Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) bu hafta sunulması beklenen teklifin, komisyon görüşmelerinin ardından Genel Kurul'da ele alınarak kısa sürede yasalaştırılması hedefleniyor.
Siyasi partilerle görüşme trafiği hız kazandı
Teklif öncesinde AK Parti yönetimi, Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin temsilcileriyle bir dizi istişare gerçekleştirdi. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ve Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, teklifin içeriğine ilişkin HÜDA PAR, DEM Parti ve MHP heyetleriyle ayrı ayrı görüşmeler yaptı.
Yaklaşık bir saat süren HÜDA PAR görüşmesine Gaziantep Milletvekili Şehzade Demir ile Batman Milletvekili Serkan Ramanlı katıldı. DEM Parti heyetiyle ise yaklaşık iki buçuk saat süren kapsamlı bir toplantı gerçekleştirildi. Daha sonra MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da AK Parti yönetimiyle bir araya geldi.
Bahçeli'nin de ilk imzacılar arasında yer alması bekleniyor
Ankara kulislerinde konuşulan bilgilere göre, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de teklifin ilk imzacıları arasında yer alması bekleniyor. Teklifin Çarşamba günü TBMM Başkanlığı'na sunulmasının ardından Adalet Komisyonu'nda görüşülmesi ve hafta sonuna kadar Genel Kurul'dan geçirilmesi planlanıyor.
Düzenleme yalnızca PKK'yı değil diğer silahlı örgütleri de kapsıyor
Edinilen bilgilere göre teklif, kamuoyunda ağırlıklı olarak PKK'nın silah bırakma süreciyle ilişkilendirilse de yalnızca bu örgüte yönelik bir düzenleme olmayacak. Taslakta, FETÖ hariç olmak üzere diğer silahlı terör örgütlerine mensup olup belirlenen şartları taşıyan kişiler için de benzer hukuki hükümler öngörülüyor. FETÖ üyelerinin ise teklif kapsamı dışında tutulacağı belirtiliyor.
Ağır suç işleyenler kapsam dışında bırakılıyor
Taslakta yer alan en dikkat çekici başlıklardan biri ise ağır suçlara ilişkin istisnalar oldu. Terör örgütlerinin üst düzey yöneticileri, güvenlik güçlerine yönelik ölümle sonuçlanan saldırılara karışanlar ve ağır suçlardan sorumlu tutulan kişiler düzenleme kapsamına alınmayacak.
Kulis bilgilerine göre bu kapsam dışında yaklaşık 500 kişinin bulunduğu, örgütlerin üst düzey kadrolarında yer alan isimlerin de düzenlemeden yararlanamayacağı ifade ediliyor. Abdullah Öcalan'ın da yasa kapsamına dahil edilmeyeceği belirtiliyor.
Süreçten kimler yararlanabilecek?
Taslağın temel hedef kitlesini ise yurt dışında bulunan örgüt mensupları, Suriye ve Irak'taki Türk vatandaşı örgüt üyeleri ile örgüt üyeliği suçundan hüküm giymiş kişiler oluşturuyor.
Resmi açıklamalarda yer alan değerlendirmelere göre Kuzey Irak'taki kamplarda yaklaşık 2 bin 800, Suriye'de ise 1.000 ila 1.500 arasında Türk vatandaşı örgüt mensubu bulunduğu tahmin ediliyor. Cezaevlerinde ise örgüt üyeliğinden hükümlü yaklaşık 3 bin 900 kişinin yer aldığı ifade ediliyor.
Altı aylık başvuru süreci öngörülüyor
Taslak yasaya göre düzenlemenin geçici nitelikte olması planlanıyor. Yasanın yürürlüğe girmesinin ardından belirlenen şartları taşıyan örgüt mensuplarına silah bırakmaları ve Türkiye'ye dönmeleri için altı aylık süre tanınması öngörülüyor.
Silah bırakan kişilerin belirli yükümlülüklere uymaları ve üç yıl boyunca yeni bir suç işlememeleri halinde bazı haklardan yararlanabilmelerine yönelik düzenlemelerin taslakta yer aldığı belirtiliyor.
Ceza infazında kademeli uygulama gündemde
Teklifte cezaevinde bulunan ve kapsam dahilindeki kişiler için, işledikleri suçun niteliği ve aldıkları ceza dikkate alınarak kademeli infaz ve ceza ertelemesine ilişkin hükümler üzerinde de çalışıldığı bildiriliyor.
Bunun yanında denetimli serbestlik uygulamaları ile Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına ilişkin teknik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.
Süreci iki yeni kurul takip edecek
Taslağa göre uygulamanın koordinasyonu amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında "Değerlendirme ve Koordinasyon Kurulu" oluşturulacak.
Bunun yanı sıra TBMM bünyesinde kurulacak "İzleme Komisyonu"nun da süreci takip etmesi planlanıyor. MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın belirli aralıklarla her iki yapıya da bilgilendirme yapmasının öngörüldüğü ifade ediliyor.
Habur benzeri görüntülerin oluşmaması hedefleniyor
Güvenlik kaynaklarına yansıyan bilgilere göre, geçmiş çözüm sürecinde Habur Sınır Kapısı'nda yaşanan toplu giriş görüntülerinin tekrar oluşmaması için yeni bir yöntem planlanıyor.
Bu kapsamda dönüş yapacak kişilerin küçük gruplar halinde farklı sınır kapılarından kontrollü şekilde Türkiye'ye giriş yapmaları, öncesinde ise Erbil ve Süleymaniye'de oluşturulacak merkezlerde belirli işlemlerden geçirilmeleri öngörülüyor.
Gözler Meclis takvimine çevrildi
Teklifin bu hafta TBMM Başkanlığı'na sunulmasının ardından önce Adalet Komisyonu'nda görüşülmesi, ardından Genel Kurul gündemine alınması bekleniyor. Meclis'te kabul edilmesi halinde uygulama esaslarını belirleyen ikincil düzenlemelerin de ilerleyen süreçte hazırlanacağı belirtiliyor.
Türkiye'nin son yıllardaki en kapsamlı güvenlik ve hukuk düzenlemelerinden biri olarak değerlendirilen çerçeve yasa teklifinin, Meclis'teki görüşmeler sırasında siyasi partilerin önerileri doğrultusunda bazı değişikliklere uğrayabileceği de ifade ediliyor.


