<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Batman Rehber Gazetesi - Batman haber, sondakika haberleri</title>
    <link>https://batmanrehbergazetesi.com</link>
    <description>Batman haber, sondakika haberleri, gazeteleri, Batman petrolspor, en güncel Türkiye ve dünya haberleri için bizi takip etmeyi unutmayın.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://batmanrehbergazetesi.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 15 Aug 2026 08:47:42 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Ahşabı sanata dönüştüren usta: 'Kaybolmaya yüz tutmuş meslekler desteklenmeli']]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/ahsabi-sanata-donusturen-usta-kaybolmaya-yuz-tutmus-meslekler-desteklenmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/ahsabi-sanata-donusturen-usta-kaybolmaya-yuz-tutmus-meslekler-desteklenmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batman'da yaklaşık 15 yıldır ahşap oyma ve diorama sanatıyla uğraşan Murat Özdamar, el emeği eserleriyle tarihi ve toplumsal olayları üç boyutlu minyatürlere dönüştürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanatın kendisi için bir terapi olduğunu belirten Özdamar, kaybolmaya yüz tutan el sanatlarının yaşatılması için yetkililere destek çağrısında bulundu.</p>

<p>Batman'da ahşap oyma ve diorama sanatıyla ilgilenen Murat Özdamar, İLKHA muhabirine yaptığı açıklamada mesleğe nasıl başladığını, ortaya koyduğu eserleri, sanatın kendisi için ifade ettiği anlamı ve yaşadığı zorlukları anlattı.</p>

<p>El sanatlarının gelecek nesillere aktarılabilmesi için daha fazla destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Özdamar, sanatçılar için kalıcı projelerin hayata geçirilmesini istedi.</p>

<div class="embeddedContent oembed-provider- oembed-provider-youtube" data-align="none" data-oembed="https://youtu.be/z8yRL8l3Ve0" data-oembed_provider="youtube" data-resizetype="noresize" data-title="https://youtu.be/z8yRL8l3Ve0"><iframe allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" frameborder="0" height="349" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="//www.youtube.com/embed/z8yRL8l3Ve0?wmode=transparent&amp;jqoemcache=BJFXF" title="https://youtu.be/z8yRL8l3Ve0" width="425"></iframe></div>

<p>Sanatın kendisi için yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda ruhunu dinlendiren ve günlük hayatın yoğunluğundan uzaklaştıran bir uğraş olduğunu belirten Özdamar, zamanla hobisini ticari bir faaliyete dönüştürdüğünü söyledi.</p>

<p>El sanatlarının yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için sanatçılara daha fazla destek verilmesi gerektiğini ifade eden Özdamar, Batman'da hayata geçirilmesi planlanan ancak çeşitli nedenlerle gerçekleştirilemeyen 'Sanatçılar Çarşısı' projesinin de hem kentin tanıtımına hem de sanatçıların gelişimine önemli katkılar sağlayacağını dile getirdi.</p>

<p><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/3fda0a0b-0aaa-4ad8-ac00-ef9b305cf974.jpg" width="1366" /></p>

<p><strong>Murat Özdamar</strong></p>

<p><strong>'Ahşap oyma sanatına kendi yaptığım kuş kafesiyle başladım'</strong></p>

<p>Özdamar 'Bu meslekle yaklaşık 15 senedir fahri olarak uğraşıyorum. Mesleğim ahşap oyma. Bunun yanı sıra diorama çalışmaları yapıyor, farklı el sanatlarıyla da ilgileniyorum. Burada kendi tasarımlarımı ortaya koyuyorum. Bu mesleğe, bir arkadaşımda gördüğüm kuş kafesinden etkilenerek kendi kuşum için yaptığım ahşap kafesle başladım. Oradan yola çıkarak kuş kafesleri üretmeye ve ahşap oyma sanatını icra etmeye başladım. Zamanla bununla yetinmedim. Aynı alanda farklı dallarda çalışmalarımı genişlettim ve kendimi geliştirdim.' dedi.</p>

<p><strong>'Batman'ın tarihiyle ilgili eserler yaptım'</strong></p>

<p>Gerçeğe en yakın sahneleri üç boyutlu minyatürlerle canlandırmaya çalıştığını belirten Özdamar 'Diorama sanatı; gerçek hayatta, kurguda ya da hayalimizde canlandırdığımız bir sahneyi üç boyutlu minyatür olarak tasarlamaktır. Yani gerçeğe en yakın şekilde o sahneyi yeniden oluşturmaktır. Bu alanda birçok çalışmam oldu. Batman'ın tarihiyle ilgili eserler yaptım. Hasankeyf'in farklı ölçeklerde minyatürlerini hazırladım. Kerpiç evimizi, gerçek yapım aşamalarındaki gibi çamurun içine saman karıştırarak birebir yaptım. Malabadi Köprüsü'nün minyatürünü yaptım. Birçok tarihi yapıyı ve sahneyi üç boyutlu minyatür eserler hâline getirdim.' ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/73ab415d-c1b3-4969-b40b-8c53292a8af8.jpg" width="1366" /></p>

<p><strong>'Her eser uzun emek ve sabrın ürünüdür'</strong></p>

<p>Eserlerinin yalnızca sanatsal değil, aynı zamanda toplumsal mesajlar da taşıdığını belirten Özdamar 'Son çalışmalarımdan biri ise Sudan'da susuzluk ve açlık nedeniyle ölmek üzere olan bir çocuğu ve başında bekleyen akbabayı üç boyutlu minyatür olarak canlandırdığım eserdi. Bunun yanı sıra, denizde boğulduktan sonra kıyıya vuran ve tüm dünyanın hafızasına kazınan Aylan bebeğin de çalışmasını yaptım. Bu çalışmalar basit işler değildir. Ne fabrikasyon ne de seri üretimdir. Bunlar, bir sanatçının ve ustanın günlerini, hatta aylarını verdiği eserlerdir. Gerektiğinde tek bir sahne ya da küçük bir detay üzerinde günlerce çalışılır. Bu nedenle uzun emek isteyen çalışmalardır. Ruhumuzu, sanatımızı ve zamanımızı bu eserlere yansıtıyoruz. Eşimizden, çocuğumuzdan, ailemizden ayırdığımız zamanı burada harcayarak ortaya çıkan eserlerin her birine emek ve ruh katıyoruz.' diye konuştu.</p>

<p><img alt="" src="https://ilkha.com/upload/img/0d7fde1c-6ac8-4978-ba79-ecbfce5da6a3.jpg" /></p>

<p><strong>'Atölyeye girdiğimde bütün dünya telaşını unutuyorum'</strong></p>

<p>Sanatın kendisi için bir terapi niteliği taşıdığını dile getiren Özdamar 'Bu işi yaparken rahatlıyorum. Başlangıçta tamamen hobi amaçlıydı, zamanla ticari yönü de oluştu. Atölyeye girdiğimde bütün dünya telaşını ve meşguliyetini unutuyorum. Kendimi burada motive ediyor, tüm sıkıntılarımdan uzaklaşıyorum. Bütün dikkatimi yaptığım işe verdiğimde zihnim rahatlıyor. Bu yönüyle benim için adeta bir terapi niteliği taşıyor. Elbette bu işin ticaretini de yapıyoruz. Başlangıçta bizi tanıyan kimse yoktu. Zamanla sıcak satışlarla başladık, ardından müşteri sayımız arttı. Sosyal medya ve farklı kanallar aracılığıyla şehir dışına ve yurt dışına satışlarımız oldu. Ancak bu konuda hâlâ eksiklerimiz var. Çünkü bizi tanıyan insan sayısı yeterli değil.' dedi.</p>

<p><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/e6beaf57-a03c-41ab-bb0f-ea88e2b8295f.jpg" width="1366" /></p>

<p><strong>'Sanatçılar daha fazla desteklenmeli'</strong></p>

<p>Yetkililere çağrıda bulunan Özdamar 'Devlet yetkililerinin bu konuda daha anlayışlı ve çözüm odaklı projeler üretmesini, sanatçılara daha fazla destek vermesini istiyorum. Benim gibi tanıtım konusunda yetersiz kalan birçok sanatçı var. Yetkililer bu konuda öncülük ederse hem Batman'ın hem de Türkiye'nin ulusal ve uluslararası tanıtımına katkı sağlanacağına inanıyorum. Ancak imkânlarımız sınırlı olduğu için bu çalışmaları kendi imkânlarımızla istenilen seviyeye taşıyamıyoruz. Atölye malzemeleri ve tanıtım konusunda destek verilirse hem gelecek nesillere ışık tutabilir hem de farklı alanlarda eğitimler ve kurslar düzenleyebiliriz. Böylece birçok değerli sanatın yaşatılmasına katkı sağlanmış olur.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/702024c9-15c7-4608-a9a9-a3af31658375.jpg" width="1366" /></p>

<p><strong>'Sanatçılar Çarşısı projesi hayata geçirilemedi'</strong></p>

<p>Daha önce hazırladıkları projeye de değinen Özdamar 'Daha önce devlet desteğiyle ilgili bir girişimimiz oldu. Aslında talep onlardan gelmişti. Batman'da Geleneksel Sanatlar Derneği olarak üyelerimizle birlikte bir proje hazırladık. Batman'da 'Sanatçılar Çarşısı' kurulmasını istiyorduk. Projemizi sunduk, gerekli aşamaları tamamladık ve bu konuda üç kez toplantı yaptık. Ancak çeşitli aksaklıklar nedeniyle projeyi hayata geçiremedik. Oysa bu proje gerçekleşseydi hem Batman'a hem de sanatçılarımıza önemli katkılar sağlayacaktı. Batman'a gelen turistlerin ve misafirlerin gezebileceği, alışveriş yapabileceği bir alan oluşacak; çocuklarımızın kurslara katılarak el becerilerini geliştirebileceği bir ortam sağlanmış olacaktı. Bunun Batman ve ülkemiz açısından önemli bir kazanım olacağını düşünüyorum.' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>'Bu meslekler gelecek nesillere aktarılmalı'</strong></p>

