<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Batman Rehber Gazetesi - Batman haber, sondakika haberleri</title>
    <link>https://batmanrehbergazetesi.com</link>
    <description>Batman haber, sondakika haberleri, gazeteleri, Batman petrolspor, en güncel Türkiye ve dünya haberleri için bizi takip etmeyi unutmayın.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://batmanrehbergazetesi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 07 May 2026 08:15:55 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Okullarda sağlıklı beslenme için yeni düzenleme]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/okullarda-saglikli-beslenme-icin-yeni-duzenleme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/okullarda-saglikli-beslenme-icin-yeni-duzenleme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meclis'e sunulması beklenen kanun teklifi taslağıyla, okul öncesi eğitim kurumları ile ilkokul ve ortaokullarda yalnızca Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen beslenme kriterlerine uygun ürünlerin satışına izin verilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style='margin-top:16px'><span style='font-size:11pt'><span style='page-break-after:avoid'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Taslak, okul kantinleri ve yemekhanelerde 'okul gıdası' logosu taşımayan ürünlerin satışını yasaklıyor. Çocukların yüksek şeker ve yağ içeren gıdalara erişiminin sınırlandırılması ve dengeli beslenmelerinin sağlanması hedefleniyor.</span></span></span></span></p> <p style='margin-top:16px'><span style='font-size:11pt'><span style='page-break-after:avoid'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni kanun taslağı, çocuk sağlığını koruma ve obeziteyle mücadele konusunda Türkiye'de bugüne kadar atılmış en kapsamlı yasal adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.</span></span></span></span></p> <p style='margin-top:16px'><span style='font-size:11pt'><span style='page-break-after:avoid'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Taslakla birlikte okul kantinlerinde yalnızca 'Okul Gıdası' logosuna sahip ürünlerin satılmasına izin verilecek. Bu logo, kalori, yağ, şeker ve tuz kriterlerine uygun, besleyici değeri yüksek ürünlere veriliyor. Ayrıca ambalajlı gıdalarda 'trafik ışığı' benzeri renkli etiket sistemi devreye girecek; tüketiciler ürünün şeker ve yağ oranını kırmızı, sarı veya yeşil uyarılarla anında görebilecek.</span></span></span></span></p> <p style='margin-top:16px'><strong><span style='font-size:11pt'><span style='page-break-after:avoid'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Un ve ekmek standartları da değişiyor</span></span></span></span></strong></p> <p style='margin-top:16px'><span style='font-size:11pt'><span style='page-break-after:avoid'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Tam buğday oranı %40'ın altında olan unlara vitamin ve mineral takviyesi zorunlu olacak. Kuralları ihlal eden işletmelere ise 500 bin TL'ye varan cezalar uygulanacak.</span></span></span></span></p> <p style='margin-top:16px'><span style='font-size:11pt'><span style='page-break-after:avoid'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Bu düzenleme, paketli gıda tüketiminin arttığı ve hareketsiz yaşamın çocukları etkilediği bir dönemde, toplum sağlığını korumaya yönelik stratejik bir müdahale olarak öne çıkıyor.</span></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-top:16px'><span style='font-size:11pt'><span style='page-break-after:avoid'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Ambalajlı gıdalarda yeni etiketleme sistemi devreye girecek; ürünlerin üzerinde nişasta bazlı şeker ve toplam yağ miktarını gösteren renkli uyarılar yer alacak. Ayrıca, tam buğday oranı %40'ın altında olan unlara vitamin ve mineral takviyesi zorunlu olacak.</span></span></span></span></p> <p style='margin-top:16px'><span style='font-size:11pt'><span style='page-break-after:avoid'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Kurallara uymayanlara 500 bin TL'ye kadar ceza verilecek, aykırı ürünlere el konulabilecek. Düzenleme ile su güvenliği denetimleri de sıkılaştırılacak. Teklifin temel hedefleri arasında çocukluk çağı obezitesiyle mücadele, sağlıklı nesiller yetiştirilmesi ve tüketicinin doğru bilgilendirilmesi bulunuyor.<b> (İLKHA)</b></span></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Ankara</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/okullarda-saglikli-beslenme-icin-yeni-duzenleme</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 14:35:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/05/okullarda-saglikli-beslenme-icin-yeni-duzenleme.jpg" type="image/jpeg" length="66467"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Batman’da Hayat Kurtaran Dokunuş: 7 Santimetrelik Dev Tümör Temizlendi]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/batmanda-hayat-kurtaran-dokunus-7-santimetrelik-dev-tumor-temizlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/batmanda-hayat-kurtaran-dokunus-7-santimetrelik-dev-tumor-temizlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilen yaklaşık 8 saatlik kritik operasyonla, 58 yaşındaki hastanın beynindeki dev tümör başarıyla çıkarıldı. Ameliyat sonrası hastanın bilinci açıldı ve konuşması normale döndü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Batman’da sağlık alanında yüz güldüren bir başarıya daha imza atıldı. Yaklaşık bir aydır bilinç bulanıklığı, konuşma güçlüğü ve unutkanlık şikayetleri yaşayan 58 yaşındaki Mehmet Salih Yalçın, Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. Yapılan tetkikler sonucunda hastanın beyninde hayati risk taşıyan devasa bir kitle tespit edildi.</p>

<p><strong>8 Saatlik Hassas Operasyon</strong></p>

<p>Hastanede yapılan beyin MR görüntülemesinde; sağ temporal ve frontal bölgede, kafa tabanına yerleşmiş yaklaşık <strong>7 santimetre</strong> çapında dev bir tümör saptandı. Tümörün beyne yaptığı baskı nedeniyle hastada <strong>hidrosefali</strong> (beyinde sıvı birikimi) geliştiği ve komutlara yanıt veremeyecek düzeye geldiği anlaşıldı.</p>

<p>Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanları <strong>Op. Dr. Hüseyin Ömer Semiz</strong> ve <strong>Op. Dr. Naci Emre Akşehirli</strong> tarafından yönetilen 8 saatlik titiz bir operasyonla, hayati risk taşıyan tümör tamamen temizlendi.</p>

<p><strong>"Batman'da İleri Düzey Sağlık Hizmeti"</strong></p>

<p>Ameliyatın ardından hastanın genel durumunda hızlı bir iyileşme görüldü. Bilinci açılan Yalçın’ın, operasyon öncesi yaşadığı konuşma güçlüğünün ortadan kalktığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İl Sağlık Müdürü <strong>Uzm. Dr. Murat Solmaz</strong>, bu operasyonun hastanede gerçekleştirilen 12. başarılı beyin tümörü ameliyatı olduğunu vurguladı. Solmaz, yaptığı açıklamada şunları kaydetti:</p>

<p><i>"Deneyimli hekim kadromuz ve güçlü teknolojik altyapımızla, artık hastalarımızın büyük ve özellikli ameliyatlar için şehir dışına gitmesine gerek kalmadı. Batman’da nitelikli sağlık hizmetlerini her geçen gün daha ileriye taşıyoruz."</i></p>

<p>Genel sağlık durumu iyiye giden Mehmet Salih Yalçın’ın takip süreci hastanede devam ediyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MUSTAFA KAYNAK</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/batmanda-hayat-kurtaran-dokunus-7-santimetrelik-dev-tumor-temizlendi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 13:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/05/batmanda-hayat-kurtaran-dokunus-7-santimetrelik-dev-tumor-temizlendi11.JPG" type="image/jpeg" length="46025"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sigara kimlikle mi satılacak, nasıl olacak?]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/sigara-kimlikle-mi-satilacak-nasil-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/sigara-kimlikle-mi-satilacak-nasil-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'ndan Sigara Satışına Sıkı Denetim: Yaş Doğrulaması Zorunlu Hale Geliyor!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı<!--TgQPHd|[]-->, tütünle mücadelede "yeni nesil sağlık politikası" kapsamında radikal bir adım atmaya hazırlanıyor. Bakan Kemal Memişoğlu'nun açıklamalarıyla gündeme gelen ve en kısa sürede TBMM'ye sunulması beklenen yeni mevzuat taslağına göre, sigara satışlarında elektronik sistemler üzerinden yaş doğrulaması<!--TgQPHd|[]--> zorunlu olacak. Bu düzenlemeyle birlikte, tütün ürünü satın almak isteyen vatandaşların kimlik kartı<!--TgQPHd|[]--> veya dijital doğrulama sistemleri üzerinden yaşını kanıtlaması gerekecek.<!--TgQPHd|[]--></p>

<p>Yeni düzenleme sadece kimlik kontrolüyle sınırlı kalmıyor; sigara ve diğer tütün ürünlerinin marketlerdeki görünürlüğü de tamamen sona erdirilecek. Hazırlanan taslağa göre, tütün ürünleri artık dışarıdan kesinlikle görünmeyecek şekilde kapalı dolaplarda<!--TgQPHd|[]--> muhafaza edilecek ve tüketicilerin bu ürünlere doğrudan erişimi engellenecek. Ayrıca, satış işlemlerinin dijital altyapı üzerinden takip edilmesiyle, 18 yaş altı bireylere satış yapılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.<!--TgQPHd|[]--></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kapsamlı paketin en dikkat çekici maddelerinden biri de Türkiye'nin uzun vadeli "dumansız yaşam" vizyonu oldu. Bakanlığın planlamasına göre, tütün ürünlerinin kullanımı kademeli olarak kısıtlanacak ve 1 Ocak 2040<!--TgQPHd|[]--> tarihi itibarıyla Türkiye'de tütün ürünlerinin üretimi, satışı ve dağıtımı tamamen yasaklanacak. Bu tarihten sonra kuralları ihlal eden üretici ve satıcılara milyonlarca lirayı bulan ağır adli para cezaları ve ruhsat iptali gibi yaptırımlar uygulanması öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Aslan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/sigara-kimlikle-mi-satilacak-nasil-olacak</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 10:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/05/erol-dundar-duyurdu-sigaraya-yeni-zam-geliyor-sigara-fiyatlari-ne-zaman-ne-kadar-artacak.webp" type="image/jpeg" length="87929"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Batman Çarşı Hastanesi Açılış İçin Gün Sayıyor]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/batman-carsi-hastanesi-acilis-icin-gun-sayiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/batman-carsi-hastanesi-acilis-icin-gun-sayiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batman merkez Çarşı Mahallesi’nde, göçmenler ve mahalle halkı için Avrupa Birliği projesiyle hayata geçirilen Çarşı Hastanesi projesinde inşaat çalışmaları tamamlandı iç düzenlemelerin de kısa sürede bitirilmesi bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Batman Mezopotamya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin hemen yanında yükselen ve yaklaşık <strong>35 Milyon TL’lik</strong> dev bir bütçeyle hayata geçirilen projede, binanın ana inşaat süreci tamamen bitti. Dış cephe kaplamaları tamamlanan tesisin, kısa süre içinde iç mekân düzenlemelerinin de noktalanarak Batmanlıların hizmetine sunulması bekleniyor.</p>

<p><strong>SHIFA Projesi ile Uluslararası Standartlarda Hizmet</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu modern kompleks, “Herkes İçin Sağlık Hizmetleri Altyapısının Güçlendirilmesi (SHIFA)” projesi kapsamında inşa ediliyor. Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda, <strong>Avrupa Birliği</strong> ve <strong>Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası (CEB)</strong> finansmanıyla yürütülen çalışma, kenti uluslararası standartlarda bir sağlık üssüne kavuşturacak.</p>

<p><strong>Üç Katlı "Çok Yönlü" Sağlık Merkezi</strong></p>

<p>Zemin artı iki kat olarak tasarlanan tesis, sadece bir mahalle birimi değil, kentin tüm kesimlerine hitap edecek bir kapasiteye sahip. Kompleks bünyesinde şu kritik birimler yer alacak:</p>

