HÜDA PAR, “Feshedilen veya Münfesih Sayılan Terör Örgütleri Hakkında Kanun Teklifi”ni Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunarak “Terörsüz Türkiye” sürecine hukuki zemin oluşturmayı amaçladığını açıkladı.

Parti yönetimi, teklifin yalnızca bir yasal düzenleme değil, aynı zamanda “toplumsal barış ve kardeşlik sürecinin ilk adımı” olduğunu vurguladı.


Meclis’e sunulan teklifin arkasındaki imzalar

Hazırlanan kanun teklifine;

  • Zekeriya Yapıcıoğlu
  • Şahzade Demir
  • Faruk Dinç
  • Serkan Ramanlı

imza attı.

Teklif, TBMM Başkanlığı’na sunularak resmî süreç başlatıldı.


“Silah bırakma sonrası süreç hukuki güvenceye kavuşmalı”

Teklifin en dikkat çeken yönü, silah bırakan ya da feshedilen örgütlerin tasfiye sürecinin “belirsizlikten çıkarılıp denetlenebilir bir hukuki çerçeveye oturtulması” hedefi oldu.

Gerekçede, terör ve şiddetin tamamen sona ermesi için yalnızca güvenlik politikalarının değil, aynı zamanda hukuki bir geçiş mekanizmasının da gerekli olduğu ifade edildi.


Yeni kavramlar: “Feshedilen” ve “münfesih sayılan” örgütler

Kanun teklifinde iki yeni hukuki tanım öne çıkıyor:

  • Feshedilen terör örgütü: Silah bıraktığı ve şiddeti terk ettiği tespit edilen yapılar
  • Münfesih sayılan terör örgütü: 10 yıldır eylem yapmayan veya örgütsel kapasitesini kaybettiği değerlendirilen yapılar

Bu kapsamda, örgütlerin yalnızca fiilî silah bırakması değil, eylem kapasitesinin sona ermesi de hukuki statü değişikliği için yeterli sayılacak.


Cumhurbaşkanlığı bünyesinde “Gözlem ve Tespit Kurulu” önerisi

Teklifte en dikkat çeken düzenlemelerden biri de “Gözlem ve Tespit Kurulu” oldu.

Öneriye göre kurul:

  • Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında,
  • İçişleri, Dışişleri, Adalet ve Milli Savunma Bakanlıkları temsilcileri,
  • MİT Başkan Yardımcısı

katılımıyla oluşturulacak.

Kurulun görevi, örgütlerin durumunu izlemek, rapor hazırlamak ve süreci devlet kurumlarına sunmak olacak.


Yargı süreci duracak, denetimli serbestlik uygulanacak

Kanun teklifine göre, örgüt üyeleriyle ilgili önemli değişiklikler öngörülüyor:

  • Terör eylemine katılmamış kişiler hakkında soruşturma ve davalar durdurulacak
  • 3 yıl denetimli serbestlik uygulanacak
  • Bu süreçte suç işlemeyenlerin dosyaları kapatılacak
  • Mahkûmiyet kararları belirli şartlarda tüm sonuçlarıyla ortadan kalkacak

Ancak denetim süresi içinde ağır suç işlenmesi halinde süreç yeniden devreye girecek.


İnfaz indirimi ve “helalleşme” modeli

Teklifte ceza infaz sistemine ilişkin oldukça geniş bir düzenleme de yer aldı.

Buna göre:

  • Ağırlaştırılmış müebbetlerde 10–15 yıl arası infaz süresi
  • Müebbetlerde 7–10 yıl arası infaz süresi
  • Diğer cezaların ise yarıya kadar indirilmesi

öngörülüyor.

Ayrıca cezaevinde geçirilen toplam sürenin 20 yılı aşmaması da teklifin temel maddeleri arasında yer alıyor.


“Denetim bozulursa süreç geri döner”

Düzenleme, yalnızca af niteliğinde değil; aynı zamanda sıkı bir denetim mekanizması da içeriyor.

2B, Tarım Arazileri ve İmar Barışı Süreleri Uzatıldı
2B, Tarım Arazileri ve İmar Barışı Süreleri Uzatıldı
İçeriği Görüntüle

Denetimli serbestlik süresinde:

  • Yeni ağır suç işlenmesi halinde süreç tamamen geri alınacak
  • Davalar kaldığı yerden devam edecek
  • İnfaz yeniden başlatılacak

Amaç: “Kalıcı barış için ilk adım”

Teklifin genel gerekçesinde, düzenlemenin “son aşama değil, sürecin başlangıcı” olduğu vurgulandı.

Metinde, Türkiye’de uzun yıllardır süren güvenlik sorunlarının çözümünün yalnızca askeri değil, hukuki ve toplumsal boyutlarıyla birlikte ele alınması gerektiği ifade edildi.


Siyasi ve toplumsal etkisi tartışma konusu

Meclis’e sunulan teklif, siyasi kulislerde de geniş yankı uyandırdı. Düzenlemenin:

  • Terörle mücadele politikalarına etkisi
  • Hukuki sistemde yaratacağı değişiklikler
  • Toplumsal barışa katkısı

önümüzdeki günlerde daha geniş tartışmaların merkezinde olacak.


Yeni süreç mi başlıyor?

HÜDA PAR’ın Meclis’e sunduğu bu teklif, Türkiye’nin “terör sonrası dönem”e nasıl geçebileceğine dair en kapsamlı yasal girişimlerden biri olarak değerlendiriliyor.

Şimdi gözler, teklifin TBMM komisyonlarında nasıl ele alınacağı ve siyasi partilerin nasıl bir tutum sergileyeceğine çevrilmiş durumda.

Kaynak: HABER MERKEZİ