<p>El sanatlarının korunmasının önemine dikkat çeken Özdamar 'Yetkililerden en büyük talebimiz, sanatçılara ve zanaatkârlara daha fazla destek olmalarıdır. Çünkü yaptığımız meslekler kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerdir. Eğer biz bu sanatları yeni nesillere aktaramazsak, bizden sonra bu meslekler yok olup gidecektir. Gelecek nesiller bu sanatları öğrenme fırsatı bulamayacaktır. Bu nedenle yetkililerden daha duyarlı olmalarını, sanatçılara ve zanaatkârlara gerekli desteği vermelerini istiyorum.' dedi. <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Batman, Kültür</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/ahsabi-sanata-donusturen-usta-kaybolmaya-yuz-tutmus-meslekler-desteklenmeli</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/07/ahsabi-sanata-donusturen-usta-kaybolmaya-yuz-tutmus-meslekler-desteklenmeli.JPG" type="image/jpeg" length="43906"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üç kuşaktır aynı tezgahta tenekecilik mesleğini sürdürüyor]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/uc-kusaktir-ayni-tezgahta-tenekecilik-meslegini-surduruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/uc-kusaktir-ayni-tezgahta-tenekecilik-meslegini-surduruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Tarihi Almacı Pazarı esnaflarından Tenekeci Ahmet Telefoncu, 50 yıldır sürdürdüğü tenekecilik mesleğinin teknoloji, değişen tüketim alışkanlıkları ve çırak yetişmemesi nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, gençlerin el sanatlarına yönelmesi çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarihi Almacı Pazarı'nda üçüncü kuşak tenekeci olarak mesleğini sürdüren Ahmet Telefoncu, dedesinden miras kalan zanaatın bugün bitme noktasına geldiğini ifade etti.</p> <p>Yarım asırdır tenekecilik yaptığını belirten Telefoncu, teknolojik gelişmeler ve gençlerin mesleğe ilgi göstermemesi nedeniyle köklü bir sanatın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.</p> <div class='embeddedContent oembed-provider- oembed-provider-youtube' data-align='none' data-oembed='https://youtu.be/Y8Mjrr-g2iE' data-oembed_provider='youtube' data-resizetype='noresize' data-title='https://youtu.be/Y8Mjrr-g2iE'><iframe allowfullscreen='true' allowscriptaccess='always' frameborder='0' height='349' scrolling='no' src='//www.youtube.com/embed/Y8Mjrr-g2iE?wmode=transparent&jqoemcache=fM5Ui' title='https://youtu.be/Y8Mjrr-g2iE' width='425'></iframe></div> <p>Telefoncu, mesleğe 10 yaşında başladığını belirterek, üçüncü kuşak temsilci olarak ailesinden devraldığı sanatı yaşatmaya çalıştığını dile getirdi.</p> <p><strong>'Üçüncü kuşak olarak 50 yıldır bu mesleğin içindeyim'</strong></p> <p>Telefoncu, 'Ben 1966 doğumluyum. Bir buçuk metre alanda bu mesleğin üçüncü kuşak temsilcisiyim. Dedemden babama, babamdan da bana geçen tenekecilik mesleğini yaklaşık elli yıldır sürdürüyorum. Daha on yaşındayken dükkana girdim ve o günden beri bu sanatın içindeyim.' dedi.</p> <p><strong>'Tenekecilik eski önemini kaybetti'</strong></p> <p><strong><img alt='' src='https://ilkha.com/upload/img/cd6141c1-8bc7-4d59-add5-7079fcb827ce.jfif' style='width: 1366px; height: 910px;' /></strong></p> <p><em><strong>Tenekeci Ahmet Telefoncu</strong></em></p> <p>Telefoncu, tenekeciliğin sanıldığı gibi hurda tenekelerle ilgili bir iş olmadığını, kullanılan malzemenin adından geldiğini belirterek, geçmişte birçok ürünün tenekeden üretildiğini ancak teknolojinin gelişmesiyle mesleğin gerilediğini ifade etti.</p> <p>Telefoncu 'Tenekecilik denildiğinde birçok kişi çöpe atılan eski tenekeleri düşünüyor. Oysa bizim bahsettiğimiz teneke, kullandığımız malzemenin adıdır. Teknolojinin gelişmediği dönemlerde süt güğümlerinden sulama kaplarına, kahveci semaverlerinden yağ ve mazot kaplarına kadar pek çok ürün tenekeden yapılırdı. Ancak zamanla krom, plastik ve diğer teknolojik malzemelerin yaygınlaşmasıyla bu meslek de eski önemini kaybetti.' şeklinde konuştu.</p> <p><strong>'Mesleğimiz bitme noktasına geldi'</strong></p> <p>Eskiden atölyelerde çok sayıda çırak yetiştiğini hatırlatan Telefoncu, bugün ise mesleği öğrenmek isteyen genç bulunmadığını belirterek, tenekeciliğin son temsilcileri arasında yer almanın üzüntüsünü yaşadıklarını söyledi.</p> <p>Telefoncu  'Eskiden bir dükkanda sekiz, on çırak çalışırken bugün bırakın çırağı, bu işi öğrenmek isteyen genç bile bulamıyoruz. Kendi mesleğimizin son temsilcileri olmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Çünkü günümüz gençleri emek vererek bir meslek öğrenmek yerine kısa yoldan para kazanmayı tercih ediyor. Çalışmadan zengin olmak, lüks yaşamak istiyor. Oysa bir sanatın, bir zanaatın değerini bilmek; alın teriyle kazanmanın huzurunu yaşamak çok daha kıymetlidir.' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'Tamir kültürü hem israfı önlüyor hem ekonomiye katkı sağlıyor'</strong></p> <p><strong><img alt='' src='https://ilkha.com/upload/img/29859bb4-0cb4-463b-81f2-a164c9894681.jfif' style='width: 1366px; height: 910px;' /></strong></p> <p>Telefoncu, tamir edilen ürünlerin yeniden kullanılmasının hem milli ekonomiye katkı sunduğunu hem de israfın önüne geçtiğini vurgulayan Telefoncu 'Bugün bile tamir ettiğimiz bir kahveci semaveri, çöpe gitmek yerine yeniden kullanılabiliyor. Böylece hem ülke ekonomisine katkı sağlanıyor hem de yılların emeği korunuyor. Bizim anlayışımızda hiçbir eşya kolayca çöpe atılmaz; tamir edilir, yeniden değerlendirilir. Bu hem israfı önler hem de geçmişe duyulan saygının bir göstergesidir.' dedi.</p> <p><strong>'Gençler meslek öğrenmeye yönelmeli'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Mesleğin geleceğinin çırak yetişmesine bağlı olduğunu belirten Telefoncu, gençlerin okul dışındaki zamanlarını meslek öğrenerek değerlendirmelerinin önemine dikkat çekerek 'Ne yazık ki artık usta para verse bile çırak gelip çalışmıyor. İşin zorluğu, çalışma şartları ve sabır gerektirmesi gençlere cazip gelmiyor. Oysa okuldan arta kalan zamanlarda çocukların esnafın yanına gelip meslek öğrenmesi, aynı zamanda insanlık, ahlak ve esnaflık adabını da kazanması gerekir.' şeklinde konuştu.</p> <p><strong>'Alın teriyle kazanılan kazançta bereket vardır'</strong></p> <p>Toplumda para odaklı anlayışın yaygınlaştığını belirten Telefoncu, gençlerin yeniden el emeğinin değerini anlaması gerektiğini ifade ederek 'Bugün insanlar her şeyi yalnızca para kazanmak olarak görüyor. Bu bakış açısının değişmesini, gençlerin yeniden köklerine dönmesini ve el emeğinin değerini anlamasını istiyoruz. El emeği ve göz nuruyla kazanılan ekmeğin lezzeti hiçbir şeye benzemez. Çünkü alın teriyle kazanılan kazanca Cenab-ı Allah bereket verir. Bereketin olduğu yerde huzur da olur, mutluluk da olur. İnsan hem Allah katında hem de insanlar arasında saygınlık kazanır.' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'Bu değerlerin yaşatılması gerekiyor'</strong></p> <p>Telefoncu, geleneksel mesleklerin gelecek nesillere aktarılması için farkındalık oluşturulmasının önemine işaret ederek, seslerini duyurma fırsatı bulmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek 'Bu mesleğin ve bu değerlerin unutulmaması için bizlere söz hakkı verdiğiniz ve bu haberi hazırladığınız için teşekkür ediyorum.' diye konuştu. <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür, Gaziantep</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/uc-kusaktir-ayni-tezgahta-tenekecilik-meslegini-surduruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 15:58:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/07/uc-kusaktir-ayni-tezgahta-tenekecilik-meslegini-surduruyor.JPG" type="image/jpeg" length="60079"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hasankeyf'in İslam mirası yok olma tehlikesiyle karşı karşıya]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/hasankeyfin-islam-mirasi-yok-olma-tehlikesiyle-karsi-karsiya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/hasankeyfin-islam-mirasi-yok-olma-tehlikesiyle-karsi-karsiya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hasankeyf'in en önemli İslami miraslarından biri olan tarihi Ulu Camii, bakımsızlık ve ilgisizlik nedeniyle yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor. Yüzyıllar boyunca bölgenin önemli ibadet merkezlerinden biri olan asırlık mabedin restore edilerek yeniden ibadete açılması istenirken, caminin ihyasının Hasankeyf'e olan ilgiyi de artıracağı belirtiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Batman'ın tarihi ve kültürel hafızasının en önemli yapı taşlarından biri olan Hasankeyf Ulu Camii, yıllardır süren bakımsızlık nedeniyle harabeye dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor.</p>

<div class="embeddedContent oembed-provider- oembed-provider-youtube" data-align="none" data-oembed="https://youtu.be/wpDyM5HWKzs" data-oembed_provider="youtube" data-resizetype="noresize" data-title="https://youtu.be/wpDyM5HWKzs"><iframe allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" frameborder="0" height="349" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="//www.youtube.com/embed/wpDyM5HWKzs?wmode=transparent&amp;jqoemcache=QWwrD" title="https://youtu.be/wpDyM5HWKzs" width="425"></iframe></div>

<p>Bölgenin en eski İslami eserlerinden biri olarak kabul edilen ve yüzyıllar boyunca Müslümanlara hizmet veren camide çatlaklar oluşurken, yapının bazı bölümleri kaderine terk edilmiş görüntüsü veriyor.</p>

