“Kürtler Kimsesiz Değildir”
Rûdaw TV’ye değerlendirmelerde bulunan HÜDA PAR Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, Kürt kadınlarını aşağılayıcı nitelikteki ifadelerin geçmişte de farklı şekillerde dile getirildiğini belirterek, bu yaklaşımın toplumun hiçbir kesimi tarafından kabul edilemeyeceğini ifade etti.
Ramanlı, “Kürtler kimsesiz değildir. Kürt kadınlarına yönelik bu tür sözleri hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Kürtlerin haysiyeti, şerefi ve edebi kimsenin mizahı ya da şakası olamaz. Herkes haddini bilmelidir” dedi.

“Suç Duyurusunda Bulunduk”
Söz konusu ifadelerin yalnızca ahlaki açıdan değil, hukuki açıdan da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ramanlı, HÜDA PAR olarak gerekli girişimlerde bulunduklarını açıkladı.
Ramanlı, “Türkiye’nin yürürlükteki kanunlarına göre bu tür hakaretler suçtur. Partimiz tarafından suç duyurusunda bulunulmuştur. Hiç kimse kadınlara hakaret edemez, özellikle de Kürt kadınlarını hedef alan söylemler kabul edilemez. Bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.
“Bu Hakaret Toplumun Tamamını Hedef Alıyor”
Ramanlı, yapılan açıklamaların yalnızca Kürt kadınlarını değil, toplumun ortak değerlerini de hedef aldığını savundu.
Ramanlı, “Bu hakaret sadece kadınlara ya da Kürtlere yapılmış bir hakaret değildir. Türkiye’de birlikte yaşayan bütün halkların ortak değerlerine yöneliktir. Türklerin, Arapların ve diğer tüm toplum kesimlerinin de bu tür aşağılayıcı söylemlere karşı durması gerekir. Haysiyet ve şeref sahibi insanlar bu hakaretlere sessiz kalmamalıdır” dedi.

“Varlık ve Zenginlik, Edep ve Haysiyet Anlamına Gelmez”
Açıklamasında ahlaki değerlere de vurgu yapan Ramanlı, maddi imkânların insanlara otomatik olarak saygınlık kazandırmadığını belirtti.
Ramanlı, “Varlıklı ve zengin olmak, aynı zamanda izzet ve şeref sahibi olmak anlamına gelmez. Haya ve edep parayla satın alınamaz. Bu olay da bunun açık bir örneği olmuştur. Kürt kadınlarının onurunu hedef alan bu zihniyeti iyi tanıyoruz ve buna karşı mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
“Cezasız Kalmamalı”
Ramanlı, hukuki yaptırımların uygulanması gerektiğini ifade ederek, toplumdaki birlik ve huzuru zedeleyen söylemlerin karşılıksız bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Ramanlı, “Vatandaşlar arasındaki sulh ve selameti bozan, ayrımcılığı ve fitneyi körükleyen bu tür davranışların gerekli yaptırımlarla karşılaşması gerekir. Hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Kanunlar karşısında herkes eşittir; fakir ya da zengin olması kimseye ayrıcalık sağlamamalıdır” dedi.
Boykot Çağrısı ve Toplumsal Sorumluluk Vurgusu
Ramanlı, kişisel olarak bazı ürünleri boykot ettiğini belirterek, toplumun da bu tür olaylar karşısında duyarlı olması gerektiğini ifade etti.
Toplumda saygı kültürünün güçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Ramanlı, “Bu tür olayların yaşanmaması için ailede terbiye ve ahlak eğitimi küçük yaşlardan itibaren verilmelidir. Toplumun ihyası aileden başlar. İnsan onurunu hedef alan söylemlere karşı herkesin sorumluluk alması gerekir” değerlendirmesinde bulundu.
“Hakarete Gülmek de Sorgulanmalıdır”
Konuşmasının sonunda söz konusu ifadelerin sarf edildiği ortamda gösterilen tepkilere de değinen Ramanlı, aşağılayıcı söylemlere alkış tutulmasını eleştirdi.
Ramanlı, “Kürtlerin annelerine ve kadınlarına yönelik hakaret içeren sözleri anlayabiliriz; ancak bu sözlere gülünmesini ve alkış tutulmasını anlamakta zorlanıyoruz. İnsan onurunu hedef alan ifadeler karşısında sessiz kalmak ya da destekleyici tavır sergilemek de ciddi bir sorgulamayı gerektirir” ifadelerini kullandı.





