Bugünlerde komşu ilimiz D.Bakır’ın en önemli meselesi, kar olsa da Batman’ımızın en önemli meselesi ve gündemi; Batman Ensaf ve Sanatkârlar Odası seçimi. Hafta sonu sandık başına gidecek esnaf ve sanatkârlar, odanın yeni başkanını belirleyecek. Bu seçim, yalnızca bir yönetim değişikliği değil, esnaf camiasının geleceğini, sorunlarına sahip çıkacak bir hizmet erini seçme fırsatıdır da.

Seçim dönemlerinde adaylar ve ekipleri doğal olarak iddialı açıklamalar yapar: “Sandık başına gittiğinizde bir düşünün, sizin için çalışana oy verin!” türü mesajlar, her seçimde olduğu gibi bu seçimde de sıkça duyuluyor. Bu tür çağrılar, esnafı etkilemeye yönelik seçim atmosferinin normal söylemleridir.

Ancak asıl önemli olan, esnafımızın bu mesajları körü körüne kabul etmek yerine, geçmiş deneyimleri ve somut gerçeklerle kıyaslayarak karar vermesidir. Çünkü kıyas, her türlü seçimde doğru bilgiye ulaşmanın en etkili anahtarlarından biridir.

Esnafımız, baskı altında kalmadan, hür iradesiyle oy kullanırken şu soruları kendine sormalıdır: Hangi aday, esnaflık yaptığım yıllarda yanımda oldu? Hangisi bir sıkıntıya düştüğümde kapısını çaldığımda beni dinledi? Esnaf sahasında, çarşıda pazarda aktif olarak koşturan, yorulan, ter döken bir başkan mıydı? Odanın kaynaklarını sadece almayan, yeri geldiğinde esnafa destek veren, katkı sağlayan biri miydi? Esnaf odayı evinin bir odası gibi görüp 4+1 olarak değerlendirdi mi? Başkanlık yaptıkları dönemde en çok kimin ismini duydum? Kimi gördüm? Seçildikten sonra koltuğuna kurulup yaylanan mıydı yoksa çarşıda, pazarda, sanayi sitesinde miydi?

Esnaf camiası, kulağına üfüren üfürükçülere kulak asmadan, ayrımcılık tuzağına düşmeden, liyakati ve samimiyeti ön plana çıkarmalıdır. Yüzüne gülene gülmeli, oyunu ona vermelidir. Çünkü oda başkanlığı, herhangi bir temsil makamı değil, esnafın ekonomik çıkarlarını koruma, kollama, sorunlarına çözüm üretme merkezidir. Kimin döneminde oda, sorun çözme merkezi olarak görüldü? Kime bana artı bir değer kazandırdı?

Esnaf ve sanatkarın en temel motivasyonu kârıdır. Dükkanını açtığı andan kapattığı ana kadar geçimini, ailesinin rızkını düşünür. Bu nedenle oy verirken de öncelikle kendi cebini, kendi kazancını etkileyecek performansı gösteren başkana yönelmelidir.

Geçmiş dönemde oda yönetimi, esnafın maliyetlerini düşürmeye yönelik adım attı mı? Kârını arttıracak bir adım attı mı? Esnafın derdine derman oldu mu? Vergi, sigorta, hastane, fuar organizasyonları, eğitim, pazarlama, mal satma gibi faaliyetlerle, üyelerinin rekabet gücünü arttırdı mı? Esnafı ev ve araba sahibi yapma adına etkili bir lobi yaptı mı? Esnaf arasında ayrımcılık yaptı mı? İşte kıyas burada devreye girer: Somut projeler, gerçekleşen hizmetler, esnafın günlük hayatına dokunan iyileştirmeler oldu mu?

Seçim propagandasında duygusal söylemler, vaatler, iftiralar, karalamalar, hatta bazen baskılar etkili olabilir. Ancak esnaf camiası, yılların birikimiyle bu tür taktiklere karşı dikkatli olmalı, dediğimiz gibi kârına bakmalıdır.
Deneyimli esnaf, bu kriz döneminde lafla peynir gemisinin yürümeyeceğini bilir. Lafla peynir gemisini itenlerin kuyruğuna takılmamalı. Bu yüzden 11 Ocak’ta sandığa giderken, geçmiş dört yılı gözünün önünden geçirecek, “Bu aday ya da bu ekip benim için ne yaptı?” sorusuna dürüstçe cevap aramalı ve doğru şıkkı işaret etmelidir.

Batman Esnaf ve Sanatkârlar Odası seçimi, yalnızca bir oda yönetimi seçimi değildir; aynı zamanda esnaf camiasının olgunluğunun, doğru şıkkı işaret etmenin, akıl ve vicdanla oy kullanma kültürünün sınavıdır. 11 Ocak’ta sandık başına gidecek esnaf, son dört yılı zihninde canlandırmalı, kendi çıkarını en iyi şekilde koruyacak, çalışkan, samimi ve liyakatli başkanı seçmelidir. Çünkü esnaf ve sanatkâr, her şeyden önce kendi kârına, kendi geleceğine bakar. Esnaflık yaptığınız sürece kimden kâr görmüşseniz, yâriniz de odur.