Batı’nın sosyolojisine göre düzenlenmiş olan Avrupa kaynaklı
yasalar ülkemizde aile kurumunu tahrip etmeye devam ettiğini dikkat çeken HÜDA
PAR, kaynağını İstanbul Sözleşmesi'nden alan 6284 Sayılı Kanunun aileleri
dağıtıp parçaladığına işaret etti.
Açıklamada, "Eşler arasında çıkan en ufak
tatsızlıklarda bile polisiye tedbirler devreye girmekte, yargıya taşınan en
küçük anlaşmazlıklar evden uzaklaştırma kararlarına gerekçe olmaktadır. Evden
uzaklaştırma kararları ise sorunları çözmek yerine tam tersine daha da
derinleştirmektedir. Gelinen noktada polisiye tedbirler ve mahkeme kararları
ile eşler arasında çıkan sorunların çözülmesi ve aile birliğinin korunması
beklenirken sorunlar daha da artarak cinnet ve cinayetlerle
sonuçlanmaktadır." Denildi.
Açıklamada, "Öznel olan aile kurumunun sorunları nesnel
olan kamu kurumlarının polisiye tedbirleri ve yargı kararları ile değil, manevi
değerlerimize uygun kanunlarla ve çözüm odaklı yöntemlerle giderilmeli; eşler
arasında çıkabilecek sorunlar, arabulucu veya hakem heyeti aracılığı ile
çözülmelidir. Boşanmayı kolaylaştıran politikalar yerine aile birliğini
korumaya yönelik köklü çalışmalar yapılmalıdır." Denildi.
"OKUL ÖNCESİ EĞİTİM ZORUNLU OLMAMALI, AİLELERİN TERCİHİNE
BIRAKILMALI"
Cumhurbaşkanlığı'nın 2023 Yılı Programı'na göre erken
çocukluk eğitiminde 5 yaşın, zorunlu eğitim kapsamına alınacağını HÜDA PAR
"Henüz anne şefkatine, sevgisine ve korumasına muhtaç olan oyun çağındaki
çocukların evden koparılması, pedagojik açıdan doğru değildir. Her çocuk, ilk
eğitimini evinde anne ve babasının denetimi altında almalıdır. Çok küçük
yaşlarda ailelerinden koparılan çocukların aileye düşman olarak yetiştiği
gerçeği göz ardı edilmemelidir." İfadelerini kullandı.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Elbette ki her yaştaki
çocuğun iyi bir eğitime ihtiyacı vardır. Ancak uygulanan okul öncesi eğitim
buna yeterli ve elverişli değildir. Öncelikle uygulanan eğitim, inancımızdan ve
kültürümüzden uzak, Batı endeksli bir eğitimdir. Okul öncesi eğitim zorunlu
olmamalı, ailelerin tercihine bırakılmalıdır. Uygulanacak müfredat da hem
inancımıza ve hem de kültürümüze uygun olmalıdır. Okulda kalma süresi yaş
durumuna göre ayarlanmalıdır. Bu kurumlarda görev alacak çalışanlar ve
eğitimciler mutlaka evli ve çocuk sahibi kişilerden seçilmelidir.” HABER
MERKEZİ