<p>Her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Hasankeyf Kalesi'nde bulunan tarihi caminin ibadete kapalı olması ve gerekli bakım çalışmalarının yapılmaması tepki çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/8e133070-83df-428b-91f2-34515cb6acb2.jpg" width="1366" /></p>

<p><strong>Tarihi camide çatlaklar oluştu, yapı kuşların barınağına dönüştü</strong></p>

<p>Aradan geçen yıllar içerisinde gerekli bakım ve restorasyon çalışmalarının yapılmaması nedeniyle tarihi yapının çeşitli bölümlerinde ciddi yıpranmalar meydana gelmiş durumda. Yüzyılların izlerini taşıyan duvarlarda çatlaklar oluşurken, caminin bazı bölümlerinin kargaların ve diğer kuşların barınağı hâline geldiği görülüyor.</p>

<p>Bölgedeki birçok tarihî yapı için restorasyon çalışmaları yürütülürken, Hasankeyf'in en önemli İslami miraslarından biri olan Ulu Camii'nin ihmal edilmesi vatandaşlar tarafından da üzüntüyle karşılanıyor.</p>

<p>Ulu Camii'nin restore edilerek yeniden ibadete açılmasının Hasankeyf'e olan ilgiyi artıracağı belirtiliyor.</p>

<p><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/5b1ce4f2-eba6-4560-93be-dd1bea12cbff.jpg" width="1366" /></p>

<p>Tarihi mabedin yeniden hayat bulmasıyla bölgenin manevi kimliğinin güçleneceğini ifade eden ziyaretçiler, bunun hem yerli ve yabancı turist sayısına hem de Hasankeyf'teki ziyaret sürelerine olumlu katkı sağlayacağını dile getiriyor.</p>

<p>Tarihçi Mehmet Nuri Çelik, İLKHA muhabirine yaptığı açıklamada, caminin tarihî önemine dikkat çekerek bir an önce restore edilip yeniden ibadete açılması gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>'Hasankeyf Ulu Camii'nin inşasına 1101 yılında başlanmıştır'</strong></p>

<p>Hasankeyf Ulu Camii'nin köklü geçmişine değinen Çelik, caminin bölgenin en önemli tarihî eserlerinden biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Çelik 'Hasankeyf Ulu Camii'nin inşasına, 12'nci yüzyılda Artukluların bölgeye hâkim olduğu dönemde, bin 101 yılında başlanmıştır. Daha sonra bin 325'te Eyyubiler tarafından onarılarak bugünkü hâlini almıştır. İlerleyen dönemlerde ise Mervaniler, Hamdaniler, Akkoyunlular ve Osmanlılar çeşitli tadilat ve tamiratlar yaparak caminin günümüze kadar ulaşmasını sağlamışlardır.' dedi.</p>

<p><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/d06a55b7-2594-4a4a-a5c2-00c3d6a53a6a.jpg" width="1366" /></p>

<p><strong>Tarihçi Mehmet Nuri Çelik</strong></p>

<p><strong>'1970'lerden sonra cami bakımsız ve onarımsız şekilde kendi kaderine terk edilmiştir'</strong></p>

<p>Caminin uzun yıllar boyunca aktif olarak kullanıldığını ifade eden Çelik 'Bu cami, Hasankeyf Kalesi'nin yerleşim alanı olduğu yüzyıllar boyunca, 1970'li yıllara kadar ibadete açık kalmış ve fiilen cemaatle namaz kılınan merkezi bir ibadethane olmuştur. Fakat 1970'lerden sonra, mağaralarda yaşayan insanların eski Hasankeyf şehir yerleşkesine taşınmasıyla birlikte bölgedeki nüfus azalmış ve cami ibadet edilemez duruma gelmiştir. Nihayetinde, bakımsız ve onarımsız bir şekilde kendi kaderine terk edilmiştir.' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'Böyle tarihi bir caminin ibadete açık olmaması büyük bir eksikliktir'</strong></p>

<p>Hasankeyf Kalesi'nin son yıllarda önemli bir turizm merkezi hâline geldiğini belirten Çelik 'Son yıllarda Batman Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Özel İdare'nin yaptığı çalışmalarla Hasankeyf Kalesi önemli bir gezi alanı hâline gelmiştir. Her yıl binlerce ziyaretçi buraları gezmektedir; fakat böyle tarihi bir caminin ibadete açık olmaması, gelen ziyaretçiler açısından büyük bir eksiklik ve mağduriyet oluşturmaktadır.' diye konuştu.</p>

<p><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/4c74dc65-d464-4088-8d79-2296bb23bcfb.jpg" width="1366" /></p>

<p><strong>'İsteğimiz; caminin bir an önce onarılarak yeniden ibadete açılmasıdır'</strong></p>

<p>Tarihi yapının yeniden işlevsel hâle getirilmesinin bölge turizmine de katkı sağlayacağını vurgulayan Çelik 'İsteğimiz; bu caminin bir an önce onarılması, bakım ve temizliğinin yapılarak yeniden ibadete açılması ve namaz kılınacak şekilde düzenlenmesidir. Bu sağlandığı takdirde, buraya gelen insanlar alanda daha fazla vakit geçirebilecek ve bölgeye yapılan gezilerin sayısı da artacaktır.' dedi.</p>

<p><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/7973f383-d3da-4814-8464-27b71ad12273.jpg" width="1366" /></p>

<p><strong>'Bu camiler, bu toprakların İslam yurdu olduğunun sembolleridir'</strong></p>

<p>Tarihi camilerin yalnızca mimari eserler olmadığını belirten Çelik, şöyle devam etti:</p>

<p>'Ecdadımız, tıpkı karşıda dalgalanan bayrak gibi, bu toprakların İslam yurdu olduğunu göstermek için bu camileri birer sembol olarak buralara inşa etmişlerdir. Biz Müslümanların, imanımızın bir gereği olarak bu tür mekânlara sahip çıkmamız ve camilerin kıyamete kadar yaşatılması için çaba göstermemiz gerekmektedir. Yılda binlerce insanın ziyaret ettiği bir alanda, böylesi bir caminin bu şekilde terk edilmiş olması bizler için büyük bir eksikliktir. Yetkililerden, yöneticilerden ve bölgenin Müslüman halkından beklentimiz; bir an önce bu caminin ihyası ve açılışı için gayret göstermeleridir.'</p>

<p><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/d669d8b3-123c-45a7-b451-1f46dfa0473b.jpg" width="1366" /></p>

<p><strong>'Gerekli restorasyon çalışmalarının bir an önce başlatılması gerekmektedir'</strong></p>

<p>Caminin mevcut durumunun üzüntü verici olduğunu belirten Çelik, konuşmasını şöyle tamamladı:</p>

<p>'Yüzyıllarca Müslümanlara önemli bir ibadet mekânı olarak hizmet veren bu caminin son zamanlarda kendi hâline bırakılması; yıkılmaya yüz tutması, yapısında çatlakların oluşması, bakımsız, onarımsız ve kirli kalması büyük bir üzüntü kaynağıdır. Bu sıkıntıların bir an önce giderilmesi ve gerekli restorasyon çalışmalarının başlatılması gerekmektedir.' <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Batman, Kültür</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/hasankeyfin-islam-mirasi-yok-olma-tehlikesiyle-karsi-karsiya</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/06/hasankeyfin-islam-mirasi-yok-olma-tehlikesiyle-karsi-karsiya.jpg" type="image/jpeg" length="21082"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Batman'ın saklı hazinesi 'Balıklı Göl' ziyaretçilerin ilgisini çekiyor]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/batmanin-sakli-hazinesi-balikli-gol-ziyaretcilerin-ilgisini-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/batmanin-sakli-hazinesi-balikli-gol-ziyaretcilerin-ilgisini-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batman'ın Kozluk ilçesindeki tarihi Erzen Antik Kenti içerisinde yer alan Balıklı Göl, 3 bin yıllık geçmişi ve doğal güzelliğiyle dikkat çekiyor. Ziyaretçiler, yapılan restorasyon çalışmalarının ardından bölgenin daha etkin tanıtılmasını istiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Batman'ın Kozluk ilçesine bağlı Oyuktaş köyünün Yeşilyurt mezrasında bulunan ve yaklaşık 3 bin yıllık geçmişe sahip olduğu belirtilen Balıklı Göl, tarihi dokusu, doğal güzelliği ve taşıdığı kültürel mirasla ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor.</p>

<div class="embeddedContent oembed-provider- oembed-provider-youtube" data-align="none" data-oembed="https://youtu.be/hhuhXy9rng8" data-oembed_provider="youtube" data-resizetype="noresize" data-title="https://youtu.be/hhuhXy9rng8"><iframe allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" frameborder="0" height="349" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="//www.youtube.com/embed/hhuhXy9rng8?wmode=transparent&amp;jqoemcache=T9v7C" title="https://youtu.be/hhuhXy9rng8" width="425"></iframe></div>

<p>Erzen Antik Kenti'nin içerisinde yer alan göl, geçmişten günümüze hem inanç hem de sağlık turizmi açısından önemli bir merkez olarak görülüyor.</p>

<p><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/244f6c43-586b-4917-bf57-874aa80ac339.jpg" width="1366" /></p>

<p>Roma döneminden itibaren kaplıca, kür merkezi ve çeşitli rahatsızlıklara şifa arayan insanların uğrak noktalarından biri olduğu ifade edilen Balıklı Göl, günümüzde de bölgenin önemli turizm destinasyonları arasında gösteriliyor.</p>

<p>Gölde yaşayan balıkların kutsal olduğuna inanılırken, son yıllarda gerçekleştirilen restorasyon ve çevre düzenleme çalışmalarıyla alan daha modern ve kullanışlı bir görünüme kavuştu.</p>

<p><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/ec362b7b-20d1-4382-a0ac-5c7a96ce234f.jpg" width="1366" /></p>

<p><strong>Abdurrahman Yalçın</strong></p>

<p><strong>'Restore edildikten sonra çok daha ilgi çekici ve kullanışlı oldu'</strong></p>