<p><strong>Güçlendirilmiş Göçmen Sağlığı Merkezi:</strong> Bölgedeki göçmen nüfusa yönelik kapsamlı sağlık taramaları ve tedaviler gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>Acil Sağlık Hizmetleri Birimi:</strong> Çarşı Mahallesi ve çevresindeki mahalleler için hızlı müdahale imkânı sağlanacak.</p>

<p><strong>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Alanları:</strong> Modern cihazlarla donatılacak ünitelerle fiziksel tıp desteği sunulacak.</p>

<p><strong>Poliklinik Hizmet Alanları:</strong> Genel sağlık kontrolleri ve muayeneler için geniş alanlar ayrılacak.</p>

<p><strong>Çarşı Mahallesi’nin Çehresi Değişiyor</strong></p>

<p>Batman’ın en köklü yerleşim yerlerinden biri olan Çarşı Mahallesi, bu yatırımla hem kentsel dönüşüm hem de erişilebilirlik açısından yeni bir vizyon kazandı. Modern mimariye sahip binanın estetik dış cephesi ve tamamlanan teknik altyapısı dikkat çekiyor. Yetkililer, çalışmaların planlanan takvime uygun ilerlediğini ve çok kısa süre içerisinde tıbbi cihaz kurulum aşamasına geçileceğini bildirdi.</p>

<p>Batman’da yaşayan tüm vatandaşlar ve dezavantajlı gruplar için “erişilebilir sağlık” vizyonunu güçlendirecek olan bu kompleksin, 2026 yılı içerisinde resmen kapılarını açarak Batman’ın sağlık hizmetlerine önemli bir soluk getirmesi planlanıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ŞEVKİ ASLAN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Yerel</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/batman-carsi-hastanesi-acilis-icin-gun-sayiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/05/batman-carsi-hastanesi-acilis-icin-gun-sayiyor.jpg" type="image/jpeg" length="59120"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Batman’a 31 hekim kadrosu tahsis edildi]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/batmana-31-hekim-kadrosu-tahsis-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/batmana-31-hekim-kadrosu-tahsis-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu, 128. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü kapsamında Batman’a 24 uzman ve 7 pratisyen olmak üzere 31 hekim kadrosu ayrıldığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu, 128. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü kapsamında Batman’a toplam 31 hekim kadrosu tahsis edildiğini açıkladı.</p>

<p><img alt="Batman’a 31 Hekim Kadrosu Tahsis Edildi (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/04/batmana-31-hekim-kadrosu-tahsis-edildi-1.jpg" width="1600" /></p>

<p>Tahsis edilen kadroların 24’ünün uzman, 7’sinin ise pratisyen hekimlerden oluştuğunu belirten Nasıroğlu, yeni atamalarla birlikte Batman’ın sağlık altyapısının güçleneceğini ifade etti.</p>

<p>Vatandaşların sağlık hizmetlerine erişiminin daha hızlı ve etkin hale geleceğini kaydeden Nasıroğlu, il ve ilçe hastanelerindeki eksik branşların planlı şekilde tamamlanmaya devam ettiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nasıroğlu, tahsis edilen kadrolar arasında Batman’da ilk kez Spor Hekimliği, Kozluk’ta ilk kez Dermatoloji ve Sason’da ilk kez Radyoloji branşlarının yer aldığını belirtti. Ayrıca Cerrahi Onkoloji kadrosunun da yeniden ihdas edildiğini ifade etti.</p>

<p>Cerrahi Onkoloji ve Spor Hekimliği gibi ülke genelinde sınırlı sayıda uzman bulunan branşların Batman’a kazandırılmasının önemli olduğunu dile getiren Nasıroğlu, Spor Hekimliği kadrosunun Batman Petrolspor’un yükselen başarısı ve kentte gelişen spor altyapısıyla bağlantılı olduğunu söyledi.</p>

<p>Batman’a kazandırılan hekim kadrolarının hayırlı olmasını dileyen Nasıroğlu, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile emeği geçenlere teşekkür etti.,</p>

<p><img alt="Batman’a 31 Hekim Kadrosu Tahsis Edildi (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/04/batmana-31-hekim-kadrosu-tahsis-edildi-3.jpg" width="1410" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Gündem, Sağlık, Yerel</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/batmana-31-hekim-kadrosu-tahsis-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 22:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/04/batmana-31-hekim-kadrosu-tahsis-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="93883"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından uyarı: Diş eti kanaması ciddi hastalıkların habercisi olabilir]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/uzmanindan-uyari-dis-eti-kanamasi-ciddi-hastaliklarin-habercisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/uzmanindan-uyari-dis-eti-kanamasi-ciddi-hastaliklarin-habercisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diş eti kanamasının basit bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini belirten Periodontoloji Uzmanı Diş Hekimi Nihal Salı,  erken müdahale edilmediğinde ciddi hastalıklara ve diş kaybına yol açabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style='background-color:white'><span style='font-size:11.0pt'><span style='font-family:'Calibri','sans-serif''><span style='color:#1a1a1a'>Ağız ve diş sağlığında sık karşılaşılan sorunlardan biri olan diş eti kanaması, çoğu zaman basit bir durum gibi görülse de uzmanlara göre ciddi hastalıkların habercisi olabiliyor. </span></span></span></span></p> <p><span style='background-color:white'><span style='font-size:11.0pt'><span style='font-family:'Calibri','sans-serif''><span style='color:#1a1a1a'>Periodontoloji Uzmanı Diş Hekimi Nihal Salı, diş eti kanamasının ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.</span></span></span></span></p> <p style='text-align:start'><span style='background-color:white'> </span><span style='background-color:white'><strong><span style='font-size:11.0pt'><span style='font-family:'Calibri','sans-serif''><span style='color:#1a1a1a'>'Diş eti kanaması, diş eti iltihabının ilk belirtisidir'</span></span></span></strong></span></p> <p><span style='background-color:white'><span style='font-size:11.0pt'><span style='font-family:'Calibri','sans-serif''><span style='color:#1a1a1a'>Diş eti kanamasının genellikle diş fırçalarken ya da sert gıdalar tüketirken fark edildiğini ifade eden Salı, bu durumun sağlıklı diş etlerinde görülmemesi gerektiğini belirterek, 'Diş eti kanaması, çoğu zaman diş eti iltihabının ilk belirtisidir. Hastalar bunu geçici bir durum olarak değerlendirip önemsemeyebiliyor. Oysa bu kanamalar, tedavi edilmediğinde daha ciddi diş eti hastalıklarına ve hatta diş kaybına kadar ilerleyebilir.' dedi.</span></span></span></span></p> <p style='text-align:start'><span style='background-color:white'><strong><span style='font-size:11.0pt'><span style='font-family:'Calibri','sans-serif''><span style='color:#1a1a1a'>'Diş eti kanaması, vücudun verdiği bir uyarı sinyalidir'</span></span></span></strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><span style='background-color:white'><span style='font-size:11.0pt'><span style='font-family:'Calibri','sans-serif''><span style='color:#1a1a1a'>Diş eti hastalıklarının erken evrede fark edilmesinin büyük önem taşıdığını dile getiren Salı, 'Diş eti kanaması, vücudun verdiği bir uyarı sinyalidir. Bu sinyali doğru okumak gerekir. Erken dönemde yapılacak basit tedavilerle hastalığın ilerlemesi durdurulabilir. Ancak ihmal edildiğinde kemik kaybı ve dişlerin sallanması gibi geri dönüşü zor sonuçlarla karşılaşılabilir.' şeklinde konuştu.</span></span></span></span></p> <p style='text-align:start'><span style='background-color:white'><strong> </strong></span><span style='background-color:white'><strong><span style='font-size:11.0pt'><span style='font-family:'Calibri','sans-serif''><span style='color:#1a1a1a'>Diş eti sağlığını korumak mümkün</span></span></span></strong></span></p> <p style='text-align:start'><span style='background-color:white'> </span><span style='background-color:white'><span style='font-size:11.0pt'><span style='font-family:'Calibri','sans-serif''><span style='color:#1a1a1a'>Diş eti sağlığını korumanın sanıldığı kadar zor olmadığını söyleyen Salı, düzenli ve doğru ağız bakım alışkanlıklarının bu süreçte belirleyici olduğunu ifade etti. </span></span></span></span></p> <p><span style='background-color:white'><span style='font-size:11.0pt'><span style='font-family:'Calibri','sans-serif''><span style='color:#1a1a1a'>Günde en az iki kez doğru teknikle diş fırçalamanın, diş ipi ve ara yüz temizleyicilerinin düzenli kullanımının ve belirli aralıklarla diş hekimi kontrolüne gidilmesinin diş eti kanamasını önlemede önemli rol oynadığını vurgulayan Salı, 'Ayrıca aşırı sert fırçalamadan ve yanlış diş fırçası seçiminden kaçınılmalı. Sigara kullanımının azaltılmasının ya da tamamen bırakılmasının ve dengeli, vitamin açısından zengin bir beslenme düzeninin de diş eti sağlığını korumada etkilidir.'</span></span></span></span></p> <p style='text-align:start'><span style='background-color:white'> </span><span style='background-color:white'><strong><span style='font-size:11.0pt'><span style='font-family:'Calibri','sans-serif''><span style='color:#1a1a1a'>'Erken müdahale ile diş eti sağlığı korunabiliyor'</span></span></span></strong></span></p> <p><span style='background-color:white'><span style='font-size:11.0pt'><span style='font-family:'Calibri','sans-serif''><span style='color:#1a1a1a'>Diş eti kanamasının kendi kendine geçmesini beklemenin yanlış bir yaklaşım olduğunu belirten Salı, 'Kanama birkaç gün içinde düzelmiyorsa mutlaka bir diş hekimine başvurulmalı. Erken müdahale ile hem diş eti sağlığı korunur hem de daha kapsamlı tedavilere ihtiyaç duyulmaz.' diye konuştu. <strong>(İLKHA)</strong></span></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Bursa</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/uzmanindan-uyari-dis-eti-kanamasi-ciddi-hastaliklarin-habercisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 17:09:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/04/uzmanindan-uyari-dis-eti-kanamasi-ciddi-hastaliklarin-habercisi-olabilir.jpg" type="image/jpeg" length="48407"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bel ve Boyun Fıtığında Ameliyatsız ve Kapalı Tedavi Dönemi]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/bel-ve-boyun-fitiginda-ameliyatsiz-ve-kapali-tedavi-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/bel-ve-boyun-fitiginda-ameliyatsiz-ve-kapali-tedavi-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bel ve boyun fıtığı, günümüzde sık karşılaşılan ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen sağlık sorunları arasında yer alıyor. Ağrı, uyuşma ve hareket kısıtlılığına yol açan bu durum, gelişmiş tedavi yöntemleri sayesinde ameliyatsız ya da kapalı tekniklerle kontrol altına alınabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı ,Op.Dr. Sabri Güngör, özellikle Transforaminal Epidural Enjeksiyon (nokta atışı) yöntemiyle ağrıya neden olan sinir köküne doğrudan müdahale edildiğini ve bu sayede hızlı rahatlama sağlandığını belirtiyor.</p>

<p><img alt="Bel Ve Boyun Fıtığında Ameliyatsız Ve Kapalı Tedavi Dönemi112" height="803" src="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/04/bel-ve-boyun-fitiginda-ameliyatsiz-ve-kapali-tedavi-donemi112.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="636" /></p>

