'Zehirli gazlar kullanılarak mazlumların hedef alındığı Suriye'nin İdlib kenti, dünyanın gözü önünde eriyip bitiyor, yok oluyor. Canlar çıkıyor, kanlar akıyor, dünya sessizliğini hala koruyor. Rejim güçlerine ait uçaklar, muhaliflerin denetimindeki bölgelere saldırmaya devam ediyor ama hala Esad rejimini durduramıyoruz.'Diyen Nasıroğlu,' Dünya Müslümanları, tepki göstermekte bile isteksiz davranıyor. Kadın-erkek, çoluk çocuk kan revan içinde… Üzerlerine yağan kimyasal bombalar sadece canları almıyor aynı zamanda o toprakları, havayı, suyu zehirleyerek Suriyelilerin yaşama umutlarını da ellerinden alıyor. Nesiller boyunca tamiri imkansız tahribatlar bırakıyor geride bu saldırılar…' ifadelerini kullandı.

Acil olarak İslam Birliğinin kurulması gerektiğini söyleyen Nasıroğlu, 'Dünyanın dört bir yanında yardım bekleyen zayıf ve çaresizlerin, ihtiyar ve güçsüzlerin umudu olan bizler neden sadece duygusal-anlık tepkiler veriyoruz? Neden istikrarlı bir duruş sergileyip bu zulme ve benzerlerine engel olabilecek bir konuma gelemiyoruz? Gözümüzü açma zamanı gelmedi mi? Geçim derdine düçar olmuş Müslümanlar uyanmalı ve silkinerek ayağa kalkmalıdır. İmanlarının gereği olan istikrarlı duruşu ve tavrı ortaya koymalıdırlar. Değil sadece Türkiye'nin, Suriye'nin, dünyanın her yerinde masum ve mazlumların elini tutan, onları koruyan ve kollayan, sığınmak istediğinde limanı, acıktığında aşçısı, şefkate muhtaç olduğunda kucağı olmak… Kanı döküldüğünde ise utanıp aynaya bakmak! Utanıyoruz… Suçumuzu kabul ederek pişmanlığımızı arz ediyoruz, şehit ve bebeklerine… Güçsüzlüğümüzü haykırıyoruz -ki acziyetimiz bitsin artık- huzuru ve barışı dünyada hakim kılmak için İslam'dan başka bir yol var mı ki başka yollara düşüyoruz?' dedi.

Nasıroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: 'Başta ülkemizin yetkili makamlarında güç sahibi olanlar, İslam ülkeleri, Müslüman Toplumlar ve insani duygular taşıyan tüm dünya insanları bu katliamlara 'dur' demeli. Diyebilmeli! Yüzyıllarca ecdadımızın adaleti ile hür bir şekilde hayat sürmüş dünya ülkelerine sesleniyorum. Tarihin canlı tanıkları ve onların torunları! Osmanlı'nın mührüyle hür bir şekilde yaşamış Ehl-i Kitap! Hristiyan papazlar, vicdanlı Yahudiler, hahamlar! Yehova Şahitleri! Bu zulme sessiz kalmamak için, Esad'ın elini kolunu bağlamak için belki bir kaç cümle kurmak bile yeter! Yeter artık! Yeter!!!' Haber Merkezi

Bayındır Mahallesi Sakinleri "Köstebek Yuvası" Yollardan Şikâyetçi
Bayındır Mahallesi Sakinleri "Köstebek Yuvası" Yollardan Şikâyetçi
İçeriği Görüntüle

Kaynak: HABER MERKEZİ