<p>Balıklı Göl'ü sık sık ziyaret ettiğini belirten Abdurrahman Yalçın 'Biz aslında Kozluk'un yerlisiyiz. Burası ilçemiz için önemli kültür alanlarından biridir; gerek turistik açıdan gerekse geçmişi itibarıyla bize güzel şeyler anımsatıyor. İlçede sıkıldığımız zamanlarda hem kafa dağıtmak hem de buradaki balıkları ve peyzajı görmek için sık sık burayı ziyaret ederiz.' dedi.</p>

<p>Bölgenin doğal güzelliğine dikkat çeken Yalçın 'Burası çok güzel, ilçemiz için de büyük bir kazanç oldu. Hem turistik açıdan hem de ilçeden sıkılıp dışarı çıkmak, farklı yerler görmek isteyenler için harika bir mekân. Zaten balıkları falan görüyorsunuz.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yapılan düzenlemelerin alanın cazibesini artırdığını belirten Yalçın 'Burası daha önceden de vardı ama restore edildikten sonra çok daha ilgi çekici, güzel ve kullanışlı oldu. Beğenerek geliyoruz; ailece oturulacak yerleri falan da var.' şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/c89ad731-6ea0-40e1-b96f-a62d16761ef3.jpg" width="1366" /></p>

<p><strong>Hamit Işık</strong></p>

<p><strong>'Şanlıurfa'daki Balıklı Göl'den sonra bu niteliğe sahip ikinci büyük balıklı gölümüz'</strong></p>

<p>Bölgenin tarihi değerine vurgu yapan ziyaretçilerden Hamit Işık ise Balıklı Göl'ün yeterince tanıtılamadığını ifade etti.</p>

<p>Işık 'Burası tarihi bir mekân. Batman'ın Kozluk ilçesine bağlı Oyuktaş köyünün Yeşilyurt mezrasında bulunan, Erzen Antik Kenti olarak bilinen ve tarihi 3 bin yıl öncesine dayanan bir yerleşim yeridir.' dedi.</p>

<p>Balıklı Göl'ün taşıdığı öneme dikkat çeken Işık 'Şanlıurfa'daki Balıklı Göl'den sonra bu niteliğe sahip, bünyesinde balıklı göl barındıran ikinci büyük Balıklı Gölümüzdür aslında. Ancak çeşitli nedenlerden ve tanıtım eksikliğinden dolayı maalesef buraya yeterince ziyaretçi çekemedik.' ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/e4ce6311-1e44-4073-aa13-89a355192c14.jpg" width="1366" /></p>

<p><strong>'Burası köklü bir yerleşim yeridir'</strong></p>

<p>Son yıllarda bölgede önemli çalışmalar yapıldığını belirten Işık 'Son zamanlarda hem Batman İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü hem de Kozluk Kaymakamlığı tarafından burası için önemli çalışmalar yapıldı. Restorasyon, çevre duvarı yapımı ve benzeri çeşitli düzenlemeler gerçekleştirildi. Bu doğrultuda yapılacak etkili bir tanıtımla birlikte, bölgeye güzel bir turist akını olabileceğini düşünüyoruz.' dedi.</p>

<p>Erzen Antik Kenti'nin köklü geçmişine de değinen Işık 'Şunu da eklemek isterim: Antik dönemden beri var olan Erzen Antik Kenti; Roma, Selçuklu, Akkoyunlu ve Osmanlı devletlerine ev sahipliği yapmış çok köklü bir yerleşim yeridir.' şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/80568e7d-2dd7-4f20-aff2-49600d3f362b.jpg" width="1366" /></p>

<p>Yaklaşık 3 bin yıllık tarihiyle Erzen Antik Kenti'nin önemli miraslarından biri olan Balıklı Göl, hem doğal güzelliği hem de tarihi geçmişiyle ziyaretçilerine farklı bir atmosfer sunuyor. Bölge sakinleri ise yapılan restorasyon çalışmalarının ardından daha fazla tanıtım yapılmasıyla Balıklı Göl'ün yerli ve yabancı ziyaretçilerin uğrak noktalarından biri haline geleceğine inanıyor. <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Batman, Kültür</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/batmanin-sakli-hazinesi-balikli-gol-ziyaretcilerin-ilgisini-cekiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/06/batmanin-sakli-hazinesi-balikli-gol-ziyaretcilerin-ilgisini-cekiyor.jpg" type="image/jpeg" length="94798"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mucit Peygamberler]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/mucit-peygamberler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/mucit-peygamberler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İslam inancına göre peygamberler yalnızca insanları Allah’ın birliğine davet eden elçiler değildir. Aynı zamanda yaşadıkları toplumların sosyal, ekonomik ve teknik gelişimlerine öncülük eden rehberlerdir. Kur'an-ı Kerim'de birçok peygambere çeşitli bilgi, sanat ve mesleklerin öğretildiği belirtilir. Bu yönüyle peygamberler, insanlık tarihinde medeniyetin şekillenmesine katkı sağlayan öncü şahsiyetler olarak kabul edilir.</p>

<p>Ancak burada önemli bir husus vardır: Peygamberlerin "mucit" olarak anılması, modern anlamda laboratuvar ortamında bilimsel keşifler yapan kişiler oldukları anlamına gelmez. İslam kaynaklarında onların bazı mesleklerin, üretim tekniklerinin ve yaşam düzenlerinin öncüleri olduğu ifade edilmektedir.</p>

<p>Hz. Âdem (a.s.): Tarım ve Yerleşik Hayatın Öncüsü</p>

<p>İslam kaynaklarında insanlığın ilk peygamberi olan Hz. Âdem'in yeryüzünde yaşam düzenini kuran ilk insan olduğu belirtilir.</p>

<p>Kur'an'da Allah'ın Hz. Âdem'e isimleri öğrettiği bildirilir:</p>

<p>"Allah Âdem'e bütün isimleri öğretti..."</p>

<p>(Bakara Suresi, 31)</p>

<p>Müfessirler bu ayeti, insanın eşya ve olayları tanıma, bilgi üretme ve öğrenme yeteneğinin başlangıcı olarak yorumlamışlardır.</p>

<p>İslam tarihçilerine göre Hz. Âdem:</p>

<p>Tarım faaliyetlerini başlatan,</p>

<p>Toprağı işleyen,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hayvancılıkla uğraşan,</p>

<p>Temel el sanatlarını kullanan ilk insan olarak kabul edilir.</p>

<p>Bu bilgiler Kur'an'dan ziyade İslam tarihi ve tefsir kaynaklarında yer almaktadır.</p>

<p>Hz. İdris (a.s.): Yazı ve Dikiş Sanatının Öncüsü</p>

<p>İslam kaynaklarında bilim ve sanatla en çok ilişkilendirilen peygamberlerden biri Hz. İdris'tir.</p>

<p>Bir hadiste şöyle rivayet edilir:</p>

<p>"Kalemle ilk yazı yazan İdris'tir."</p>

<p>(Taberî, Tarih)</p>

<p>Bazı rivayetlere göre Hz. İdris:</p>

<p>Yazıyı sistemli kullanan ilk kişi,</p>

<p>Terzilik yapan ilk insan,</p>

<p>Kumaş dikimini geliştiren öncü şahsiyet olarak kabul edilir.</p>

<p></p>

<p>Kur'an'da Hz. İdris hakkında:</p>

<p>"Kitapta İdris'i de an. Çünkü o çok doğru bir kimse ve bir peygamberdi."</p>

<p>(Meryem Suresi, 56)</p>

<p>ifadeleri yer alır.</p>

<p>İslam alimleri, onun astronomi, matematik ve hikmet ilimleriyle meşgul olduğunu da aktarmışlardır.</p>

<p>Hz. Nuh (a.s.): Gemi Teknolojisinin Öncüsü</p>

<p>Hz. Nuh'un en dikkat çekici yönü, Allah'ın vahyi doğrultusunda büyük bir gemi inşa etmesidir.</p>

<p>Kur'an'da şöyle buyurulur:</p>

<p>"Gözetimimiz altında ve vahyimizle gemiyi yap."</p>

<p>(Hûd Suresi, 37)</p>

<p>Bu ayet, tarihte kaydedilen en önemli mühendislik faaliyetlerinden birine işaret eder.</p>

<p>Hz. Nuh:</p>

<p>Ahşap gemi yapımını geliştirmiş,</p>

<p>Büyük ölçekli deniz taşımacılığının öncüsü olmuş,</p>

<p>İnsanlık tarihinde gemicilik kültürünün sembolü haline gelmiştir.</p>

<p>Hz. Davud (a.s.): Metal Sanayisinin Öncüsü</p>

<p>Kur'an'da doğrudan teknoloji ve üretimle ilişkilendirilen peygamberlerden biri Hz. Davud'dur.</p>

<p>Allah Teâlâ şöyle buyurur:</p>

<p>"Ona demiri yumuşattık."</p>

<p>(Sebe Suresi, 10)</p>

<p>Başka bir ayette:</p>

<p>"Geniş zırhlar yap ve onları ölçülü biçimde ör."</p>

<p>(Sebe Suresi, 11)</p>

<p>Bu ayetlerden anlaşıldığı üzere Hz. Davud:</p>

<p>Demir işçiliğinde ustalaşmış,</p>

<p>Zırh üretimini geliştirmiş,</p>

<p>Savunma teknolojilerinde önemli ilerlemeler sağlamıştır.</p>

<p>Bazı İslam alimleri onu metal sanayisinin öncüsü olarak değerlendirmiştir.</p>

<p>Hz. Süleyman (a.s.): Yönetim, Mimari ve Teknolojinin Sembolü</p>

<p>Hz. Süleyman, Kur'an'da kendisine büyük nimetler verilen peygamberlerden biridir.</p>

<p></p>

<p>Kur'an'da:</p>

<p>"Onun için erimiş bakırı sel gibi akıttık."</p>

<p>(Sebe Suresi, 12)</p>

<p>buyrulur.</p>

<p>Hz. Süleyman döneminde:</p>

<p>Büyük saraylar,</p>

<p>Kaleler,</p>

<p>Su yapıları,</p>

<p>Gelişmiş şehir planlamaları yapılmıştır.</p>

<p>Kur'an ayrıca cinlerin onun emrinde çeşitli yapılar inşa ettiğini bildirir:</p>