<p>Bir diğer yöntem olan Nükleoplasti (kapalı fıtık tedavisi) ile fıtıklaşmış disk içindeki basıncın azaltıldığını ve sinir üzerindeki baskının ortadan kaldırıldığını ifade ediyor. Bu işlem sonrası hastaların kısa sürede günlük yaşamlarına dönebildiğini vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erken dönemde uygulanan doğru tedavilerin cerrahi ihtiyacını azaltabileceğini belirten Op. Dr. Sabri Güngör, bel ve boyun ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BASIN BÜLTENİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/bel-ve-boyun-fitiginda-ameliyatsiz-ve-kapali-tedavi-donemi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/04/bel-ve-boyun-fitiginda-ameliyatsiz-ve-kapali-tedavi-donemi11.jpg" type="image/jpeg" length="96677"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım ilaçları kanser riskini artırıyor]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/tarim-ilaclari-kanser-riskini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/tarim-ilaclari-kanser-riskini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni araştırmaya göre çevrede bulunan tarım ilaçlarına maruz kalmak, bazı bölgelerde kanser riskini ortalama yüzde 150 artırıyor. Bulgular özellikle kırsal topluluklar için ciddi uyarı niteliği taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>Fransa'daki Pasteur Enstitüsü, Toulouse Üniversitesi ve uluslararası kurumların iş birliğiyle yürütülen çalışmada, yüksek düzeyde pestisit maruziyetinin kanser görülme ihtimalini ciddi şekilde artırdığı belirtildi. Araştırmada insanların günlük yaşamda tek bir değil, aynı anda ortalama 12 farklı pestisite maruz kaldığı vurgulandı.</span></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span><span>Bilim insanları, kimyasal karışımların tek tek maddelerden daha güçlü etki gösterebileceğini ifade etti. Pestisit yayılım haritaları 150 binden fazla kanser vakasıyla karşılaştırıldı ve yoğun bölgelerde riskin yüzde 150 daha fazla olduğu tespit edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Araştırmacı Jorge Honles, 'Pestisitlerin çevrede nasıl yayıldığını modelleyerek en yüksek riskli bölgeleri belirledik.' dedi. Çalışmada pestisitlerin vücutta erken ve sessiz değişimlere yol açabileceği, özellikle karaciğer hücrelerinin normal işleyişini bozabileceği belirtildi.</span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Uzmanlara göre enfeksiyonlar ve çevresel stres faktörleriyle birleşen bu süreç, kanser gelişimini kolaylaştırabiliyor. Bulgular, kırsal bölgelerde yaşayan toplulukların korunması için tarım ilaçlarının kullanımına yönelik daha sıkı düzenlemelerin gerekliliğine işaret ediyor.<strong> (İLKHA)</strong></span></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Paris, Sağlık</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/tarim-ilaclari-kanser-riskini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 06:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/04/tarim-ilaclari-kanser-riskini-artiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="55984"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mardin'de yürüyen merdiven kazası: Çocuğun parmağı koptu]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/mardinde-yuruyen-merdiven-kazasi-cocugun-parmagi-koptu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/mardinde-yuruyen-merdiven-kazasi-cocugun-parmagi-koptu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin'in Kızıltepe ilçesindeki bir alışveriş merkezinde yürüyen merdivene eli sıkışan 3 yaşındaki çocuğun parmağı koptu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><strong><span calibri=""><span>Anne ve babasıyla alışveriş merkezine gelen T.B'nin eli merdivenin mekanizmasına sıkıştı. Olayda çocuğun sağ elinin serçe parmağı koptu. İhbar üzerine sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi yapılan çocuk Kızıltepe Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı, ardından Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne sevk edildi. Ailesi, alışveriş merkezi yönetiminin ihmali bulunduğunu belirterek suç duyurusunda bulundu.</span></span></strong></span></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span><span><strong><span calibri=""><span>Güvenlik kamerası görüntülerinde çocuğun merdivene koştuğu, babasının müdahale ettiği ve parmağın arandığı anlar yer aldı. Çocuğun annesi Melek Bay, iki operasyon yapılmasına rağmen parmağın kurtarılamadığını, sürecin belirsizliğini koruduğunu söyledi.</span></span></strong></span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span><strong><span calibri=""><span>Alışveriş merkezi yönetimi yazılı açıklamasında, merdivenlerin düzenli bakımının yapıldığını ve teknik gerekliliklerin eksiksiz sağlandığını belirtti. Olayın çocuğun ailesinin kontrolünden çıkarak merdivene yönelmesi sonucu meydana geldiğini ifade eden yönetim, ihmal iddialarını reddetti. Açıklamada, 'Ziyaretçilerimizin güvenliği en öncelikli hassasiyetimizdir. Yaşanan üzücü olay nedeniyle insani ve vicdani sorumluluğumuzu göz ardı etmeksizin süreci yakından takip ediyoruz.' denildi. </span></span></strong><strong>(İLKHA)</strong></span></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Mardin, Sağlık</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/mardinde-yuruyen-merdiven-kazasi-cocugun-parmagi-koptu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 06:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/04/mardinde-yuruyen-merdiven-kazasi-cocugun-parmagi-koptu.jpg" type="image/jpeg" length="84766"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından uyarı: Duygusal bağ eksikliği çocukları olumsuz etkiliyor]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/uzmanindan-uyari-duygusal-bag-eksikligi-cocuklari-olumsuz-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/uzmanindan-uyari-duygusal-bag-eksikligi-cocuklari-olumsuz-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Psikolog ve aile terapisti Mesut Kartal, çocukların yalnızca fiziksel değil, duygusal ihtiyaçlarının da karşılanması gerektiğini vurgulayarak, duygusal ihmalin uzun vadede ciddi sorunlara yol açabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span calibri=""><span>Batman'da İLKHA muhabirine konuşan psikolog ve aile terapisti Mesut Kartal, aile içinde sıklıkla fark edilmeden devam eden duygusal ihmalin çocukların gelişimi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Kartal, ebeveynlerin çocukların davranışlarından çok duygularına odaklanması gerektiğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span>Günümüzde çocukların fiziksel ihtiyaçlarının karşılanmasının tek başına yeterli olmadığını belirten Kartal, duygusal bağın zayıf olduğu aile ortamlarında çocukların kendilerini ifade etmekte zorlandığını ve bunun uzun vadede ciddi psikolojik sonuçlara yol açabildiğini ifade etti. </span></span></span></p>

<div class="embeddedContent oembed-provider- oembed-provider-youtube" data-align="none" data-oembed="https://youtu.be/Td_jAYGk62M" data-oembed_provider="youtube" data-resizetype="noresize" data-title="https://youtu.be/Td_jAYGk62M"><iframe allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" frameborder="0" height="349" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="//www.youtube.com/embed/Td_jAYGk62M?wmode=transparent&amp;jqoemcache=Rt4TD" title="https://youtu.be/Td_jAYGk62M" width="425"></iframe></div>

<p><span><span calibri=""><span>Özellikle modern yaşamın getirdiği yoğunluk, teknolojinin aile içi iletişimi azaltması ve ebeveynlerin artan stres düzeyinin, çocuklarla kurulan duygusal bağı olumsuz etkileyebildiğine dikkat çekti.</span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span>Kartal, bu durumun çoğu zaman 'iyi ebeveynlik' anlayışı içinde fark edilmeden sürdüğünü belirterek, çocukların sağlıklı gelişimi için yalnızca temel ihtiyaçlarının karşılanmasının değil, aynı zamanda duygusal olarak görülmeleri ve anlaşılmalarının da büyük önem taşıdığını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/09f59b79-7d37-4c15-be52-36bedcae7bb1.jpg" width="1366" /></span></span></span></p>

<p><strong>Psikolog ve aile terapisti Mesut Kartal</strong></p>

<p><span><span calibri=""><strong><span>'Çocuk anlaşılmadığında duygusal ihmal başlar'</span></strong></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span>Kartal, 'Duygusal ihmal, özellikle ailelerde çocuğun fiziksel ihtiyaçları karşılanırken, duygusal ihtiyaçlarının göz ardı edilmesidir. Yani çocuk aç değildir ama anlaşılmamıştır. Bu durumu fark etmek bazen zor olabilir çünkü ortada açık bir ihmal görüntüsü yoktur. Ancak çocuk sık sık 'görülmüyorum, anlaşılmıyorum' hissini yaşıyorsa ve duygularını ifade etmekte zorlanıyorsa, bu durum kesinlikle önemlidir. Peki, bu tür ailelerde büyüyen çocuklar hangi sorunları yaşayabilir?' ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span calibri=""><span>'Bu çocuklar duygularını ifade etmekte zorlanır'</span></span></span></strong></p>

<p><span><span calibri=""><span>Duygusal ihmalin çocuklar üzerindeki etkilerine değinen Kartal, 'Bu çocuklar genellikle duygularını tanımakta ve ifade etmekte zorlanır. Kendilerini geri planda atabilir, aşırı uyumlu ya da tam tersi öfkeli tepkiler gösterebilirler. En temel sorunlardan biri, 'değerlimiyim?' sorusuna net bir cevap verememeleridir. İlerleyen yaşlarda ise düşük öz saygı, ilişkilerde güvensizlik, duygusal mesafe ya da yoğun terk edilme korkusu gibi psikolojik etkiler ortaya çıkabilir. Kişi ne kendisiyle ne de başkalarıyla sağlıklı bağ kurma becerisi geliştiremeyebilir.' dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/db696816-1763-4c76-8627-343e1d0baa02.jpg" width="1366" /></span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><strong><span>'Davranıştan önce duygulara odaklanılmalı'</span></strong></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span>Ailelere önemli uyarılarda bulunan Kartal, 'Peki, aileler bu duruma nasıl yaklaşmalıdır? Ailelerin burada en önemli adımı, çocuğun davranışından çok duygusuna odaklanmaktır. 'ne yaptı?' sorusundan önce 'ne hissetti?' sorusu sorulmalıdır. Yani çocuğu düzeltmeden önce anlamaya çalışmak, duygularını ciddiye almak ve açık iletişim kurmak bu sürecin temelidir. Toplumda bu farkındalık ne yazık ki yeterli değildir. Çünkü duygusal ihmal çoğu zaman 'iyi ebeveynlik' görüntüsü altında fark edilmeden devam edebilmektedir. Oysa bir çocuğun sağlıklı gelişimi sadece fiziksel değil, duygusal olarak da görülmesine ve anlaşılmasına bağlıdır.' şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><strong><span>'Her üç çocuktan biri anlaşılmadığını hissediyor'</span></strong></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span>Türkiye'deki araştırmalara da değinen Kartal, 'Türkiye'de yapılan çalışmalar, çocukların önemli bir kısmının ebeveynleriyle duygusal iletişim kurmakta zorlandığını göstermektedir. Hatta bazı araştırmalarda her üç çocuktan birinin kendini yeterince anlaşılmış hissetmediği ifade edilmektedir. Bu da bize duygusal ihmalin çoğu zaman fark edilmeden, gündelik aile ilişkileri içinde geliştiğini gösterir.' ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span calibri=""><span>'Çocuklar fark edilmeden yalnız bırakılıyor'</span></span></span></strong></p>

