Yıllardır çeşit çeşit ağaçları keserek
geçimlerini sağlamaya çalışan Fehmi Yavuz ve Hasan Özdemir işlerinin zor olduğu
ancak ailelerine bakmak için tüm zorluklara katlanmak zorunda olduklarını dile
getirdi.
Isınma amacıyla yakacak olmak üzere
kesilerek getirilen ağaçları sobalık ve fırınlık olarak kıran, baltacı olarak
adlandırılan odun kırıcıları hayatın tüm zorluklarına rağmen şükür içinde bir
yaşam sürüyor.
"3 ÇOĞUMU ÜNİVERSİTEDE OKUTTUM"
20 yıldır odun kırarak ailesine baktığını
ve çocuklarını okuttuğunu belirten Fehmi Yavuz, "20 yıldır odun kırma
işini yapıyorum. Bu süre zarfında bu pazarda oduncu pazarında sıkışıp
kalmışım. Sürekli olarak odun kırım işini yapıyorum zar zor da olsa şükür
geçiniyoruz. Bu iş dışında yapabileceğim bir iş olmadığı için bura dışında
dışında gideceğimiz yer de yoktur. Odun kırarak elde ettiğim gelirle 3 çocuk
yetiştirdim. 3 çocuğum da üniversite okudu. Şu an görev alamadıkları için kendilerine
göre bir iş bulup çalışıyorlar. Ben de burada onlara yardımcı oluyorum."
dedi.
"DOĞALGAZIN İŞLERİMİZE ETKİSİ
OLDU"
Odunların kırım işlemi sırasında sert
veya yumuşak olma durumunda kırım işinin zor veya kolay olabildiğini dile
getiren Yavuz, "Balyozluk odunu balyozla kırıyoruz. Balyoza gerek
duyulmadığı zaman odunları balta ile kırıyoruz. Hızarla kestiğimiz odunlar da
oluyor. Hızarla kestikten sonra onları tekrar balta ile kırarak sobada yanacak
hale getiriyoruz. Doğalgazın kullanılmaya başlamasıyla beraber işlerimiz yüzde
60 oranında azaldı. Buna rağmen elimizden geldiği kadar çalışmaya devam
ediyoruz." ifadelerini kullandı.
"ODUN KIRMA İŞİ ÇOK ZOR BİR
İŞTİR"
Yıllardır baltayla evine ekmek
götürdüğünü dil getiren Hasan Özdemir, "Yıllardır bu pazarda odun kırma
işi yapıyorum. İşimiz zor da olsa kırdığımız odunlarla ekmeğimizi kazanıyoruz.
Burada elde ettiğimiz kazanç az da olsa elimizde başka bir iş olmadığından bu
işi yapmak zorundayız. Bu işimiz de olmasa aç kalacağız. Bu şekilde hiç yoksa
evimize bir ekmek götürüyoruz. Yıllardır bu baltayla evimi geçindiriyorum. Zor
da olsa kolay da olsa çalışarak geçinmek zorundayız. Allah'a hamd olsun
elimizden en azından bu geliyor. Minnet etmeden yaşıyoruz." dedi.
"GÜNDE BİR TON KIRIYORUM"
"Adıyaman içinden, Malatya ve çevre
illerden gelen odunlar bulunuyor burada. Kırmak için en kolay olanı söğüt ve
kavak ağaçlarıdır. Meşe ve çınar diğer ağaçlara göre daha sert ve kırılması zor
olan ağaçlardır. Özellikle de çınar ağacının kırılması çok daha zordur. Günde
bir ton odun kırıyorum. Her şeye yüzde 500 zam geldi bizim kırma işine yüzde 50
zam geldi. Geçen sene yüz lira olan kırım bu sen 160 lira olmuş. Bu parayla
geçinmek zor olmuş. Okula giden çocuğum yok hepsi okulu bitirdi. Şu an askerde
bir oğlum var. Okulu bitirenler şu an için yevmiye işine gidiyor. Evim kira
olduğu için sık geçim zor oluyor." şeklinde
konuştu.