<p>"Kaleler, heykeller, havuzlar gibi büyük çanaklar ve sabit kazanlar yaparlardı."</p>

<p>(Sebe Suresi, 13)</p>

<p>Bu yönüyle Hz. Süleyman, organizasyon, mühendislik ve mimari alanlarında örnek gösterilen bir peygamberdir.</p>

<p>Hz. Yusuf (a.s.): Ekonomi ve Stratejik Planlamanın Öncüsü</p>

<p>Hz. Yusuf'un öne çıkan yönü teknik bir icattan ziyade ekonomik yönetimdir.</p>

<p>Kur'an'da Mısır'da yaklaşan kıtlık için yaptığı planlama anlatılır.</p>

<p>Hz. Yusuf:</p>

<p>Tarımsal üretimi planlamış,</p>

<p>Ürün depolama sistemleri geliştirmiş,</p>

<p>Uzun vadeli ekonomik stratejiler oluşturmuştur.</p>

<p>Bugün birçok araştırmacı, Hz. Yusuf'un uygulamalarını kriz yönetimi ve ekonomik planlamanın ilk örnekleri arasında göstermektedir.</p>

<p>Hz. Zülkarneyn: Büyük İnşaat ve Savunma Projeleri</p>

<p>Kur'an'da anlatılan Zülkarneyn'in Ye'cüc ve Me'cüc'e karşı inşa ettiği set dikkat çekicidir.</p>

<p>"Bana demir kütleleri getirin."</p>

<p>(Kehf Suresi, 96)</p>

<p>Ardından demir ve eritilmiş bakır kullanılarak büyük bir savunma yapısı inşa edildiği anlatılır.</p>

<p>Bu kıssa:</p>

<p>Mühendislik,</p>

<p>Metal işleme,</p>

<p>Savunma mimarisi</p>

<p></p>

<p>açısından dikkat çekici bir örnek olarak değerlendirilmektedir.</p>

<p>Peygamberler ve Bilim İlişkisi</p>

<p>İslam medeniyetinde bilim ile din birbirine rakip değil, birbirini destekleyen iki unsur olarak görülmüştür. Peygamberler insanlara:</p>

<p>Düşünmeyi,</p>

<p>Araştırmayı,</p>

<p>Üretmeyi,</p>

<p>Çalışmayı,</p>

<p>Tabiatı gözlemlemeyi</p>

<p>öğütlemişlerdir.</p>

<p></p>

<p>Kur'an'da birçok ayette insanın göklere, yeryüzüne, canlılara ve yaratılışın sırlarına bakması teşvik edilir.</p>

<p>"Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?"</p>

<p>(Zümer Suresi, 9)</p>

<p><strong>Sonuç</strong></p>

<p>İslam kaynaklarında peygamberler yalnızca dini tebliğ eden kişiler değil, aynı zamanda insanlığa medeniyet yolunu gösteren öncüler olarak tanıtılır. Hz. İdris'in yazıyı ve dikişi yaygınlaştırması, Hz. Nuh'un gemi inşası, Hz. Davud'un demir işçiliği, Hz. Süleyman'ın mimari ve yönetim alanındaki başarıları, Hz. Yusuf'un ekonomik planlaması; peygamberlerin toplumların maddi ve manevi gelişiminde oynadığı önemli rolü göstermektedir.</p>

<p></p>

<p>Bu nedenle peygamberler, İslam düşüncesinde sadece manevi liderler değil, aynı zamanda bilgi, üretim, çalışma ve medeniyet inşasının da örnek şahsiyetleri olarak kabul edilirler.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/mucit-peygamberler</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/06/mucit-peygamberler.png" type="image/jpeg" length="38580"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Tekin, Geleceğin Yazarları İstanbul Fuarı'nı ziyaret etti]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/bakan-tekin-gelecegin-yazarlari-istanbul-fuarini-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/bakan-tekin-gelecegin-yazarlari-istanbul-fuarini-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, öğrencilerin hazırladığı 3 bini aşkın eserin sergilendiği 'Geleceğin Yazarları Projesi İstanbul Fuarı'nı ziyaret ederek genç yazarlarla bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span><span>İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 'Geleceğin Yazarları Projesi' kapsamında hazırlanan İstanbul Fuarı, Rami Kütüphanesi'nde ziyaretçilerini ağırladı. Fuarda ilçe millî eğitim müdürlükleri bünyesindeki okulların stantlarında öğrenciler tarafından kaleme alınan eserler sergilendi. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de fuarı ziyaret ederek öğrencilerle bir araya geldi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span><strong>Öğrenciler eserlerini tanıttı</strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span>Stantları gezen Bakan Tekin, öğrencilerden hazırladıkları kitaplar hakkında bilgi aldı. Öğrencilerin imzaladığı kitapları alan Tekin, fuar alanında hatıra fotoğrafları da çektirdi. Öğrencilerin okuma kültürü edinmeleri, yazma alışkanlığı kazanmaları ve duygu ile düşüncelerini estetik bir dille ifade etmelerini amaçlayan proje kapsamında yıl boyunca okuma etkinlikleri, yaratıcı yazarlık atölyeleri ve yazar buluşmaları düzenlendi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span>Bu yıl İstanbul'un 39 ilçesinde 969 okulun katılımıyla yürütülen çalışmalar sonucunda yaklaşık 41 bin 454 öğrencinin kaleminden çıkan 3 bin 2 eser kitaplaştırıldı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span>Şiir, hikâye, masal, deneme, araştırma yazısı ve hatırat gibi farklı türlerde hazırlanan eserler fuarda ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span><strong>Genç yazarlar okurlarıyla buluştu</strong></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span>Fuar kapsamında öğrenciler yalnızca eserlerini sergilemekle kalmadı, aynı zamanda kitaplarını imzalayarak okuyucularla da bir araya geldi. Böylece genç yazarlar eserlerini doğrudan okurlara ulaştırma fırsatı buldu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span>Çocuk ve gençlerin düşünen, sorgulayan, üreten ve yazan bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamayı hedefleyen proje, her yıl artan katılımla eğitim camiasında yazma kültürünün gelişmesine destek vermeyi sürdürüyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span>Programa Bakan Yardımcısı M. Bilal Macit, Murat Mücahit Yentür, ilçe millî eğitim müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. <strong>(İLKHA)</strong></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İstanbul, Kültür</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/bakan-tekin-gelecegin-yazarlari-istanbul-fuarini-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/06/bakan-tekin-gelecegin-yazarlari-istanbul-fuarini-ziyaret-etti.jpg" type="image/jpeg" length="45977"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hz. Âdem’den Sonraki İlk Üç Peygamber]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/hz-ademden-sonraki-ilk-uc-peygamber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/hz-ademden-sonraki-ilk-uc-peygamber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İslam inancına göre ilk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem’dir (a.s.). Hz. Âdem’in yeryüzündeki hayatının ardından insanlık çoğalmış, zamanla doğru yoldan sapmalar başlamış ve Allah Teâlâ insanlara rehberlik etmeleri için peygamberler göndermiştir. İslam tarihçileri ve müfessirlerin aktardığı rivayetlere göre Hz. Âdem’den sonra gelen ilk üç peygamber; Hz. Şît (a.s.), Hz. İdris (a.s.) ve Hz. Nûh’tur (a.s.).]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kur’an’da Hz. İdris ve Hz. Nûh açıkça zikredilirken, Hz. Şît’in adı Kur’an’da geçmez. Ancak birçok İslam âlimi ve tarihçi, onun peygamber olduğunu kabul etmiş ve bu konuda çeşitli rivayetler aktarmıştır.</p>

<p>1. Hz. Şît (Aleyhisselâm)</p>

<p>Hz. Şît Kimdir?</p>

<p>Hz. Şît, Hz. Âdem ile Hz. Havva’nın oğludur. İsmi İbranice kökenli olup “Allah’ın bağışı” anlamına gelir.</p>

<p>İslam tarihçilerinin büyük çoğunluğu, Hâbil’in öldürülmesinden sonra Allah’ın Hz. Âdem’e bir lütfu olarak Hz. Şît’i verdiğini belirtmiştir.</p>

<p>İbn Kesîr, Taberî ve Mes‘ûdî gibi tarihçiler, Hz. Şît’in Hz. Âdem’den sonra peygamber olarak görevlendirildiğini nakletmişlerdir.</p>

<p><strong>Hz. Şît’e Verilen Sahifeler</strong></p>

<p>Bazı hadis ve rivayetlerde Hz. Şît’e ilahi sahifeler verildiği bildirilmiştir.</p>

<p>Ebû Zer’den rivayet edilen bir hadiste Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:</p>

<p>“Allah yüz dört kitap indirmiştir. Bunlardan elli sahife Şît’e indirilmiştir.”</p>

<p>(İbn Hibban, Sahih; Beyhakî, Şuabu’l-İman)</p>

<p>Bu rivayetlere göre Hz. Şît, insanlara tevhidi öğretmiş, babası Hz. Âdem’in öğretilerini sürdürmüş ve insanları Allah’a kulluğa davet etmiştir.</p>

<p><strong>İnsanlığa Rehberliği</strong></p>

<p>İslam tarihçilerinin aktardığına göre Hz. Şît:</p>

<p>İnsanlara Allah’a ibadeti öğretti.</p>

<p>Ahlaki kuralları korudu.</p>

<p>İnsan neslinin düzenli şekilde çoğalmasına rehberlik etti.</p>

<p>Hz. Âdem’in vefatından sonra insanlara liderlik yaptı.</p>

<p>Rivayetlere göre Hz. Âdem yaklaşık bin yıl yaşamış ve vefatından önce peygamberlik görevini Hz. Şît’e devretmiştir.</p>

<p><strong>2. Hz. İdris (Aleyhisselâm)</strong></p>

<p>Kur’an’da Hz. İdris</p>

<p>Hz. İdris, Kur’an’da adı geçen ilk peygamberlerden biridir.</p>

<p></p>

<p>Meryem Suresi</p>

<p>“Kitapta İdris’i de an. Şüphesiz o çok doğru bir kimse ve bir peygamberdi.”</p>

<p>(Meryem, 19/56)</p>

<p>Devamındaki Ayet</p>

<p>“Biz onu yüce bir makama yükselttik.”</p>

<p>(Meryem, 19/57)</p>

<p>Bu ayet, Hz. İdris’in Allah katındaki yüksek derecesine işaret etmektedir.</p>