<p><span><span calibri=""><span>Kartal, 'Bugün gördüğümüz tablo şunu açıkça ortaya koyuyor. Çocuklar çoğu zaman ihmal edilerek değil, fark edilmeden yalnız bırakılarak zorlanıyor. Aile içinde kurulan duygusal bağın niteliği, bir çocuğun sadece bugününü değil, tüm hayatını şekillendirir. Bu yüzden ebeveynlik sadece ihtiyaçları karşılamak deği, çocuğu duymak, anlamak ve hissetmektir. Çünkü bir çocuk kendini ne kadar görülmüş hissederse, hayata o kadar güçlü bağ kurar. Bir çocuk için sevilmek kadar, o sevginin hissedilmesi ve anlaşılması da hayati önem taşır.' dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/4dd81022-f2b4-4c4c-b492-cab8743c3abe.jpg" width="1366" /></span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><strong><span>'Duygusal ihmalin etkileri sessizce büyür'</span></strong></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span>Duygusal ihmalin çoğu zaman fark edilmediğini vurgulayan Kartal, 'Duygusal ihmal çoğu zaman görünmezdir ama etkileri sessizce büyür. Bu yüzden bir çocuğa verilebilecek en güçlü şey sadece sevgi değil, o sevgiyi gerçekten hissettirebilmektir. Toplum içerisinde özellikle sosyal, ekonomik ve siyasi krizler, ebeveynlerin dikkatini yoğun şekilde kendi sorunlarına yöneltebiliyor. Bu durum, çocuklara ve aile içi ilişkilere ayrılan önemin geri planda kalmasına neden olabiliyor. Bazen ebeveynler dinlenmek için çocuklara telefon veya tablet veriyor ya da çocukların dışarıda geçirdiği zamanı yeterince gözlemlemiyor. Bu da çocuklarla geçirilen kaliteli zamanın azalmasına yol açıyor.' diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><strong><span>'Çocukluk deneyimleri yetişkinliği belirliyor'</span></strong></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span>Kartal, 'Oysa çocuklar geleceğin yansımasıdır. Çocuğunuzu nasıl yetiştirirseniz, ileride karşılaşacağınız tablo da o şekilde oluşacaktır. Günümüzde psikolojik destek alan yetişkinlerin çoğu, yaşadıkları sorunların kökenini çocukluk dönemine dayandırmaktadır. Anne-baba tutumları, sosyal ilişkiler ve aile içi dinamikler bireyin gelişimini doğrudan etkileyen faktörlerdir. İstismar, duygusal terk edilme kaygısı, bağlanma sorunları ve ayrılma kaygısı gibi pek çok problemin temelinde, çocukluk döneminde ebeveynlerle kurulan ilişkinin niteliği yer alır.' dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><strong><span>'Çocuğun duygusunu anlamak iletişimin anahtarı'</span></strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span calibri=""><span>Ailelere önerilerde bulunan Kartal, 'Bu nedenle çocuklarınızla oyun oynayabilir, onlarla konuşabilir ve duygusal yakınlık kurabilirsiniz. 'bugün günün nasıl geçti?', 'ne yaptın?', 'ne hissettin?' gibi sorularla onların dünyasına temas edebilirsiniz. Yaşadıkları sorunları çözerken, sorunun kendisinden çok o soruna nasıl tepki verdiklerini ve ne hissettiklerini anlamaya çalışmalısınız. Çocuklarınızla kurduğunuz iletişim ve onlara ayırdığınız zaman, gelecekte karşılaşacağınız ilişkinin temelini oluşturur. Sağlıklı yetişkinler görmek istiyorsak, çocuklarımıza bugünden daha fazla zaman ayırmalı ve onlara odaklanmalıyız.' ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><strong><span>'Gerekirse profesyonel destek alınmalı'</span></strong></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span>İletişim sorunlarının çözümüne de değinen Kartal, 'Eğer aileler çocuklarıyla iletişim kurmakta zorlanıyorsa, bu durum genellikle ilişkinin belli bir noktada zedelendiğini gösterir. Çocuk ile ebeveyn arasında geçmişte yaşanmış çatışmalar, iletişim sorunları ya da bağ kurma güçlükleri olabilir. Bu durumda aileler, tek başlarına çözüm bulamıyorsa profesyonel destek alabilir. Aile terapisi ya da psikoterapi süreci, iletişimin yeniden kurulmasına yardımcı olabilir.' dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><strong><span>'Aile olmak paylaşımı gerektirir'</span></strong></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span>Kartal son olarak şu tavsiyelerde bulundu:</span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span>'Ayrıca ebeveynlerin kendilerine çok fazla zaman ayırıp çocuklarla yeterince vakit geçirmemesi de iletişim sorunlarına yol açabilir. Elbette anne ve babanın sosyal hayatı olmalıdır, ancak bu dengenin sağlanması gerekir. Aile olmak, birlikte zaman geçirmek ve paylaşımda bulunmak demektir. Çünkü aile bir çatıdır ve o çatı altında herkesin birbirine ihtiyacı vardır.' <strong>(İLKHA)</strong></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Batman, Sağlık</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/uzmanindan-uyari-duygusal-bag-eksikligi-cocuklari-olumsuz-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/04/uzmanindan-uyari-duygusal-bag-eksikligi-cocuklari-olumsuz-etkiliyor.JPG" type="image/jpeg" length="38771"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Serebral Palsi hastası minik Nisa'nın ailesinden robotik yürütme cihazı için hayırseverlere çağrı]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/serebral-palsi-hastasi-minik-nisanin-ailesinden-robotik-yurutme-cihazi-icin-hayirseverlere-cagri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/serebral-palsi-hastasi-minik-nisanin-ailesinden-robotik-yurutme-cihazi-icin-hayirseverlere-cagri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocukları Serebral Palsi hastası olarak doğan Düken ailesi, 11 yaşındaki kızları Nisa'nın hayat fonksiyonlarının normale dönebilmesi için önerilen ve maliyeti bir buçuk milyon lira olan robotik cihaz için hayırseverlerin desteğini istiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Serebral Palsi, beyin felci olarak ifade edilen, yürüyüş, kas tonusu, hareket koordinasyonu ile vücut duruşu gibi motor ve gelişimsel becerileri etkileyen nörolojik bir rahatsızlık olarak biliniyor.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Diyarbakır merkez Bağlar ilçesinde ikamet eden Düken ailesinin 11 yıl önce doğan çocukları Nisa, Serebral Palsi hastası olarak dünyaya geldi. Doğduğu günden bu yana tedaviye yönelik ellerinden geleni yapan Düken ailesi, Nisa'nın yaşam fonksiyonlarının iyileşebilmesi için doktor ve fizik tedavi uzmanlarının tavsiyesi doğrultusunda robotik cihaz satın almak istiyor. Maddi imkansızlıklardan dolayı söz konusu cihazı almakta zorluk çeken aile hayırseverlerden destek istiyor.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>'Nisa'yı yürütemezsek durumu daha da kötü olacak'</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Minik Nisa'nı sağlık durumu, ailenin maddi düzeyi ve doktorların önerdiği cihaz hakkında bilgi aktaran anne Esra Düken, 'Nisa 7 aylıkken kordon dolanması sonucu beynine oksijen gitmedi. Doğar doğmaz beynine oksijen gitmediğini belirten doktorlar bize fizik tedavi önerdi. Yani hastalığı beyin felcidir, kendini kontrol edemiyor. Beyinsel olarak, beyninden dolayı vücut komut almıyor, yani vücudunu kullanamıyor. Yoksa algısı açıktır. Yürümek istiyor. Her çocuk gibi o da her şeyi yapmak istiyor. Biz tedaviyi uygulamaya çalışıyoruz. Fizik tedavilerine gitmeye çalışıyoruz. Yıllardır fizik tedavilerini aksatmadık. Bütün kontrollerini yapıyoruz.' dedi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><img alt='' src='https://ilkha.com/upload/img/5764c1f4-8551-40dd-8403-481c34a366ac.jpg' style='width: 1366px; height: 910px;' /></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Bir anne olarak her çocuğunu gördüğünde üzüntü duyduğunu aktaran Düken ,'Ben de onun oturmasını, oynamasını isterdim. Ama bunlara rağmen yine de şükrediyorum. Yine öpüyorum, kokluyorum, kucağımdadır. Yürümesini hayal ediyorum. Yürüyebilseydi, en azından konuşabilseydi... Onu sürekli yürütmemiz lazım. Kasları zayıflıyor. Ağırlık yüklenmediği için bilekleri dönüyor. Yatalak olduğu için hayat şartları onun için daha zorlaşıyor ama biz onu yürütüp aktif hale getirebilirsek en azından kasları daha aktif olacak, hayatı daha kolaylaşacak. Eğer yürütmezsek daha kötü olacak.' ifadelerini kullandı.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>'Robotik yürütme cihazı için hayırseverlerden destek istiyorum'</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Hayatını biraz daha kolaylaştırmak için yıllardır fizik tedavi seanslarını aksatmadıklarını sözlerine ekleyen Düken, 'Şimdi onu yürütmek istiyoruz. Onu yürütebilirsek hayatı daha kolaylaşır. Çünkü yerde kaldıkça akciğeri oksijen alma seviyesi düşüyor. Ne kadar hareketlenirse akciğeri de daha güçlü bir hale gelecek. Şu anda doktorlar akciğerinin yeterince oksijen almadığını söylüyor. Biz şimdi bunun tedavisini yapıyoruz ama benim istediğim onu çok yürütmek ve onu yürürken görmek.' diye belirtti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Düken, 'Yürütmek için de bize bir cihaz lazım. Bu cihaz yürüteç gibidir. Durumumuzdan dolayı bu cihazı alamıyoruz. Biraz maliyeti yüksektir. Bu cihaz onu normal bir çocuk gibi yürütür. Uygun cihazlar var ama benim çocuğum o seviyede değil. Boynunu tam tutamadığı ve kendini kontrol edemediği için tam kontrollü bir cihaz lazım. Bu yüzden bu cihazı istiyoruz. Eğer yürürse kasları da çalışacak.' şeklinde konuştu.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Hayırseverlere destek çağrısında bulunan Düken, 'Hayırsever herkesten Allah razı olsun. Çocuğumu yürütmek için hayırseverlerden bu cihazı istiyorum. Bu cihazın maliyeti 800-850 bin TL civarındadır. Allah herkesin çocuklarını kendilerine bağışlasın. Anne baba olan insanlar beni anlar.' dedi. <b>(İLKHA)</b></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Diyarbakır</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/serebral-palsi-hastasi-minik-nisanin-ailesinden-robotik-yurutme-cihazi-icin-hayirseverlere-cagri</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 12:48:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/04/serebral-palsi-hastasi-minik-nisanin-ailesinden-robotik-yurutme-cihazi-icin-hayirseverlere-cagri.JPG" type="image/jpeg" length="99273"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz Aylarında Göz Sağlığını Korumak İçin Uzmanından Öneriler]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/yaz-aylarinda-goz-sagligini-korumak-icin-uzmanindan-oneriler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/yaz-aylarinda-goz-sagligini-korumak-icin-uzmanindan-oneriler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yakup Güneş, yaz aylarında artan polen, UV ışınları ve çöl tozlarının göz sağlığını olumsuz etkilediğini belirterek uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaz Aylarında Alerji ve Enfeksiyon Riski Artıyor</strong></p>

<p>Özel bir hastanede görev yapan Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yakup Güneş, yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte göz hastalıklarında artış yaşandığını belirterek özellikle alerjik reaksiyonlar ve enfeksiyonlara karşı vatandaşları uyardı. Güneş, bahar ve yaz döneminde doğanın canlanmasıyla birlikte polen oranlarının yükseldiğini ve bunun gözlerde kaşıntı, yanma, kızarıklık ve sulanma gibi şikâyetlere yol açtığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Yaz Aylarında Göz Sağlığını Korumak İçin Uzmanından Öneriler (4)" class="detail-photo img-fluid" height="2136" src="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/04/yaz-aylarinda-goz-sagligini-korumak-icin-uzmanindan-oneriler-4.JPG" width="3216" /></p>

<p>Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yakup Güneş, “Baharın gelişiyle birlikte ağaçların yaprak açması ve çiçeklerin çoğalmasıyla polen miktarı artıyor. Bu durum özellikle alerjik bünyeye sahip kişilerde göz şikâyetlerini artırıyor. Yaz aylarına doğru bu tabloya enfeksiyonlar da eklenebiliyor” dedi.</p>

<h3><strong>Çöl Tozları ve Sıcaklık Etkisi</strong></h3>

<p>Bölgenin iklim özelliklerine dikkat çeken Güneş, Batman, Diyarbakır ve Mardin çevresinde sıcaklıkların Türkiye ortalamasının üzerinde seyrettiğini ve çöl tozlarının etkili olduğunu belirtti.</p>

<p>Güneş, “Çöl tozlarının artması, hem alerjik reaksiyonları hem de özellikle bakteriyel enfeksiyonları artırmaktadır. Bu dönemde gözde çapaklanma, batma ve yanma gibi şikâyetlerle başvuran hasta sayısında artış görüyoruz” diye konuştu.</p>

