis-i şerifinin hakikati unutulmamalı ve bir Hıristiyan adeti olan,
içinde birçok günah ve haram barındıran yılbaşına kutsallık atfedilmemelidir.
Bizler Mekke’de vahiyle başlayan mücadele tarihini,
medeniyetimizin zirvesi olarak görüyoruz. Fetih ruhunun ve bilincinin
varisleriyiz. Böylesine kirlenmiş ve ruhsuzlaşmış bir dünyaya Mekke'nin kutlu
fethi gibi bir fetih gerektiği düşüncesindeyiz. Katılaşmış, şirk bataklığında
kıvranan ve karanlığa gömülmüş olan bu dünyanın, ancak nurlu ve hanif bir
fetihle kurtarılacağına yakîn bir şekilde inanıyoruz. Bu yüzden Mekke'nin fethi
sadece tarihi bir olay değil; dünya mazlumlarının umudu zalimleşen modern
cahiliyenin ise en büyük korkusudur.
Bu münasebetle Mekke’nin fethi yıl dönümünde, bu kutlu fethi
yad ederek bu ruhla tekrar dirilmeyi, gönülleri fethetmeyi, İslam aleminde de
zaferlerle dolu günlerin müjdecisi olma ümidiyle Yüce Rabbimizden bugünün
hayırlara vesile olmasını dileriz." (HABER
MERKEZİ)