<p><strong>İlk Kalem Kullanan İnsan</strong></p>

<p>Hadis kaynaklarında Hz. İdris’in birçok ilke öncülük ettiği aktarılır.</p>

<p>Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:</p>

<p>“Kalemle ilk yazı yazan İdris’tir.”</p>

<p>(Taberânî, el-Mu‘cemü’l-Evsat)</p>

<p>İslam âlimleri bu rivayetlerden hareketle Hz. İdris’in:</p>

<p>Yazıyı geliştiren,</p>

<p>İlim ve hikmeti öğreten,</p>

<p>Hesap ve astronomiyle ilgilenen,</p>

<p>Terzilik yapan ilk kişi olduğu görüşünü aktarmışlardır.</p>

<p><strong>Yüce Makama Yükseltilmesi</strong></p>

<p>Kur’an’da geçen:</p>

<p>“Biz onu yüce bir makama yükselttik.”</p>

<p>(Meryem, 19/57)</p>

<p>ayetinin tefsirinde bazı âlimler bunun manevi makam olduğunu belirtirken, bazıları da Hz. İdris’in göğe yükseltildiği görüşünü dile getirmiştir.</p>

<p>Miraç hadisi de bu konuda dikkat çekicidir.</p>

<p>Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Miraç gecesinde dördüncü kat semada Hz. İdris ile karşılaştığını haber vermiştir.</p>

<p>(Buhârî, Bed’ü’l-Halk; Müslim, İman)</p>

<p><strong>Kavmi ve Tebliği</strong></p>

<p>Rivayetlere göre Hz. İdris, Hz. Şît’in soyundan gelen insanlara peygamber olarak gönderilmiştir.</p>

<p>Toplumunda:</p>

<p>Putperestlik belirtileri başlamış,</p>

<p>Günahlar artmış,</p>

<p>Allah’ın emirleri unutulmaya yüz tutmuştu.</p>

<p>Hz. İdris insanları yeniden tevhid inancına çağırmıştır.</p>

<p>3. Hz. Nûh (Aleyhisselâm)</p>

<p>İlk Büyük Uyarıcı Peygamber</p>

<p>Hz. Nûh, Kur’an’da en çok adı geçen peygamberlerden biridir.</p>

<p>Kur’an’da yaklaşık 43 yerde zikredilir ve adına müstakil bir sure vardır.</p>

<p>Allah Teâlâ şöyle buyurur:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Biz Nûh’u kavmine gönderdik.”</p>

<p>(Nûh, 71/1)</p>

<p><strong>Putperestlikle Mücadele</strong></p>

<p>Hz. Nûh’un yaşadığı dönemde insanlar tevhid inancından uzaklaşmıştı.</p>

<p>Kur’an’da kavminin tapındığı putların isimleri şöyle geçer:</p>

<p>“Vedd, Süvâ, Yeğûs, Yeûk ve Nesr’i bırakmayın.”</p>

<p>(Nûh, 71/23)</p>

<p>İslam âlimlerine göre bunlar başlangıçta salih insanların isimleri iken zamanla putlaştırılmışlardır.</p>

<p><strong>950 Yıllık Tebliğ</strong></p>

<p>Kur’an’da şöyle buyrulur:</p>

<p>“Andolsun ki Nûh’u kavmine gönderdik. O da aralarında elli yılı hariç bin yıl kaldı.”</p>

<p>(Ankebût, 29/14)</p>

<p>Bu ayet, Hz. Nûh’un 950 yıl boyunca insanları Allah’a davet ettiğini göstermektedir.</p>

<p><strong>Nûh Tufanı</strong></p>

<p>Kavmi uzun yıllar boyunca inkâr edince Allah Teâlâ tufanla onları cezalandırdı.</p>

<p>Allah’ın emriyle Hz. Nûh büyük bir gemi inşa etti.</p>

<p>Kur’an şöyle buyurur:</p>

<p>“Gözlerimizin önünde ve vahyimiz doğrultusunda gemiyi yap.”</p>

<p>(Hûd, 11/37)</p>

<p>Müminler gemiye bindiler ve tufandan kurtuldular.</p>

<p>İnkârcılar ise helak edildi.</p>

<p>Peygamberimizin Hz. Nûh Hakkındaki Sözü</p>

<p></p>

<p>Resûlullah (s.a.v.) buyurmuştur:</p>

<p>“Nûh, Allah’ın çok şükreden bir kuluydu.”</p>

<p>(Buhârî, Tefsîr)</p>

<p>Kur’an da onu:</p>

<p>“Şüphesiz o çok şükreden bir kuldu.”</p>

<p>(İsrâ, 17/3)</p>

<p>ifadeleriyle övmektedir.</p>

<p><strong>Sonuç</strong></p>

<p>Hz. Âdem’den sonra insanlığın ilk dönemlerinde gönderilen Hz. Şît, Hz. İdris ve Hz. Nûh; tevhid inancının korunması ve insanlığın doğru yolda kalması için önemli görevler üstlenmişlerdir.</p>

<p>Hz. Şît, Hz. Âdem’in mirasını devam ettirmiştir.</p>

<p>Hz. İdris, ilim, hikmet ve medeniyetin öncülerinden biri olmuştur.</p>

<p>Hz. Nûh, insanlık tarihinin en büyük tebliğ mücadelelerinden birini vermiş ve sabrın sembolü haline gelmiştir.</p>

<p>Kur’an ve sünnetin ışığında bu üç peygamber, Allah’a bağlılık, sabır, ilim ve tevhid mücadelesinin en güzel örnekleri arasında yer almaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/hz-ademden-sonraki-ilk-uc-peygamber</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/06/664b47f6-2089-4cd1-bf2a-0d4c80f8d2f2.png" type="image/jpeg" length="31824"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mardin'de Gazze temalı şiir dinletisi ve konuşmalar gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/mardinde-gazze-temali-siir-dinletisi-ve-konusmalar-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/mardinde-gazze-temali-siir-dinletisi-ve-konusmalar-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin'de, Gazze halkının yaşadığı zulme dikkat çekmek ve dayanışma duygusunu pekiştirmek amacıyla 'Gazze Temalı 6 Dilde Şiir Dinletisi' düzenlendi, konuşmacılar Gazze'deki zulüm ve soykırıma işaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mardin Önder İmam Hatipliler Derneği öncülüğünde, Mardin İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve öğrenci topluluklarının katkılarıyla anlamlı bir kültür etkinliği gerçekleştirildi.</p>

<p>Mardin Artuklu Üniversitesi Konferans Salonu'nda düzenlenen program, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlikte Türkçe, Arapça, Kürtçe, Farsça, Süryanice ve İngilizce olmak üzere toplam altı dilde şiirler seslendirildi.</p>

<p>Şiirler, Filistin halkının yaşadığı acıları ve özgürlük mücadelesini farklı dillerde dile getirerek katılımcılara duygusal anlar yaşattı. Bu çok dilli yaklaşım, Filistin davasının evrensel bir mesele olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.</p>

<p>Etkinliğe sivil toplum kuruluşları, gönüllüler, üniversite ve lise öğrencilerinin yanı sıra ÖNDER Genel Başkan Yardımcısı Enes Şişman ile ÖNDER Mardin İl Başkanı Enes Güneş de katıldı.</p>

<p>Programda konuşan Önder Genel Başkan Yardımcısı Enes Şişman, ümmetin suskunluğu nedeniyle işgal rejiminin her gün Filistin ve Gazze'de masum Müslümanları katlettiğini belirtti.</p>

<p>Şişman, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>'İşgal rejimi israil, şu an maskelerini indirmiş, açık bir şekilde Müslüman kardeşlerimizi katlediyor; okulları, hastaneleri yıkıp viraneye çeviriyor. Kadın, erkek, çocuk ayırmadan herkesi katlediyorlar. İnsanları yaşam alanlarından çıkarmaya çalışıyor, göç ettiriyor, sürgün etmeye çalışıyor ve alçaklığın her türlüsünü yapıyorlar. Bunlar onların vazifeleri; bunu yapmakla yükümlüler. Nasıl ki şeytanın bir sorumluluğu varsa, kıyamete kadar bu görevlerini yerine getirecekler. Biz Müslümanlar olarak da bize düşen görevler ve sorumluluklar var. Bunları yerine getirmemiz gerekiyor.'</p>

<p><strong>'Kur'an ve sünnetten uzaklaştığımız için bu sıkıntıları yaşadık ve yaşamaya devam edeceğiz'</strong></p>

<p>Müslümanlara karşı uygulanan haksızlıkların asla unutulmaması gerektiğini vurgulayan Şişman, 'Zaman ikiye ayrılır; geçmiş zaman ve gelecek zaman diye. Geçmişle ilgili olarak şunun farkında olmalıyız: Ne oluyor, ne bitiyor, ne oldu, ne bitti? Özellikle israilde yaşanan bu zulmü, dünyanın birçok noktasında yaşanan ve özellikle Müslüman kardeşlerimize karşı uygulanan haksızlıkları asla unutmamalıyız. Bunları hafızalarımıza mıh gibi çakılmışçasına taşımalı, her an hatırlamalı, su içerken bile bu acıyı yüreğimizde hissederek yutkunmalıyız. Çünkü bugün orada yanan ateş, yarın bize veya başka bir kardeşimize düşebilir. Üzerimize vebaldir; komşusu açken tok yatmayan bir imanla yükümlüyüz. Bu imanla kuşanmamız lazım. Ancak maalesef şu anda hiçbir şey yapamıyoruz. Hiçbir şey yapamadığımız bir dönemden geçiyoruz. Peki bu durum nereden kaynaklanıyor? Geçmişte Müslümanlığımızın gereğini tam olarak yerine getirmediğimiz, gerektiği gibi çalışmadığımız, duyarsız kaldığımız, geçmişimizi ve değerlerimizi unuttuğumuz, özellikle Kur'an ve sünnetten uzaklaştığımız için bu sıkıntıları yaşadık ve yaşamaya devam edeceğiz.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Şişman, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>'O yüzden olup biteni tersine çevirmemiz lazım. Özellikle yakın tarihimizi çok iyi bilmemiz gerekiyor. Aranızda siyaset yapmak isteyenler, ticaretle uğraşmak isteyenler, bürokraside görev almak isteyenler var. Hangi alanda olursanız olun, geçmişi bilmek hem çok önemli hem de çok kıymetlidir. Bir insanın geleceğe sağlam adımlarla yürümesi, bir köprüden karşıya geçmesi, bir eşiği aşabilmesi için önce geriye dönüp geçmişini bilmesi, ondan ders alarak ilerlemesi gerekir.'</p>