<p>[youtube-video]https://youtu.be/88MNnAOTiy4[/youtube-video]</p>

<h3><strong>Güneş Gözlüğü Kullanımı Önemli</strong></h3>

<p>Ultraviyole (UV) ışınlarının göz sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine değinen ve güneş gözlüğü kullanımının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Güneş, “UV ışınları göz sağlığına zarar verebilir. Bu nedenle 7’den 70’e herkesin güneş gözlüğü kullanmasını öneriyoruz. Toplumda gözlük kullanımına yönelik yanlış algılar var, ancak bu bir ihtiyaçtır ve gözleri korur” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Ekran Kullanımı ve Çocuklarda Risk</strong></h3>

<p>Yaz aylarında çocukların ekran başında daha fazla vakit geçirdiğini belirten ve bu durumun göz sağlığını olumsuz etkilediğini söyleyen Güneş, “Uzun süre ekrana bakmak göz kuruluğuna, alerjiye ve özellikle miyopi artışına neden olur. Çocukların ekran süreleri mutlaka sınırlandırılmalı” dedi.</p>

<p><img alt="Yaz Aylarında Göz Sağlığını Korumak İçin Uzmanından Öneriler (2)" class="detail-photo img-fluid" height="2136" src="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/04/yaz-aylarinda-goz-sagligini-korumak-icin-uzmanindan-oneriler-2.JPG" width="3216" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Gün Işığı ve D Vitamini Etkisi</strong></h3>

<p>Güneş, gün ışığının çocuk gelişimi açısından önemli olduğunu belirterek, “Gün ışığına maruz kalmak D vitamini açısından önemlidir ve miyopinin artışını yavaşlatıcı etkisi vardır. Ancak 12 ile 16 saatleri arasında doğrudan güneşe çıkılmamalı, bu saatler dışında dışarıda zaman geçirilmelidir” şeklinde konuştu.</p>

<h3><strong>Lens Kullanımında Hijyen Uyarısı</strong></h3>

<p>Kontakt lens kullanımına da değinen Güneş, hijyen kurallarına uyulmaması durumunda ciddi sorunlar yaşanabileceğini belirtti.</p>

<p>Güneş, “Lensler her akşam çıkarılmalı, havuz, deniz ve duş sırasında kullanılmamalıdır. Lensle uyumak ciddi risk taşır. Yanlış kullanım sonucu göz kaybına kadar varan vakalar görülebilmektedir” dedi.</p>

<h3><strong>Genel Sağlık Önerileri</strong></h3>

<p>Son olarak dengeli beslenme ve düzenli uykunun göz sağlığı için de önemli olduğunu vurgulayan Güneş, yaz aylarında artan alerji ve enfeksiyonlara karşı bireysel önlemlerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ŞEVKİ ASLAN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Sağlık, Yerel</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/yaz-aylarinda-goz-sagligini-korumak-icin-uzmanindan-oneriler</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/04/yaz-aylarinda-goz-sagligini-korumak-icin-uzmanindan-oneriler.jpg" type="image/jpeg" length="18224"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özer: Bir bireyin maddeye bağımlı olma süreci ilk olarak arkadaş ortamından başlar]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/ozer-bir-bireyin-maddeye-bagimli-olma-sureci-ilk-olarak-arkadas-ortamindan-baslar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/ozer-bir-bireyin-maddeye-bagimli-olma-sureci-ilk-olarak-arkadas-ortamindan-baslar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen Ersin Özer, madde bağımlılığı hakkında önemli hususlara dikkat çekerek, 'Bir bireyin maddeye yönelme süreci çoğunlukla arkadaş çevresinde başlar. 'Bir kereden bir şey olmaz' düşüncesi ya da bir gruba dahil olma isteği en önemli nedenlerdendir.' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,'sans-serif''>Toplumda kangren halini alan ve ciddi anlamda artan madde bağımlılığı hakkında İLKHA mikrofonuna konuşan Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen Ersin Özer, önemli hususlara dikkat çekti.</span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,'sans-serif''>Bir bireyin maddeye bağımlı olmasında sosyal ve ekonomik faktörlerin önemli rol oynadığını belirten Özer, bununla birlikte; işsizlik, yoksulluk, psikolojik ve sosyal etkenler ile aile içi sorunlar gibi durumlar bu süreci doğrudan etkilediğini söyledi. </span></span></p> <div class='embeddedContent oembed-provider- oembed-provider-youtube' data-align='none' data-oembed='https://youtu.be/NcF7zATwytY' data-oembed_provider='youtube' data-resizetype='noresize' data-title='https://youtu.be/NcF7zATwytY'><iframe allowfullscreen='true' allowscriptaccess='always' frameborder='0' height='349' scrolling='no' src='//www.youtube.com/embed/NcF7zATwytY?wmode=transparent&jqoemcache=I0HQE' title='https://youtu.be/NcF7zATwytY' width='425'></iframe></div> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,'sans-serif''><strong>'Türkiye'de gençler arasında bağımlılık hızla yaygınlaşmakta'</strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,'sans-serif''>Madde bağımlılığının artış nedenlerine dikkat çeken Özer, 'Madde bağımlılığının artışının birden fazla nedeni vardır. Özellikle ülkemizde ve dünyada genç nüfusun risk altında olması, sosyal ve ekonomik sorunlar, maddeye erişimi kolaylaştırmaktadır. Bunun yanı sıra dijital ortamların etkisi de bu durumda öne çıkmaktadır. Türkiye'de gençler arasında bağımlılık hızla yaygınlaşmakta ve bu durum toplumsal bir tehdit haline gelmektedir. Bağımlılığın tek bir nedeni yoktur. Bir bireyin maddeye bağımlı olmasında sosyal ve ekonomik faktörler önemli rol oynar. İşsizlik, yoksulluk ve gelir eşitsizliği gibi durumlar bu süreci etkileyebilir. Bunun yanı sıra psikolojik ve sosyal etmenler de oldukça önemlidir. Aile içi sorunlar, kaygı ve stres, bireyin madde kullanmaya başlamasında veya bağımlı hale gelmesinde etkili olabilir. Ayrıca maddelerin kolayca temin edilebilmesi de temel nedenler arasındadır. Bununla birlikte dijital platformlar, bireylerin maddelere daha kolay ve rahat bir şekilde erişmesine imkan sağlayabilmektedir.' şeklinde belirtti.</span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,'sans-serif''><strong>'Tedavi sürecinde psikoterapi ve hekim kontrolü esas alınır'</strong></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,'sans-serif''>Özer, bağımlı olan bir bireyin psikolojik sürecine değinerek 'Madde kullanmaya başlayan bir gencin psikolojik sürecinde öncelikle durumun tespit edilmesi gerekir. Bu durum okulda, aile içinde ya da bir yakını tarafından fark edilmelidir. Kişinin ne kullandığı ve nereye yönlendirilmesi gerektiği belirlenmelidir. Örneğin okul ortamında, durumu fark eden bir öğretmen veya idareci bu konuda bilgi sahibi olmalı ve kişiyi ilgili birimlere yönlendirebilmelidir. Öğretmen, durumu fark ettiğinde öğrenciyi öncelikle okulun rehberlik servisine yönlendirmelidir. Rehberlik servisindeki psikolojik danışmanlar, bireyin öyküsünü alır. Ne kullandığını ve bu durumun ne zamandır devam ettiğini öğrenir, ardından ilgili uzmanlara yönlendirme yapar. Genellikle bireyler psikolog ve psikiyatristlere yönlendirilir ve süreç uzman kontrolünde ilerler. Tedavi sürecinde psikoterapi ve hekim kontrolü esas alınır.' şeklinde aktardı.</span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,'sans-serif''><strong>'Sadece ilaç kullanımı ve aile desteği yeterli değildir'</strong></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,'sans-serif''>Bağımlılık tedavi süreçleri hakkında da bilgi veren Özer, 'Tedavi sürecinde çeşitli zorluklar yaşanmaktadır. Genellikle tedaviyi sürdürmekte ciddi sıkıntılar ortaya çıkmaktadır. Bağımlılık kısa süreli bir durum değildir; uzun soluklu bir hastalıktır. Sadece ilaç kullanımı ve aile desteği yeterli değildir. Yönlendirme yapıldıktan sonra sürecin düzenli olarak takip edilmesi de şarttır. Psikiyatrist, psikolog ve danışmanlarla birlikte bu sürecin sistemli bir şekilde yürütülmesi gerekir. Ancak çoğu zaman süreç sağlıklı bir şekilde işletilememekte, takip ve denetim mekanizmaları yetersiz kalmaktadır. Bu durum da bireyin tedaviyi bırakıp yeniden maddeye yönelmesine neden olabilmektedir.' dedi.</span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,'sans-serif''><strong>'Aileler açısından en önemli sorumluluk çocukların yakından takip edilmesidir'</strong></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,'sans-serif''>Bu konuda aileye ve eğitim camiasına önemli görevler düştüğünü ifade eden Özer, şu ifadelere yer verdi:</span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,'sans-serif''>'Toplum olarak bu konudaki en büyük eksikliklerden biri damgalamadır. 'Bu kişi madde kullanıyor, bağımlıdır' diyerek bireyleri dışlamak yerine destek olmak gerekir. Destek olunmadığında bu bireyler süreç içinde kaybolabilmektedir. Bu nedenle bireylerle ve aileleriyle empati kurulmalı, onları dinleyerek yanında olunduğu hissettirilmelidir. Ayrıca mutlaka uzmanlarla iş birliği yapılmalıdır. Bu konuda aileye ve eğitim camiasına önemli görevler düşmektedir. Okullarda bilgilendirici seminerlerin düzenli olarak yapılması ve bu çalışmaların ihmal edilmemesi gerekmektedir. Öğrencilerle sürekli iletişim halinde olunmalı ve bilinçlendirme faaliyetleri sürdürülmelidir. Aileler açısından ise en önemli sorumluluk çocukların yakından takip edilmesidir. Dijital ortamlar ve sosyal medya dahil olmak üzere çocukların arkadaş çevresi, kimlerle vakit geçirdikleri ve ilişkileri dikkatle izlenmelidir. Bu süreç büyük önem taşımaktadır. Bir bireyin maddeye yönelme süreci çoğunlukla arkadaş çevresinde başlar. 'Bir kereden bir şey olmaz' düşüncesi ya da bir gruba dahil olma isteği en önemli nedenlerdendir. 'Bu maddeyi kullanırsam arkadaşlarım beni kabul eder' düşüncesiyle bireyler ne yazık ki bu sürece adım atabilmektedir.' <strong>(İLKHA)</strong></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Mardin</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/ozer-bir-bireyin-maddeye-bagimli-olma-sureci-ilk-olarak-arkadas-ortamindan-baslar</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 15:42:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/04/ozer-bir-bireyin-maddeye-bagimli-olma-sureci-ilk-olarak-arkadas-ortamindan-baslar.JPG" type="image/jpeg" length="65578"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mevsim geçişlerinde kalp krizi riskine dikkat]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/mevsim-gecislerinde-kalp-krizi-riskine-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/mevsim-gecislerinde-kalp-krizi-riskine-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Doktor Mehmet Tugay Yumuk, mevsim geçişlerinde kalp krizi vakalarının arttığını belirterek, belirtilerin erken fark edilmesi, risk faktörlerinin azaltılması ve hızlı müdahalenin hayati önem taşıdığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'>14-20 Nisan Kalp Sağlığı Haftası dolayısıyla İLKHA muhabirine konuşan Kardiyoloji Uzmanı Doktor Mehmet Tugay Yumuk, özellikle mevsim geçişlerinde kalp krizi vakalarının arttığını belirterek, gençlerin de risk altında olduğuna dikkat çekti.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'>Batman'da özel bir hastanede görev yapan Doktor Mehmet Tugay Yumuk, kalp sağlığının korunması için düzenli yaşam alışkanlıklarının önemine vurgu yaptı.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'>Doktor Yumuk, gündemlerinde özellikle bu dönemlerde daha sık görülen kalp krizinin bulunduğunu ifade ederek, 'Mevsim geçişlerinde daha sık olan ve özellikle gençleri de etkileyen kalp krizinden bahsetmek istiyorum.' dedi.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'><img alt='' src='https://ilkha.com/upload/img/bff4f560-a3f0-4c29-8dcf-ae48b38dd83c.jpg' style='height:910px; width:1366px' /></span></span></span></p> <p><strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'>Kardiyoloji Uzmanı Doktor Mehmet Tugay Yumuk</span></span></strong></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><strong><span style='font-size:12.0pt'>'Göğüste baskı ve yanma hissiyle başlayabilir'</span></strong></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'>Kalp krizi belirtilerinin kişiden kişiye değişebildiğini kaydeden Yumuk, 'Kalp krizi belirtileri kişiden kişiye değişkenlik göstermekle beraber, genel olarak ilk başta göğsün orta kısmında baskı ve yanma şeklinde bir ağrıyla başlar. Tabii bizim bu bölgede daha çok mide alt taraflarına yansıyan ağrılar olduğu için mide ile karıştırılabiliyor. Ancak böyle bir durumda çok da beklemeden profesyonel hekimlerden yardım almak gerekmekte.' ifadelerini kullandı.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><strong><span style='font-size:12.0pt'>'İlk yapılması gereken 112'yi aramak'</span></strong></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'>Dışarıda yaşanan bir kalp krizine müdahalede ilk yardım bilgisine sahip kişilerin devreye girmesi gerektiğini belirten Yumuk, 'Dışarıda olan bir kalp krizine nasıl müdahale edebiliriz? Bununla ilgili temel basamak, ilk yardım eğitimi almış olan kişilerin müdahale etmesidir. Bu konuda herhangi bir deneyimi olmayan kişilerin tek yapacağı şey, önce 'zarar verme' ilkesinden yola çıkarak 112 Acil Çağrı Merkezini arayıp yardım talebinde bulunmaktır.' dedi.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><strong><span style='font-size:12.0pt'>'Koruyucu hekimlik üzerinde durmamız lazım'</span></strong></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'>Kalp krizine gelmeden önce alınacak önlemlerin önemine dikkat çeken Yumuk, 'Bizim bu aşamaya gelmeden, daha doğrusu kalp krizi geçirme aşamasına gelmeden neler yapabileceğimiz üzerinde, yani koruyucu hekimlik üzerinde durmamız lazım.' diye konuştu.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><strong><span style='font-size:12.0pt'>'Obezite ve sigara en yaygın risk faktörleri arasında'</span></strong></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'>Kalp krizinde değiştirilemeyen ve değiştirilebilir risk faktörleri bulunduğunu belirten Yumuk, şöyle devam etti:</span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'>'Bunun için elimizde olan risk faktörleri var, elimizde olmayan sebepler var. Elimizde olmayan sebepler arasında yaşla beraber kalp krizi riski artmakta; genetik öyküsü olanların kalp krizi riski artmakta. Bununla beraber erkek cinsiyet, erken yaşlarda kalp krizi riskini artıran sebepler arasında; bunlar bizim elimizde olmayan, değiştiremeyeceğimiz nedenler.'</span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'>Yumuk, 'Ancak elimizde olan sebeplerden en yaygın olarak obezite ve sigara kalp krizini artıran sebeplerin başında geldiği için ilk başta bunlara dikkat etmemiz lazım.' şeklinde konuştu.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><strong><span style='font-size:12.0pt'>'Kronik hastalığı olanlar düzenli kontrol yaptırmalı'</span></strong></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'>Tansiyon, şeker, böbrek yetmezliği ve benzeri rahatsızlıkları bulunan kişilerin düzenli hekim kontrolünde olması gerektiğini ifade eden Yumuk, bu durumların damar tıkanıklıklarını tetikleyebileceğini söyledi.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><strong><span style='font-size:12.0pt'>'En temiz yöntem düzenli spordur'</span></strong></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'>Kalp sağlığını korumada en etkili ve ekonomik yöntemin düzenli egzersiz olduğunu belirten Yumuk, şunları söyledi:</span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'>'Kalp sağlığıyla alakalı yapabileceğimiz en ucuz, en temiz, en düzgün yöntem düzenli spordur. Düzenli spordan kastımız; spor salonlarına gidip ağırlıklar kaldıralım, kas yapımızı genişletelimden ziyade, aslında havanın ne çok soğuk ne çok sıcak olduğu uygun vakitlerde günlük 20-25 dakikalık tempolu 'postacı yürüyüşü' dediğimiz bir yürüyüştür.'</span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'>Yumuk, '20-25 dakikalık bir yürüyüş bile genel olarak kişinin bazal metabolizmasını 48 saat hızlandırdığı için kalp krizi riskini ciddi anlamda azaltmaktadır.' dedi.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><strong><span style='font-size:12.0pt'>'Üç beyaza dikkat edilmeli'</span></strong></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'>Beslenme alışkanlıklarının da kalp sağlığında önemli rol oynadığını vurgulayan Yumuk, 'Bununla beraber beslenme alışkanlıklarına çok çok dikkat etmeliyiz. Üç beyazdan bahsedilir: Şeker, un, tuz. Bunların her birinde aşırıya kaçılması durumunda risk çok çok fazla artmakta.' dedi.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><strong><span style='font-size:12.0pt'>'Gece geç saatlerde yemek yenmemeli'</span></strong></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'>Geç saatlerde yemek yemenin olumsuz etkilerine dikkat çeken Yumuk, paketli ve işlenmiş gıdalardan uzak durulmasını tavsiye ederek şunları kaydetti:</span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'>'Gece geç saatlerde yemek yememeye dikkat etmemiz lazım. Paketli gıdalardan, abur cuburlardan; cips, kola ve kızartma türlerinden kesinlikle uzak durmak lazım. Hele hele kronik hastalığı olan; tansiyonu, şekeri, böbrek yetmezliği ve kolesterolü yüksek olan hastaların bu tür gıdalardan uzak durmasını önemle tavsiye ediyoruz.' <strong>(İLKHA)</strong></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Batman, Sağlık</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/mevsim-gecislerinde-kalp-krizi-riskine-dikkat</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/04/mevsim-gecislerinde-kalp-krizi-riskine-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="23700"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Batman'da heyelana rağmen kanamalı gebe için seferberlik]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/batmanda-heyelana-ragmen-kanamali-gebe-icin-seferberlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/batmanda-heyelana-ragmen-kanamali-gebe-icin-seferberlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batman'ın Sason ilçesine bağlı Çakırpınar köyünde kanamalı gebe kadın için harekete geçen sağlık, jandarma ve özel idare ekipleri, heyelan nedeniyle kapanan yolu aşarak zamanında müdahalede bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Batman'ın Sason ilçesine bağlı Çakırpınar köyünde yaşayan 27 yaşındaki kanamalı gebe H.S için 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunuldu. İhbar üzerine sağlık ekipleri bölgeye sevk edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gece saatlerinde köy yolunda meydana gelen heyelan nedeniyle ulaşımda aksama yaşandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bunun üzerine 112 Acil Sağlık ekipleri, İl Özel İdaresi ve Jandarma ekipleri koordineli şekilde çalışma başlattı. Heyelanla kapanan yol, İl Özel İdaresi ekiplerinin çalışmasıyla kısmen ulaşıma açıldı.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Yolun açılmasının ardından sağlık ekipleri, yaklaşık 12 kilometrelik araziyi geçerek hastaya ulaştı. Olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından H.S, ambulansla Sason Devlet Hastanesine kaldırıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Batman İl Sağlık Müdürü Uzman Doktor Murat Solmaz, zorlu hava ve yol şartlarına rağmen ekiplerin koordineli çalışmasıyla hastaya ulaşıldığını belirterek, acil sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdüğünü ifade etti. <strong>(İLKHA)</strong></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Batman, Sağlık</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/batmanda-heyelana-ragmen-kanamali-gebe-icin-seferberlik</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/04/batmanda-heyelana-ragmen-kanamali-gebe-icin-seferberlik.jpg" type="image/jpeg" length="29739"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sason’da Kumar Bağımlılığına Karşı Farkındalık Konferansı]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/sasonda-kumar-bagimliligina-karsi-farkindalik-konferansi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/sasonda-kumar-bagimliligina-karsi-farkindalik-konferansi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sason'da Kaymakamlık ve Yeşilay iş birliğiyle kumar bağımlılığına karşı dev konferans düzenlendi. 300 kişinin katıldığı etkinlikte farkındalık mesajları verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeşilay Batman Şubesi, bağımlılıkla mücadele çalışmaları kapsamında Sason ilçesinde geniş kapsamlı bir farkındalık çıkarması yaptı. Sason Kaymakamı <strong>Furkan Başar</strong>’ın öncülüğünde düzenlenen konferansta, kumar bağımlılığının bireysel ve toplumsal tahribatlarına dikkat çekildi.</p>

