HÜDA PAR Batman İl Başkanlığı yaptığı açıklamada, “Ancak Yeni Eğitim-Öğretim dönemi pek çok sorun ve sıkıntıyla birlikte başlamaktadır. Ekonomik krizin vatandaşın belini büktüğü bu dönemde, öğrenci okutan vatandaşın beli iki kat bükülmektedir. Her ne kadar adına "zorunlu ve parasız eğitim" denilse de başta servis ücretleri ve kırtasiye giderleri olmak üzere mevcut eğitim sistemi, velilerin üzerine çok büyük bir ekonomik yük bindirmektedir. Yaşanan derin ekonomik kriz karşısında; zorunlu ve "parasız" eğitimin bir gereği olarak bütün ailelere servis desteğinde bulunulmalı ve kırtasiye yardımı yapılmalıdır. Özellikle de birden fazla öğrenci okutan dar gelirli ailelere öğrenci başına mutlaka ayrıca destek vermelidir.” İfadelerini kullandı.

YKS’de Kritik Gelişme: Tartışma Yaratan İki Soru Mercek Altında
YKS’de Kritik Gelişme: Tartışma Yaratan İki Soru Mercek Altında
İçeriği Görüntüle

Açıklamanın devamında, “Sözleşmeli veya ücretli öğretmenler kadroya geçirilmeli, öğretmen açığının kapatılması için de yeteri kadar kadrolu öğretmen ataması yapılmalıdır. Okullara yapılacak eğitim ödeneği, ihtiyaçları karşılayacak düzeyde olmalıdır. Bu yıl öğrencilere yardımcı kaynak verileceğini açıklayan Millî Eğitim Bakanlığı, öğrencilere yeteri kadar yardımcı kaynak vermeli ve okullar bu konuda denetlenmelidir.” Denildi.

AF TARTIŞMALARI

Son günlerde gündeme getirilen af meselesinin kamuoyunda ciddi bir beklenti oluşturduğunu belirten HÜDA PAR, “Hukuk ve ceza infaz düzeni maalesef suç işlemenin engellenmesi ve suç işleyenlerin ıslah edilmesi bağlamında etkisizdir. Kişilerin ikinci kez suç işlemesi oranı gelişmiş ülkelerdeki oranların oldukça üzerindedir. Bu yüksek oranlar, cezaevlerinin ıslah edici olmaktan uzak olduğunu, kışkırtıcı hatta ifsat edici bir fonksiyon icra ettiğini göstermektedir. Zaten caydırıcı etkisi az olan infaz hukukunun adli suçlara yönelik düzenli aralıklara çıkarılan örtülü aflarla sekteye uğratılması toplumun faydasına olmamıştır. Kaldı ki adli suçlarda kişilerin kişilere karşı işlediği suçlar söz konusudur. Bu suçlarda devletin af yetkisini kullanmak gibi yetkisinin olmaması gerekir.” Açıklamasında bulundu.

Açıklamada, “Af konusunda süreç titizlikle yürütülmeli, siyasi ranta kurban edilmemelidir. Devlet ancak kendisine karşı işlenen suçları affetme yetkisine sahiptir. Vatandaşa karşı işlenen suçu affetme yetkisi ise devlete değil, suçtan mağdur olan insanlara aittir. Af, mağdurun rızası şartına bağlanmalıdır. Geçmişte olduğu gibi suç ve ceza ayırımına gidilerek mahkûmlar arasında eşitsizliğe neden olunmaması, adli suçları af kapsamına alıp devlete karşı işlendiği gerekesiyle siyasi suçlara af çıkarılmaması gibi bir hataya tekrar düşülmemelidir.” Denildi.

Kaynak: HABER MERKEZİ