<p><strong>'Dünyanın büyük bir kısmı maalesef bütün bu zulmü sadece izlemekle yetiniyor'</strong></p>

<p>Mardin Önder Başkanı Enes Güneş de yaptığı konuşmada, zulüm karşısında sessiz kalmanın zalimin yanında durmak olduğunu söyledi.</p>

<p>Güneş, şöyle konuştu:</p>

<p>'Bugün yeniden ayağa kalkmak ve insanlığın ortak yarasına dikkat çekmek için bir araya geldik. Gazze'de çocuklar öldürülüyor, anneler evlatsız kalıyor, çocuklar yurtsuz kalıyor. Mescitler, okullar, hastaneler bombalanıyor. Dünyanın büyük bir kısmı maalesef bütün bu zulmü sadece izlemekle yetiniyor. Bizler ise susmamayı tercih ediyoruz. Çünkü inanıyoruz ki zulüm karşısında sessiz kalmak, zalimin yanında durmaktır. Bu yüzden bu akşam Filistin'i Türkçe'nin yüreği, Kürtçe'nin emeği, Arapça'nın duası, Farsça'nın derinliği, Süryanice'nin kadim sesi ve İngilizce'nin evrensel diliyle anlatacağız.'</p>

<p>Etkinlik sonunda Filistin ile ilgili şiirleri seslendirenlere onur belgesi takdim edildi. <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür, Mardin</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/mardinde-gazze-temali-siir-dinletisi-ve-konusmalar-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 01:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/05/mardinde-gazze-temali-siir-dinletisi-ve-konusmalar-gerceklestirildi.jpg" type="image/jpeg" length="71691"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cudi eteklerinde asırlık 'Cevezî' geleneğiyle yüzlerce koyun imece usulü kırkıldı]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/cudi-eteklerinde-asirlik-cevezi-gelenegiyle-yuzlerce-koyun-imece-usulu-kirkildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/cudi-eteklerinde-asirlik-cevezi-gelenegiyle-yuzlerce-koyun-imece-usulu-kirkildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şırnak'ın Silopi ilçesinde yıllardır sürdürülen Cevezî geleneğiyle yüzlerce koyun imece usulü kırkıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Şırnak'ın Silopi ilçesine bağlı Uçağaç köyünün Bestabelek mezrasında, halk arasında 'Cevezî' olarak bilinen geleneksel imece usulü koyun kırpma etkinliği bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirildi.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Her yıl nisan ayında yapılan kırkma yoğun yağışlar nedeniyle mayıs ayına ertelenmişti. Cevezî etkinliği ile toplanan köylüler birlik ve beraberlik duygularını pekiştirdi. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sabahın erken saatlerinde başlayan etkinlikte, süt koyunu olarak beslenen yaklaşık 400 küçükbaş hayvan, çevre köylerden gelen vatandaşların da desteğiyle kısa sürede kırpıldı. </span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/90545225-bee4-4d91-943b-5dc372bdc265.jpeg" width="1366" /></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Katılımcıların bir kısmı koyunları kırparken, diğerleri ise demli çay eşliğinde sohbet ederek imece ruhuna katkı sundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dönüşümlü şekilde sürdürülen çalışmalarda koyunların kırpma işlemi yapılırken, kırpma işleminin ardından hayvanlar ayrıca detaylı sağlık kontrolünden geçirildi. Olası kene ve parazit kontrolleri yapılarak, aşılama durumları da gözden geçirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Etkinlikte hem kırkma hem de hayvan sağlığı açısından da kapsamlı bir kontrol gerçekleştirilmiş oldu.</span></span></span></p>

<p><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/abd3536f-20ff-4340-858c-0acffb827483.jpg" width="1366" /></p>

<p><strong><i><span><span><span>Mehmet Dökmen</span></span></span></i></strong></p>

<p><span><span><span>Bestabelek mezrasına komşu Şimalbey mezrasından etkinliğe katılan Mehmet Dökmen, Cevezî geleneğinin önemine dikkat çekerek, 'Bu etkinlik dedelerimizden bize kalan çok kıymetli bir yardımlaşma geleneğidir. Her yıl normalde Nisan ayı başında yapılır ancak bu yılki yoğun yağışlar nedeniyle mayıs ayına kaldı. Hep birlikte toplanıp koyunları kırpıyoruz. Bu bir nevi festival havasında geçiyor. Eğer bu dayanışma olmasa bu kadar hayvanın kırpılması günler sürerdi. Ama birlikte hem işimizi görüyoruz hem de sohbet edip kaynaşıyoruz. İş bitince de yemekler yenir, çaylar içilir.' dedi.</span></span></span></p>

<p><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/d81517da-3570-4c47-9277-50020d67a3e2.jpeg" width="1366" /></p>

<p><strong><i><span><span><span>Hacı Abdullah Kasımoğlu</span></span></span></i></strong></p>

<p><span><span><span>Geleneklerini yaşattıklarını ifade eden bölgenin kanaat önderlerinden Hacı Abdullah Kasımoğlu ise katılım sağlayan herkese teşekkür ederek, 'Bu güzel geleneği yaşatan, imece ruhunu diri tutan tüm dostlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Birlik ve beraberlik içinde yapılan bu çalışmalar hem işlerimizi kolaylaştırıyor hem de kardeşliğimizi güçlendiriyor. İnşallah bu gelenek nesilden nesile aktarılmaya devam eder.' ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/b610c1ef-9bfa-4654-9cf3-81255c87d1b7.jpg" width="1366" /></p>

<p><strong><i><span><span><span>Halil Azizoğlu</span></span></span></i></strong></p>

<p><span><span><span>Etkinliğe katılan Şırnak Gazeteciler Cemiyeti başkanı Halil Azizoğlu,'Arkamda gördüğünüz imece usulü bir etkinlik. Normalde geçen ay yapılması gereken etkinlik yağışlar nedeniyle mayısın ortalarında yapıldı. Burada koyunları olan köylüler her beraber koyunlarını kırkıyor. Kırkma işlemi sadece burada değil de diğer köylerde de bu gelenek sürdürülüyor. Kırkma işleminden sonra buraya gelenlere yemek ikramında da bulunuluyor.' dedi. <strong>(İLKHA)</strong></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür, Şırnak</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/cudi-eteklerinde-asirlik-cevezi-gelenegiyle-yuzlerce-koyun-imece-usulu-kirkildi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 19:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/05/cudi-eteklerinde-asirlik-cevezi-gelenegiyle-yuzlerce-koyun-imece-usulu-kirkildi.jpeg" type="image/jpeg" length="23363"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Batman’da Turizm Yatırımları İçin Başvurular Sürüyor]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/batmanda-turizm-yatirimlari-icin-basvurular-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/batmanda-turizm-yatirimlari-icin-basvurular-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Batman’da turizm yatırımlarına yönelik destek başvuruları devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Turizm Yatırımlarına Destek Verilecek</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA) tarafından yürütülen 2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Batman’da turizm yatırımlarına yönelik başvuru süreci devam ediyor.</p>

<p>Programla birlikte Batman’ın doğal, kültürel ve tarihi potansiyelinin turizm yatırımlarına dönüştürülmesi hedefleniyor. Açıklanan destek programında özellikle kültür, doğa, sağlık ve alternatif turizm alanlarına yönelik projelerin öncelikli olarak değerlendirileceği belirtildi.</p>

<p><strong>301 Milyon TL’ye Kadar Destek İmkânı</strong></p>

<p>Program kapsamında yatırımcılara 301 milyon TL’ye kadar nakdi destek sağlanabileceği bildirildi. Ayrıca yatırım tutarının yüzde 15’ine kadar nakdi destek veya yüzde 20’si kadar faiz ve kâr payı desteği sunulacağı ifade edildi.</p>

<p>Teşvik paketinde vergi avantajları, KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti ve SGK teşvikleri de yer alıyor. Organize sanayi bölgesindeki yatırımlarda 14 yıla kadar sigorta primi işveren hissesi desteği sağlanabileceği kaydedildi.</p>

<p><strong>Doğa ve Alternatif Turizm Ön Planda</strong></p>

<p>Destek kapsamındaki yatırım alanları arasında termal sağlık tesisleri, kış konaklama tesisleri, ekoturizm merkezleri, kamp ve karavan alanları ile macera parkı projeleri bulunuyor.</p>

<p>Batman’ın sahip olduğu doğal ve kültürel zenginliklerin turizm yoluyla ekonomik değere dönüştürülmesi amaçlanırken, programın bölgedeki yatırım hareketliliğine katkı sunması bekleniyor.</p>

<p><strong>Başvurular 15 Mayıs’a Kadar Sürecek</strong></p>

<p>Yetkililer, programa başvurmak isteyen yatırımcıların işlemlerini 15 Mayıs 2026 tarihine kadar tamamlamaları gerektiğini belirtti.</p>

<p>Başvuruların, <a href="http://yerelkalkinmahamlesi.sanayi.gov.tr" rel="nofollow"><strong>Yerel Kalkınma Hamlesi Başvuru Sistemi</strong></a> adresi üzerinden gerçekleştirilebileceği bildirildi.</p>