<p><img alt="Sason’da Kumar Bağımlılığına Karşı Farkındalık Konferansı (3)" class="detail-photo img-fluid" height="942" src="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/04/sasonda-kumar-bagimliligina-karsi-farkindalik-konferansi-3.jpg" width="2040" /></p>

<p><strong>8 Kişilik Heyetle Çıkarma yapıldı</strong></p>

<p>Yeşilay Şube Başkanı <strong>M. Orhan Edis</strong>, yönetim kurulu üyeleri ve Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) çalışanlarından oluşan 8 kişilik heyet, Sasonlu vatandaşlarla bir araya geldi. Yoğun ilginin gösterildiği programa yaklaşık 300 kişi katılım sağlayarak bağımlılıkla mücadele konusunda bilgilendirildi.</p>

<p><img alt="Sason’da Kumar Bağımlılığına Karşı Farkındalık Konferansı (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/04/sasonda-kumar-bagimliligina-karsi-farkindalik-konferansi-2.jpg" width="2048" /></p>

<p><strong>Kumarın Toplumsal Etkileri Masaya Yatırıldı</strong></p>

<p>Konferansta, kumar bağımlılığının sadece bireyi değil, aile yapısını ve toplumsal huzuru da derinden sarstığı vurgulandı. Programda şu temel başlıklar öne çıktı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Bilinçlenme ve Mücadele:</strong> Bağımlılık döngüsünden kurtulmak için farkındalığın önemi.</li>
 <li><strong>Erken Müdahale:</strong> Bağımlılık ilerlemeden profesyonel destek almanın kritik rolü.</li>
 <li><strong>YEDAM Desteği:</strong> Yeşilay ve YEDAM tarafından sunulan ücretsiz rehabilitasyon ve destek hizmetlerinin tanıtımı.</li>
</ul>

<p><img alt="Sason’da Kumar Bağımlılığına Karşı Farkındalık Konferansı (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/04/sasonda-kumar-bagimliligina-karsi-farkindalik-konferansi-1.jpg" width="2048" /></p>

<p><strong>"Çalışmalarımız Artarak Devam Edecek"</strong></p>

<p>Yeşilay Batman Şube Başkanı M. Orhan Edis, Sason’daki bu yoğun katılımın mücadele azmini güçlendirdiğini belirtti. Edis, "Toplumun her kesimini bilinçlendirmeye yönelik bu tür çalışmalarımız, Batman’ın tüm ilçelerinde artarak devam edecektir," diyerek bağımlılıksız bir toplum hedefine vurgu yaptı.</p>

