Strateji Düşünce ve Analiz Merkezi (SDAM) 'Türkiye'de Medreseler ve Din Eğitimi' isimli bir rapor yayınladı. Medrese, İmam Hatip ve İlahiyat Fakültelerinin kuruluşundan bugüne geçirdiği aşamaların konu edindiği raporda mevcut sorunlara ve çözüm önerilerine yer veriliyor.
Titiz bir çalışmanın ürünü olan bu raporda, medrese ve ilahiyat çevrelerinden birçok kişiyle görüşmeler yapılmış. Raporda, İslami eğitim merkezleri olan medreselerin tarihsel süreci, okutulan ilimler, günümüzde faaliyet yürüten medreselerin sorunları ve çözüm önerileri yer alıyor.
MEDRESELERİN AMACI İDEAL İNSAN
Raporda, 'Müslümanlar arasında Mekke'de küçük bir ders halkasıyla başlayan ilk eğitim faaliyetleri, Medine'ye gerçekleştirilen hicret sonrası hız kazanmıştır. İslam topraklarının fetihlerle genişlemeye başlaması ve yeni toplulukların Müslümanlaşması ise, eğitim sürecinin daha kurumsal ve sistematik bir mahiyet kazanmasının gerekliliğini gündeme getirmiştir.' belirtilerek İslam dünyasının birçok noktasında kurulan medreselerde alim ve devlet adamı başta olmak üzere 'İdeal İnsan Yetiştirme' amacına yönelik faaliyet yürüttüğü ifade edildi.
Osmanlı Devleti'nin gerileme sürecine girmesiyle beraber, medreselerin aslî fonksiyonlarını kaybetmeye başladığı ifade edilen raporda; '19. yüzyılda medreselerin yanı sıra 'batı tarzı' olarak adlandırılan mektepler de yaygınlaşmaya başlamıştır. Modern batılı okulların teşekkülü 'medrese-mektep ikilemi'ni ortaya çıkarmış ve bu durum uzun bir süre devam etmiştir.' denildi.
MEDRESELER İLK SİSTEMATİK KURUMLAR
'Medreseler, İslam Kültür ve Medeniyeti'nin inşa edilmesinde önemli katkıları bulunan, İslam tarihi boyunca öncü alim şahsiyetlerin ve önemli devlet adamlarının yetişmesine imkan sağlayan ilk sistematik eğitim kurumlarımızdır.' cümlelerinin yer aldığı raporda; 'İmam Hatip okulları ve İlahiyat Fakülteleri ise, Cumhuriyet Türkiye'sinde medreselerin ilgası sonrası dinin istenilen doğrultuda yönlendirilmesi ve dini hizmetlerde bulunacak personel yetiştirme amaçlarıyla oluşturulmuş yapılanmalardır. Kadim İslam Medeniyeti'nin zirve dönemlerinde teşekkül etmiş medreseler ile Cumhuriyet Türkiye'sinin din görevlisi yetiştirme ve dini kontrol altında tutma projelerinin bir neticesi olarak ortaya çıkan İmam Hatip ve İlahiyat gibi din eğitimi veren okulların, kuruluş mantalitelerinden farklı bir noktaya evrildikleri görülmektedir.' ifadeleri yer aldı.
ÇÖZÜM: YASAL ZEMİNDE TESİS EDİLECEK, VAKIF SİSTEMİ
Medrese, İmam Hatip ve İlahiyat Fakültelerinin, işbirliği halinde hareket etmeleri gerektiği belirtilen raporda son olarak şu çözüm önerileri sıralanıyor; 'Karşılıklı etkileşim içerisinde bulunacakları ve birbirlerini besleyecekleri, tamamlayacakları yeni bir kurumsal yapılanmaya ihtiyaç vardır. Söz konusu yeni kurumsal yapılanma, İslam medeniyetinin kadim birikiminden ilham alarak, kontrol altına alma eğilimiyle değil ihtiyaç merkezli bir yaklaşımla inşa edilmelidir. Bu yapılanmaya gidilirken, medreseler 'sivil ve özerk' kimliklerini yitirmemelidir. Medreselerin ekonomik problemleri ve denetim mekanizması sorunu, yasal zeminde tesis edilecek 'vakıf sistemi' ile çözüme kavuşturulabilir.'
Haber Merkezi





