Felaketin Ardından Üç Yıl Geçti

Kahramanmaraş Pazarcık merkezli 7,7 ve Elbistan merkezli 7,6 büyüklüğündeki depremler, 11 ilde ağır yıkıma yol açarak milyonlarca insanın hayatını kökten değiştirdi. Üçüncü yıl dönümü, sadece bir anma günü değil, aynı zamanda yürütülen çalışmaların geldiği noktayı ortaya koyan bir tablo sunuyor.

Depremler, Doğu Anadolu Fay Hattı boyunca geniş bir alanda hissedildi ve yaklaşık 108 bin kilometrekarelik bir bölgede etkili oldu. Yerleşim alanlarıyla birlikte ulaşım, enerji ve iletişim altyapıları da ciddi hasar gördü. Uzmanlara göre ardışık iki büyük kırılma, yıkımın boyutunu artıran temel etkenlerden biri oldu.

53 Bin Vefat 100 Bin Yaralı

Resmi verilere göre Türkiye’de 53 binden fazla kişi hayatını kaybetti, 100 bini aşkın kişi yaralandı. Suriye’deki kayıplarla birlikte toplam can kaybı 62 bini geçti. Aradan geçen zamana rağmen yüzlerce kişinin hâlen kayıp statüsünde olması, toplumsal hafızadaki acının canlılığını koruduğunu gösteriyor.

3,5 Milyon Kişi Göç Etti

Batmanlı Kuyumcular Soyguna Karşı Toplandı! Başkan Kaplan’dan Kritik Uyarı
Batmanlı Kuyumcular Soyguna Karşı Toplandı! Başkan Kaplan’dan Kritik Uyarı
İçeriği Görüntüle

Depremler sonrası yaklaşık 3,5 milyon kişi yaşadığı şehirleri terk etmek zorunda kaldı. Geçici göç, başta büyükşehirler olmak üzere ülke genelinde demografik dengeleri etkiledi. 2026 itibarıyla kalıcı konut teslimlerinin artmasıyla birlikte tersine göçün başladığı, bölge nüfusunun kademeli olarak eski seviyelerine yaklaşmaya başladığı görülüyor.

Depremlerin Türkiye ekonomisine maliyetinin 100 milyar doların üzerinde olduğu hesaplanıyor. Üç yıl içinde yapılan harcamaların büyük bölümü konut inşası, altyapı onarımları ve kamu yatırımlarına yönlendirildi. Bu süreç, bütçe disiplini ve ekonomik önceliklerin yeniden şekillenmesinde belirleyici oldu.

Eğitim ve Sağlık Yatırımları

Depremden zarar gören üniversite kampüsleri için milyarlarca liralık yatırım yapılırken, bölgede yeni hastaneler hizmete alındı. Sağlık altyapısının güçlendirilmesi, afet sonrası süreçte hem fiziksel hem de psikolojik iyileşmenin temel unsurlarından biri olarak öne çıktı.

Konut Seferberliği

Yeniden inşa sürecinin en görünür adımı konut projeleri oldu. TOKİ ve ilgili kurumların koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında yüz binlerce konut ve iş yeri hak sahiplerine teslim edildi. Buna rağmen özellikle ağır yıkım yaşayan illerde barınma sorununun yer yer devam ettiği belirtiliyor.

Tarihi Yapılar da Hasar Aldı

Deprem, bölgenin tarihi yapılarında da büyük hasara yol açtı. Üç yıl içinde çok sayıda cami, türbe ve sivil mimarlık örneği restore edilerek yeniden kullanıma açıldı. Kültürel mirasın korunması, şehirlerin kimliğinin yeniden inşasında önemli bir unsur olarak görülüyor.

Afet Yönetiminde Yeni Yaklaşım

Türkiye, müdahale ağırlıklı afet anlayışından risk azaltma ve iyileştirme odaklı bir modele yöneldi. Afet sonrası iyileştirme planlarıyla kaynak kullanımının daha planlı ve şeffaf yürütülmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, gelecekte yaşanabilecek afetlere karşı hazırlık kapasitesini artırmayı amaçlıyor.

Psikososyal İyileşme

Fiziksel yaraların büyük ölçüde sarılmasına karşın, ruhsal etkilerin devam ettiği görülüyor. Bölgedeki psikososyal destek hizmetlerinin kalıcı hale getirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Sivil toplum kuruluşlarının yürüttüğü çalışmalar, özellikle çocuklar ve gençler için önemli bir destek alanı oluşturuyor.

6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı, Türkiye’nin büyük bir yıkımın ardından nasıl bir yeniden yapılanma sürecine girdiğini ortaya koyuyor. Atılan adımlar ve tamamlanan projeler önemli bir mesafe alındığını gösterse de, sürecin tüm yönleriyle tamamlanması için zamana ihtiyaç olduğu görülüyor. Üçüncü yıl, hem kayıpların unutulmadığı hem de daha güvenli bir gelecek için derslerin çıkarıldığı bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçiyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