<p>Program, katılımcıların sorularının yanıtlanması ve karşılıklı iyi dileklerin ardından sona erdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Yerel, Sason</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/sasonda-kumar-bagimliligina-karsi-farkindalik-konferansi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 16:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/04/sasonda-kumar-bagimliligina-karsi-farkindalik-konferansi-4.jpg" type="image/jpeg" length="79275"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zayıf aile bağı ve küresel belirsizlik, şiddeti artıran 'güvenlik erozyonu'na yol açıyor!]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/zayif-aile-bagi-ve-kuresel-belirsizlik-siddeti-artiran-guvenlik-erozyonuna-yol-aciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/zayif-aile-bagi-ve-kuresel-belirsizlik-siddeti-artiran-guvenlik-erozyonuna-yol-aciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günümüzde artan şiddet olaylarının tek bir nedene indirgenemeyeceğini belirten uzmanlar, psikolojik, sosyolojik ve dijital faktörlerin birlikte etkili olduğunu söylüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Gençlik ve ergenlik döneminin kimlik gelişimi açısından en kırılgan süreç olduğuna dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, dijitalleşme, değişen rol modeller, zayıflayan aile bağları ve küresel belirsizliklerin gençlerde değer erozyonu ve şiddet artışına nasıl zemin hazırladığı hakkında açıklamalarda bulundu.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>Gençlerin ikonları karmaşıklaştı ve değerler erozyona uğradı!</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Günümüzde artış gösteren şiddet olaylarının nedenleri incelendiğinde psikolojik, nörolojik ve sosyolojik pek çok faktörün karşımıza çıktığını ifade eden Prof. Dr. Gül Eryılmaz, 'Ancak en kritik noktalardan biri, kimlik gelişiminin en kırılgan olduğu gençlik ve ergenlik dönemindeki değişimlerdir.' dedi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Çocukların genellikle yakın çevrelerini örnek alırken, ergenler ve gençlerin daha çok dış dünyayı rol model seçtiklerine dikkat çeken Prof. Dr. Eryılmaz, 'Eskiden 'çevre' dediğimiz olgu, dokunabildiğimiz ve görebildiğimiz insanlardan ibaretti. Ancak dijital araçlar bu sınırları ortadan kaldırdı; artık dünyanın öbür ucundaki birine anında bağlanabiliyoruz. Bu durum, ergenlerin örnek aldığı 'kahraman' ikonlarının da değişmesine yol açtı. Günümüzde; daha çok 'like' (beğeni) alan, daha çok izlenen, daha absürt davranan veya küfrederek dikkat çeken kişiler rol model haline geldi. Eskiden 'güçlü kahraman' anlayışı ahlaki değerlere dayanırken, günümüzde bu anlayış yerini popülarite odaklı ve absürt bir yapıya bıraktı. Gençlerin ikonları karmaşıklaştı ve değerler erozyona uğradı.' şeklinde konuştu.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>Ailelerin koruyucu kalkanı ve kapsayıcı etkisi zayıflıyor!</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Eskiden ailenin, birey için en güvenli sığınak, şefkat ve birliğin merkezi olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Gül Eryılmaz, 'Ancak bugün aile yapısı da ciddi bir erozyonla karşı karşıya.' dedi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>'Teknostres' olarak adlandırılan durum nedeniyle ekranların, adeta birer 'dijital emzik' haline geldiğine vurgu yapan Prof. Dr. Gül Eryılmaz, 'Bu durum, aile içindeki sağlıklı bağı, iletişimi ve derinlemesine sohbetleri azalttı. Araştırmalar, sosyal medyada zorbalığa uğrayan gençlerin yüzde 50'den fazlasının bu durumu ailelerine anlatmadığını gösteriyor. Gençlerin 'neden anlatmıyorsunuz?' sorusuna verdikleri cevaplar ise düşündürücü; 'beni anlamazlar', 'zaten bir şey yapamazlar', 'bir de üzerine azar işitirim'. Bu tablo, ailenin o koruyucu kalkanının ve kapsayıcı etkisinin zayıfladığını açıkça ortaya koymaktadır.' açıklamasını yaptı.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>Aile bağlarının zayıflaması ve küresel belirsizlikler, şiddeti artıran 'güvenlik erozyonu'na yol açar!</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Dünya algımız ve psikolojik güven duygumuzun da büyük bir yara aldığını aktaran Prof. Dr. Gül Eryılmaz, 'Eskiden savaşlar sadece meydanlardaydı; bugün ise ekonomik krizler, sosyal medya ve televizyon aracılığıyla her türlü çatışma evimizin içine kadar sızmış durumda.' dedi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Dünyayı yöneten liderlerin güç gösterilerinin ve tehditkar dillerinin, bireylerde 'güvende değiliz' hissini pekiştirdiğine işaret eden Prof. Dr. Eryılmaz, 'Sonuç olarak; ailedeki şefkat bağının zayıflaması, rol modellerin yozlaşması ve küresel belirsizliklerin yarattığı bu 'güvenlik erozyonu', şiddet olaylarının artmasına zemin hazırlayan en temel unsurlardır.' diyerek sözlerini tamamladı.<b> (İLKHA)</b></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Haber merkezi</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/zayif-aile-bagi-ve-kuresel-belirsizlik-siddeti-artiran-guvenlik-erozyonuna-yol-aciyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 12:26:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/04/zayif-aile-bagi-ve-kuresel-belirsizlik-siddeti-artiran-guvenlik-erozyonuna-yol-aciyor.jpg" type="image/jpeg" length="65716"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hemofili hastalarına yönelik destekler sürüyor]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/hemofili-hastalarina-yonelik-destekler-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/hemofili-hastalarina-yonelik-destekler-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, hemofili hastalarına yönelik ilaç ve tedavi desteğinin genişletildiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class='MsoNoSpacing'><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Bakan Işıkhan'ın açıklamasına göre, geri ödeme listesinde yer alan 66 hemofili ilacı sayesinde hastaların tedaviye erişimi kolaylaştırıldı. </span></span><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Mart ayı itibarıyla yaklaşık 4 bin hemofili hastasının tedavi giderlerinin karşılandığı bildirildi.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p class='MsoNoSpacing'><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Açıklamada, deri altına kolaylıkla uygulanabilen bir ilacın da geri ödeme listesine dahil edildiği ve böylece hastaların ev ortamında tedaviye daha rahat erişim sağladığı ifade edildi.</span></span></p> <p class='MsoNoSpacing'><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Bakan Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu aracılığıyla vatandaşların daha nitelikli sağlık hizmetlerinden yararlanması için çalışmaların sürdüğünü belirtti. <b>(İLKHA)</b></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Ankara</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/hemofili-hastalarina-yonelik-destekler-suruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:27:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/04/hemofili-hastalarina-yonelik-destekler-suruyor.jpg" type="image/jpeg" length="11364"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Optisyenler: Göz sağlığında en büyük hata yanlış gözlük seçimi]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/optisyenler-goz-sagliginda-en-buyuk-hata-yanlis-gozluk-secimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/optisyenler-goz-sagliginda-en-buyuk-hata-yanlis-gozluk-secimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kış mevsiminin ardından yüzünü gösteren keskin güneş, göz sağlığı tartışmalarını da beraberinde getirdi. Optisyenler, artan Ultraviyole (UV) ışınlarına karşı vatandaşları uyarırken; doğru gözlük seçiminin hem görme kalitesini koruduğunu hem de uzun vadeli göz hastalıklarını engellediğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span calibri=""><span>Batman'da kış mevsiminin ardından güneşli günlerin etkisini artırmasıyla birlikte göz sağlığı yeniden gündeme geldi. Özellikle bahar aylarıyla birlikte artan UV ışınları ve yoğun gün ışığı, günlük yaşamda gözlerin daha fazla korunmasını zorunlu hale getiriyor.</span></span></span></p>

<div class="embeddedContent oembed-provider- oembed-provider-youtube" data-align="none" data-oembed="https://youtu.be/BR9YQOFkW4s" data-oembed_provider="youtube" data-resizetype="noresize" data-title="https://youtu.be/BR9YQOFkW4s"><iframe allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" frameborder="0" height="349" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="//www.youtube.com/embed/BR9YQOFkW4s?wmode=transparent&amp;jqoemcache=hGyPm" title="https://youtu.be/BR9YQOFkW4s" width="425"></iframe></div>

<p><span><span calibri=""><span>İLKHA muhabirine konuşan optisyenler, güneş gözlüğünün artık yalnızca estetik bir aksesuar değil, uzun vadede göz sağlığını koruyan temel bir ihtiyaç olduğuna dikkat çekti.</span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span>Uzmanlar, kontrolsüz ve uzun süreli güneş ışığına maruz kalmanın gözlerde kalıcı hasarlara yol açabileceğini belirterek, özellikle UV koruması olmayan ürünlerin risk oluşturduğunu ifade ediyor. </span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span>Güneş gözlüğü kullanımının; katarakt, sarı nokta hastalığı ve kornea hasarı gibi ciddi göz rahatsızlıklarına karşı koruyucu bir rol üstlendiği vurgulanıyor. Bu nedenle vatandaşların bilinçli tercih yapması, optik mağazalardan sertifikalı ve koruma oranı belli ürünleri tercih etmesi gerektiği belirtiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/3e33fc53-d03a-45d4-9a92-ea1a840f4f6a.jpg" width="1366" /></span></span></span></p>

<p><strong><span><span calibri=""><span>Hamza Enecür</span></span></span></strong></p>

<p><span><span calibri=""><strong><span>'Güneş gözlüğü sezonu başladı'</span></strong></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span>Güneş ışınlarının etkisinin arttığını belirten Optisyen Hamza Enecür, 'Batman'da bu kış biraz soğuk geçse de artık güneş yüzünü göstermeye başladı. Güneş gözlüğü sezonu açıldı diyebiliriz. Güneş gözlüğü neden takılmalı? Çünkü şehrimizde güneş oldukça keskin ve ışık oranı yüksek. Bu yüzden güneş gözlüğü kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca güneşin verdiği UV zararları da gözlük kullanımını gerekli kılıyor.' dedi. </span></span></span></p>

<p><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/6a731f50-842d-414c-b371-fae760775773.jpg" width="1366" /></p>

<p><span><span calibri=""><strong><span>'Herkes güneş gözlüğü kullanmalı'</span></strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span calibri=""><span>Enecür, güneş gözlüğünün her yaş grubu için gerekli olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:<br />
'Halkımızın optik müesseselere başvurarak, optisyenler aracılığıyla UV koruması yüksek ve cam kalitesi iyi olan güneş gözlüklerini tercih etmesi gerekiyor. Peki, herkes güneş gözlüğü takabilir mi? Evet, çocuklardan yaşlılara kadar herkes güneş gözlüğü kullanabilir. Ancak herkesin göz hassasiyeti, alerjisi ve durumu farklı olduğu için buna uygun gözlük seçilmelidir. Koruma oranları da kişiden kişiye değişebilir. Örneğin şoför, pilot ya da standart bir kullanıcının kullandığı güneş gözlüğü aynı olmayabilir.'</span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/679f3664-c599-4772-ae9c-4017f7d20ce7.jpg" width="1366" /></span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><strong><span>'Ucuz ve merdiven altı ürünlerden uzak durulmalı'</span></strong></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span>Güneş gözlüğü seçiminde doğru adresin optik mağazalar olduğunu belirten Enecür, 'Güneş gözlüklerinin optisyenlik müesseselerinden alınması gerekir. Farklı yerlerden alınan gözlüklerin koruma oranı ve sertifikası belli değildir. Ne kadar koruyacağı bilinmez. Ancak optik mağazalardan alınan ürünler standartlara uygun üretilir ve koruma oranları bellidir. Ayrıca garanti kapsamındadır. Sokak aralarında veya tezgahlarda satılan güneş gözlüklerini kesinlikle önermiyorum. Halk arasında bu ürünler daha çok kozmetik amaçlı tercih ediliyor. Şekil olarak güzel görünse de koruma sağlamazlar. Cam kalitesi ve üretim yeri belli değildir. Genelde düşük kaliteli camlardan yapılırlar ve koruma oranları çok düşüktür.' vurgusunda bulundu. </span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/eaf93b70-b730-4818-b18a-116e9efa549e.jpg" width="1366" /></span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><strong><span>'Yanıltıcı koruma göz sağlığını tehdit ediyor'</span></strong></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span>Düşük kaliteli gözlüklerin oluşturduğu risklere dikkat çeken Enecür, sözlerine şöyle devam etti:<br />
'Bu gözlükler ışığı kestiği için koruyormuş gibi bir algı oluşturur, ancak uzun vadede göze daha fazla zarar verebilir. UV ışınlarını yeterince engelleyemez ve zararlı ışınların göze ulaşmasına neden olabilir. Özellikle çocuklar konusunda toplumda eksiklik var. Çocuklara güneş gözlüğü alınmıyor ve gerekli görülmüyor. Oysa çocuklardan yaşlılara kadar herkesin güneş gözlüğü kullanması gerekir. Günümüzde daha fazla dışarıda vakit geçiriyoruz ve daha fazla güneşe maruz kalıyoruz.'</span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/13b10300-b12b-4c83-93cc-64c9db82e4dd.jpg" width="1366" /></span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><strong><span>'Uzun süre güneş ışığına maruz kalmak gözlere ciddi zarar verir'</span></strong></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span>Özellikle dışarıda çalışanlar için uyarıda bulunan Enecür, 'Araç kullananlar ve açık alanda çalışan kişiler güneş gözlüğü kullanmak zorundadır. Uzun süre güneş ışığına maruz kalmak gözlere ciddi zarar verir. Bunun yanında ev ortamında da telefon, tablet ve yapay ışıklar nedeniyle gözler zaten yorulmaktadır. Sadece numaralı gözlük kullananlar değil, ekran başında uzun süre çalışan herkes koruyucu gözlük kullanabilir. Güneş gözlüğü fiyatları her yıl olduğu gibi bu yıl da artış göstermiştir. Enflasyona bağlı olarak yüzde 30–40 oranında zamlar olabilmektedir. Piyasada uygun fiyatlı ürünler bulunabilse de kaliteli bir güneş gözlüğü almak isteyenler için ortalama fiyat aralığı 5 bin ile 10 bin lira arasındadır. Daha üst segment ürünlerde fiyatlar çok daha yüksek seviyelere çıkabilmektedir.' ifadelerini kullandı. </span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/4bd03de5-8dd0-4528-a2e2-ecfa7c944823.jpg" width="1366" /></span></span></span></p>