<p>Detaylı bilgi almak isteyen yatırımcıların DİKA Batman Yatırım Destek Ofisi’ne başvurabileceği ifade edildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Güncel, Gündem, Kültür &amp; Sanat, Yerel</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/batmanda-turizm-yatirimlari-icin-basvurular-suruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/05/batmanda-turizm-yatirimlari-icin-basvurular-suruyor-1.jpg" type="image/jpeg" length="48733"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mahalle dizilerinden mafya dizilerine: Toplumsal dönüşümün aynası mı?]]></title>
      <link>https://batmanrehbergazetesi.com/mahalle-dizilerinden-mafya-dizilerine-toplumsal-donusumun-aynasi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://batmanrehbergazetesi.com/mahalle-dizilerinden-mafya-dizilerine-toplumsal-donusumun-aynasi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son yıllarda dizilerde artan şiddet ve mafya temalarının yalnızca bir içerik tercihi olmadığını, toplumsal dönüşümle yakından ilişkili olduğunu vurgulayan Sosyolog Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, özellikle genç kuşakların bu içeriklerle yoğun temasının önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Mahalle kültüründen mafya temalı anlatılara geçişin toplumsal dönüşümün bir yansıması olduğunu belirten Sosyoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, dizilerdeki dönüşümü ve izleyici üzerindeki etkilerini değerlendirdi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>Eski dizilere duyulan özlem güçlü bir kolektif kültürel hafızaya dayanıyor</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Eski dizilere duyulan özlem yalnızca bireysel hatıralarla sınırlı değil; güçlü bir kolektif kültürel hafızaya dayandığını dile getiren Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, 'Çünkü diziler sadece izlenen yapımlar değil, birlikte deneyimlenen sosyal deneyimlerdi. Ailece televizyon izleme kültürü ortak duygular üretir, diziler gündelik iletişimin önemli bir parçası haline gelirdi. Bugün bu diziler hatırlandığında yalnızca hikayeler değil, o dönemin aile ortamı, sosyal ilişkileri ve duygusal atmosferi de yeniden hatırlanır. Tanıdık kurgu dünyalarının güven, aidiyet ve duygusal istikrar sağladığı bilinmektedir. Bu nedenle insanlar yoğun duygular yaşadıklarında veya zihinsel olarak yorulduklarında tanıdık anlatılara yönelerek psikolojik bir 'güvenli alan' oluştururlar.' dedi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>Eski dizilere olan ilgi duygusal dengeyi koruma ihtiyacıyla da ilişkili</b></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Günümüz dizilerinin yapısal dönüşümünün nostalji duygusunu güçlendirdiğine işaret eden Prof. Dr. Süleymanlı, 'Bölümlerin aşırı uzun olması, tekrar eden sahneler ve anlatı yoğunluğunun zayıflaması izleyicinin eski dizileri daha anlamlı ve bütünlüklü olarak değerlendirmesine yol açmaktadır. Böylece nostalji yalnızca geçmiş özlemi değil, içerik kalitesi karşılaştırmasına dayanan bir algıya dönüşmektedir. Bu yönüyle eski dizilere duyulan ilgi modern yaşamın karmaşıklığı karşısında duygusal dengeyi koruma ihtiyacıyla da ilişkilidir.' diye belirtti.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>Eski dizilerdeki mahalle ilişkilerine özlem de var</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Eski dizilerin mahalle ilişkileri, komşuluk, dayanışma ve aile bağları gibi gündelik hayatın içinden temalar sunduğunu, sıradan insanlara benzeyen karakterlerle izleyiciyle güçlü bağ kurduğunu kaydeden Prof. Dr. Süleymanlı, 'İzleyici bu karakterlerde kendisini görebiliyor, anlatıyla duygusal özdeşleşme kurabiliyordu. Günümüzde ise birçok yapımda gerçeküstü zengin yaşam tarzları, lüks mekanlar ve idealize edilmiş karakterler öne çıkmaktadır. İzleyicinin gündelik deneyimiyle bağ kuramaması duygusal mesafeyi artırmaktadır. Ayrıca güncel dizilerde diyalogların daha teatral ve yapay olması, gündelik konuşma dilinden uzaklaşılması samimiyet algısını zayıflatmaktadır. Şehir yaşamının hızlanması, bireyselleşmenin artması ve sosyal ilişkilerin zayıflaması geçmişteki bu sıcak ilişkileri daha değerli hale getirmektedir. Bu nedenle eski diziler izleyiciye daha yavaş, öngörülebilir ve duygusal istikrar sunan anlatılar olarak hatırlanmaktadır.' şeklinde konuştu.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>Mafya ve entrika temalı dizilerin artışı toplumsal dönüşüme işaret ediyor</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Mafya ve entrika temalı dizilerin artışını toplumsal dönüşümle ilişkilendiren Prof. Dr. Süleymanlı, şöyle devam etti:</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>'Günümüzde rekabet, güç mücadelesi ve çatışma temalarının yoğunlaşması kültürel anlatıların yönelimini yansıtırken, aynı zamanda izleyicinin ilişki ve davranış algılarını da etkileyebilir. Özellikle anlatıların sürekli yüksek dramatik gerilim ve travmatik olaylar üzerine kurulması dikkat çekmektedir. Sürekli kriz ve yoğun duygusal uyarım izleyicide duygusal yorgunluk oluşturmakta ve daha dengeli anlatılara duyulan özlemi artırmaktadır. Bu nedenle diziler yalnızca toplumsal eğilimleri yansıtmakla kalmaz, güç, otorite ve ilişki biçimlerine dair algıları yeniden üretir.'</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>Mafyatik diziler bir tür katarsis işlevi görüyor</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Bu dizilerin izleyici için duygusal boşalım alanı oluşturabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Süleymanlı, 'İzleyici gündelik yaşamda deneyimlediği gerilimleri ve bastırılmış duyguları karakterlerle kurduğu özdeşleşme üzerinden sembolik biçimde deneyimler. Ancak bu süreç yalnızca katarsis değildir. Medya karakterleri aynı zamanda rol modeli işlevi görebilir ve sürekli tekrar edilen güç, şiddet veya çatışma temaları zamanla normal kabul edilen davranış sınırlarını etkileyebilir. Bu nedenle popüler kültür ürünleri yalnızca eğlence değil, değer algısını ve toplumsal normları şekillendiren güçlü kültürel araçlar olarak değerlendirilmelidir.' dedi.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>Kuşaklar arasında dizi tercihleri de farklılaşıyor</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>X ve Y kuşaklarının televizyonun merkezi olduğu dönemde yetiştikleri için hikaye bütünlüğü, karakter gelişimi ve duygusal bağ kurabilecekleri anlatılara daha fazla önem verdiklerini anlatan Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, 'Diziler onlar için aynı zamanda aile içinde paylaşılan ortak bir deneyimdir. Z kuşağı ise dijital platformların etkisiyle daha hızlı ilerleyen, görsel açıdan yoğun ve kısa dikkat süresine uygun içerikleri tercih etmektedir. Dijital platformların kısa sezonlu ve yüksek prodüksiyonlu yapımları izleyici beklentisini yükseltmiş, televizyon dizilerinin anlatı temposu ve yapısı daha fazla eleştirilir hale gelmiştir. Buna rağmen genç kuşakların da eski dizilerde daha doğal ilişkiler ve güçlü sosyal bağlar gördüklerini ifade etmeleri dikkat çekicidir. Bu durum, dijitalleşmeye rağmen insanların gerçeklik hissi ve aidiyet sunan hikayelere duyduğu ihtiyacın sürdüğünü göstermektedir.' şeklinde konuştu.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>'Güçlü erkek' ve 'anti-kahraman' temaları artıyor</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>'Güçlü erkek' ve 'anti-kahraman' karakterlerin artışına da değinen Prof. Dr. Süleymanlı, 'Bu temalar gücü çoğu zaman sertlik, kontrol ve otorite ile ilişkilendirerek toplumsal cinsiyet algısını etkileyebilmektedir. Anti-kahraman karakterlerin normalleşmesi, gücün baskınlık ve mücadele üzerinden tanımlandığı bir ilişki anlayışını görünür hale getirmektedir. Medya yalnızca toplumu yansıtmaz; aynı zamanda hangi davranışların kabul edilebilir olduğu konusunda referans çerçevesi sunarak toplumsal değerleri yeniden üretir. Bu nedenle bu tür temsiller uzun vadede ilişki biçimlerinin ve rol beklentilerinin dönüşümünde etkili olabilir.' ifadesinde de bulundu.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>İnsanlar geçmişi daha olumlu hatırlama eğiliminde</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Eski dizilerin romantize edilmesinin hem nostalji etkisi hem de medya ortamındaki dönüşümle ilişkili olduğuna da vurgu yapan Prof. Dr. Süleymanlı, 'İnsanlar geçmişi daha olumlu hatırlama eğilimindedir; ancak günümüz dizilerinin yüksek tempo, yoğun çatışma ve sürekli dramatik gerilim üzerine kurulması geçmişi daha sakin gösteren bir etkendir. Bunun yanında günümüz dizilerinde ticari kaygıların belirleyici olması, reyting odaklı senaryo değişimleri ve karakter derinliğinin yeterince gelişememesi de eski dizilerin daha tutarlı ve bütünlüklü olduğu algısını güçlendirmektedir.' diye konuştu.</span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>Mahalle kültüründen mafya kültürüne geçiş neyi anlatıyor?</b></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:11px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:107%'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Mahalle kültüründen mafya temalı anlatılara geçişin toplumsal dönüşümün bir yansıması olduğunu belirten Prof. Dr. Süleymanlı, 'Mahalle dizileri dayanışmayı, güveni ve kolektif yaşamı temsil ederken; günümüz yapımlarında bireysel rekabet, güç ilişkileri ve çatışma temaları öne çıkmaktadır. Bu dönüşüm aynı zamanda medya üretiminde sanatsal kaygılardan ticari kaygılara yönelimin artmasıyla da ilişkilendirilebilir. Reyting ve ekonomik beklentiler çatışma merkezli anlatıların daha fazla tercih edilmesine yol açmıştır. Bu nedenle diziler yalnızca eğlence değil, toplumun değer dünyasını ve duygusal iklimini şekillendiren kültürel metinlerdir. Eski dizilere duyulan özlem de bu dönüşümün izleyici bilincindeki yansıması olarak okunabilir.' şeklinde sözlerini tamamladı. <b>(İLKHA)</b></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür, Haber merkezi</category>
      <guid>https://batmanrehbergazetesi.com/mahalle-dizilerinden-mafya-dizilerine-toplumsal-donusumun-aynasi-mi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 12:31:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/05/mahalle-dizilerinden-mafya-dizilerine-toplumsal-donusumun-aynasi-mi.jpg" type="image/jpeg" length="44854"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
