Yapılan açıklamada, Halepçe’deki vahşet ile günümüzde İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik saldırgan tutumların aynı odaklarca yönetildiği vurgulandı.
"İnsanlık Vicdanı Sessizliğe Gömüldü"
16 Mart 1988’de sivil halkın üzerine yağan kimyasal bombaların sadece binlerce Kürt vatandaşın hayatını sonlandırmadığını belirten cemiyet, bu durumun aynı zamanda insanlık vicdanının derin bir sessizliğe gömüldüğü bir gün olduğunu ifade etti. Emperyalist güçlerin desteğiyle gerçekleştirilen bu vahşet bir kez daha lanetlenirken, hayatını kaybeden "şehitler" için rahmet diledi.

İran’a Yönelik Saldırganlığa Tepki
Açıklamada, Halepçe’de masumları katleden zihniyetin bugün de farklı coğrafyalarda İslam ümmetini hedef aldığı kaydedildi. Özellikle son dönemde ABD ve siyonist işgal rejiminin İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik başlattığı taciz ve saldırılara dikkat çekilen mesajda şu ifadelere yer verildi:
"Bu kirli ittifakın bölgeyi kan gölüne çevirme niyeti açıktır. Halepçe’de kullanılan kimyasal silahların tedarikçileri ile bugün bölgeyi istikrarsızlaştırmaya çalışanlar aynı odaklardır. Coğrafyamızdaki hiçbir saldırı birbirinden bağımsız değildir."
"Müslüman Halkların Birliğini Savunuyoruz"
Sömürgeci güçlerin ve siyonizmin bölgedeki her türlü müdahalesine karşı duracaklarını ilan eden Mustazaflar Cemiyeti Batman Temsilciliği, zulme karşı sessiz kalmayacaklarını ve adaletin sesi olmaya devam edeceklerini duyurdu. Açıklama, Müslüman halkların birliği ve kardeşliği vurgusuyla sona erdi.