<p><strong><span><span calibri=""><span>Furkan Özmen</span></span></span></strong></p>

<p><span><span calibri=""><strong><span>'Güneş gözlüğü estetikten öte bir gereklilik'</span></strong></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span>Bir diğer optisyen Furkan Özmen ise güneş gözlüğünün önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:<br />
'Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte güneş gözlüğü artık bir ihtiyaç haline gelmiştir. Aksesuar veya tarz olmasının ötesinde, zararlı güneş ışınlarından korunmak için güneş gözlüğü kullanmak bir zorunluluktur. Güneşe çıktığımızda gözlerimizi kısmamız, göz çevresinde kırışıklıkların oluşmasına neden olur. Bu durum yalnızca göz sağlığını değil, estetik açıdan da olumsuz etkiler. Bu nedenle güneş gözlüğü kullanımı bu mevsimlerde daha da önemli hale gelmiştir.'</span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/14b4f9ad-45ca-4135-9e76-718defaff820.jpg" width="1366" /></span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><strong><span>'Göz kusuru olan kişiler için de teknoloji oldukça gelişmiştir'</span></strong></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span>Gelişen gözlük teknolojilerine değinen Özmen, 'Eskiden insanlar güneş gözlüğü takmaktan çekinirken, günümüzde bu durum normalleşmiştir. Artık herkes rahatlıkla güneş gözlüğü kullanmaktadır. Göz kusuru olan kişiler için de teknoloji oldukça gelişmiştir. Miyop, hipermetrop gibi görme sorunları olan bireyler için klipsli gözlükler veya kolormatik camlar kullanılabilmektedir. Klipsli gözlüklerde optik gözlüğün üzerine takılan aparatlar sayesinde güneşten korunma sağlanır. Kolormatik camlar ise güneşe çıkıldığında kendiliğinden koyulaşır, kapalı ortamlarda ise tekrar şeffaf hale gelir. Bu sayede göz numarası olan kişilerin de her koşulda gözlerini koruması mümkün olur.' dedi. </span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/cbdbdcfa-43f9-4240-ab63-5e895bec45c7.jpg" width="1366" /></span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><strong><span>'Polarize ve UV400 camlar tercih edilmeli'</span></strong></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span>Güneş gözlüğü seçiminde teknik özelliklerin önemine dikkat çeken Özmen şunları söyledi:<br />
'Yaz mevsiminde güneş ışınları daha keskin geldiği için özellikle araç kullanırken polarize camlar tercih edilmelidir. Ayrıca UV400 korumalı camların seçilmesi büyük önem taşır. Petrol istasyonları veya ucuzluk pazarlarında satılan güneş gözlüklerinden uzak durulmalıdır. Bu ürünlerin hem cam kalitesi hem de çerçeve yapısı sağlığa zararlı olabilir. Özellikle düşük kaliteli plastiklerden üretilen çerçeveler, ciltle temas ettiğinde zararlı etkiler oluşturabilir. Zamanla çerçevede renk atması ve deformasyon görülmesi de bu kalitesizliğin bir göstergesidir.'</span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/cf928fb5-957e-428d-b829-83f795c24449.jpg" width="1366" /></span></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><strong><span>'Öncelik kalite ve sağlık olmalı'</span></strong></span></span></p>

<p><span><span calibri=""><span>Özmen, 'Bu tür gözlüklerin camları genellikle boyama camlardır ve yeterli koruma sağlamaz. Bu nedenle önerilmez. En sağlıklı tercih, bir optik mağazasına giderek optisyen desteğiyle yüz tipine ve ihtiyaca uygun bir gözlük seçmektir. Gözlük seçiminde fiyat veya marka odaklı olmak yerine camın ve çerçevenin kalitesine dikkat edilmelidir. Ürünün sağlıklı ve işlevsel olması, kullanıcıya daha fazla fayda sağlar.' şeklinde konuştu. <strong>(İLKHA)</strong></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Batman, Sağlık</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/optisyenler-goz-sagliginda-en-buyuk-hata-yanlis-gozluk-secimi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/04/optisyenler-goz-sagliginda-en-buyuk-hata-yanlis-gozluk-secimi.JPG" type="image/jpeg" length="95187"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de alerjik rinit vakaları artıyor]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/turkiyede-alerjik-rinit-vakalari-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/turkiyede-alerjik-rinit-vakalari-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle burun akıntısı, hapşırık, gözlerde sulanma ve burun tıkanıklığı gibi belirtilerle kendini gösteren alerjik rinit (burun alerjisi), son yıllarda Türkiye'de giderek daha fazla kişiyi etkileyen önemli bir sağlık sorunu haline gelmiş durumda.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Bahar aylarının gelmesiyle birlikte toplumda sıkça görülen solunum yolu şikayetleri yeniden gündeme geliyor. Halk arasında saman nezlesi olarak da bilinen alerjik rinit (burun alerjisi), yaşam kalitesini doğrudan etkileyen kronik bir tabloya dönüşebiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Muhittin Dadaş, Türkiye'de alerjik rinit görülme sıklığının dikkat çekici şekilde arttığını belirterek, toplumun yaklaşık yüzde 15–20'sinin bu durumdan etkilendiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>'Alerjik rinit artık sadece mevsimsel bir sorun değil'</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Alerjik rinitin uzun yıllar boyunca yalnızca bahar aylarında ortaya çıkan geçici bir problem olarak değerlendirilirken, günümüzde yıl boyu devam edebilen kronik bir hastalık haline gelebildiğini belirten Dadaş, özellikle şehir yaşamı, hava kirliliği ve kapalı ortamlarda geçirilen sürenin artmasının bu değişimde önemli rol oynadığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Op. Dr. Muhittin Dadaş, 'Alerjik rinitin yalnızca polenlerle sınırlı olmadığını vurgulayarak; ev tozu akarları, hayvan tüyleri, küf mantarları ve hava kirliliğinin de önemli tetikleyiciler arasında yer aldığını belirtiyor. Bu nedenle birçok hasta, yılın farklı dönemlerinde benzer şikayetlerle karşılaşabiliyor.' dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>'Burun alerjisi hafife alınmamalı, yaşam kalitesini etkilenebilir'</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Alerjik rinit çoğu zaman basit bir nezle gibi algılansa da aslında günlük yaşamı ciddi ölçüde etkileyebilen bir hastalık olduğunu ifade eden Dadaş, 'Sürekli burun tıkanıklığı, gece uykusunun bölünmesine ve buna bağlı olarak gün içinde yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve performans düşüşüne neden olabilir. Ayrıca tedavi edilmediğinde sinüzit, orta kulak problemleri ve hatta astım gibi daha ciddi solunum yolu hastalıklarına zemin hazırlayabilir. Bu nedenle erken tanı ve uygun alerjik rinit tedavisi, hastalığın ilerlemesini önlemek açısından önemli.' diye ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>'Çocuklar ve genç yetişkinler etkileniyor'</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dadaş, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>'Alerjik rinit her yaş grubunda görülebilse de özellikle çocukluk ve genç erişkinlik döneminde daha sık ortaya çıkabiliyor. Okul çağındaki çocuklarda ders başarısını etkileyebilecek düzeyde dikkat sorunlarına yol açabilen bu durum, aileler tarafından çoğu zaman fark edilmeden ilerleyebilir.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Genetik yatkınlık da önemli bir risk faktörüdür. Ailesinde alerjik hastalık öyküsü bulunan bireylerde alerjik rinit görülme ihtimali daha yüksektir.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Son yıllarda Türkiye'de alerjik rinit vakalarının artmasında birçok faktör etkili. Hava kirliliğinin artması, kentleşme, yeşil alanların azalması ve kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesi bu artışın başlıca nedenleri arasında yer alıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bunun yanı sıra, iklim değişikliğiyle birlikte polen mevsiminin uzaması da alerjik şikayetlerin daha uzun süre devam etmesine neden olabiliyor. Bu durum, özellikle bahar aylarında şikayetlerin daha yoğun hissedilmesine yol açıyor.'</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>'Alerjik rinit tedavisinde kişiye özel yaklaşım önemlidir'</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Alerjik rinit tedavisine değinen Dadaş, ilk adımın, hastalığa neden olan alerjenlerin belirlenmesi olduğunu belirterek, 'Bu doğrultuda hastaya özel bir tedavi planı oluşturulur. Tedavi sürecinde ilaçlar, burun spreyleri ve gerektiğinde alerji aşıları (immünoterapi) kullanılabilir. Aynı zamanda hastaların günlük yaşamlarında alerjenlerden korunmaya yönelik önlemler alması da tedavinin önemli bir parçasıdır. Ev temizliğine dikkat edilmesi, polen yoğunluğunun yüksek olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması ve kapalı ortamların düzenli havalandırılması gibi basit önlemler şikayetlerin kontrol altına alınmasına destek olabilir.' değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>'Burun alerjisi erken fark edilirse kontrol altına alınabilir'</strong></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Alerjik rinitin, doğru yaklaşımla kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunu aktaran Dadaş, 'Ancak birçok hasta, şikayetlerini basit bir nezle olarak değerlendirip tedaviye geç başvurabiliyor. Bu da hastalığın kronikleşmesine neden olabiliyor. Burun alerjisi olarak bilinen alerjik rinit, erken dönemde fark edilip uygun şekilde yönetildiğinde hastaların yaşam kalitesini belirgin şekilde artırmak mümkündür. Özellikle uzun süren burun tıkanıklığı, sık hapşırma ve gözlerde sulanma gibi şikayetler hafife alınmamalı ve bir uzmana başvurulmalıdır.' diye kaydetti. <strong>(İLKHA)</strong></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber merkezi, Sağlık</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/turkiyede-alerjik-rinit-vakalari-artiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/04/turkiyede-alerjik-rinit-vakalari-artiyor.jpg" type="image/jpeg" length="64177"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
