Cuma gününü cumartesi bağlayan gecede
idrak edilecek olan Mevlid Kandili dolayısıyla Peygamber
Sevdalıları Vakfı bir mesaj yayımladı.
Peygamberimiz Hazreti Muhammed Sallallahu aleyhi vesellemin dünyaya teşrifini zulüm dolu bir
kıştan sonra gelen bir bahar olarak nitelendirerek bıraktığı kutlu mirasın
önemine vurgu yapan Peygamber Sevdalıları Vakfı Batman Koordinatörü Feyzi
Aydın, “Şirk, zulüm, vahşetin hâkim olduğu ve insanlığın kurtuluşu hasretle
beklediği bir çağda Hazreti Muhammed Mustafa’yı kurtuluş rehberi olarak
gönderen Yüce Allah’a (Celle Celaluhu) hamd-u senalar olsun. Rahmet elçisi
olarak gönderilen, âlemlere merhamet ve nur olup yağan, zulümatı dağıtıp
mazlumlara necat olan Hazreti Muhammed Mustafa’ya, ehl-i beytine ve ashabına
salât ve selam olsun." dedi.
"KUTLU NEBİ’NİN BIRAKTIĞI MİRASI
YÜREĞİNE EKENLER AZİZ, İNAT EDENLER ZİLLETE DUÇAR OLMAKTADIR"
Kutlu Nebi’nin doğumunu müjdeleyen
Rebiulevvel ayına dikkat çeken Aydın, "Bu müjde sadece insanlığın değil,
tüm kâinatın hasretle beklediği bir müjdeydi. Bir bahar ayında gelen bu müjde;
karanlık gecelerin sonrasındaki sabahı ve zulüm dolu kışlardan sonraki baharı
içinde barındırıyordu. Bu, rahmet ve kurtuluş tohumunun toprakla buluşmasıydı.
Kutlu bir baharla birlikte yeşermeye başladı ve insanlık için iman, ahlak,
adalet ve saadet vesilesi oldu." ifadelerini kullandı.
Efendimizin iman ve kurtuluş tohumunu
yüreklere ekmek için nice cefa, eza ve sıkıntılar çektiğini; bu sıkıntılar
karşısında sabır, sebat ve büyük bir cehdle yüreklere ab-ı hayat, mazlum
yüreklere cesaret ve mahrum yüreklere saadet olduğunun altını çizen Aydın, şu
ifadelere yer verdi: "Ancak bu Kutlu Elçi’ye yüreklerini kapatan
bedbahtlar da oldu; kendi kavminden ve hatta kendi akrabalarından olan
bedbahtlar... Nice yabancı toplumlardan bahtiyarlar bu iman tohumunu
yüreklerine ekip aziz olurken nice yakın insanlar bu saadet tohumundan
yüreklerini mahrum bırakıp zelil oldular. Bu akıbet bugün de aynen devam
etmektedir. Bugün de hangi ırk, meşrep veya toplumdan olursa olsun, her kim
Kutlu Nebi’nin bıraktığı miras olan bu iman tohumunu yüreğine ekerse aziz
olmakta, inat edenler ise zillete duçar olmaktadır."
"İMANLI YÜREKLER MİRAS-I RESUL OLAN
İMAN DAVASINI SÜRDÜRMEYE DEVAM EDECEKTİR"
Bu iman tohumunu yüreklere eken Kutlu
Nebi de, O’na tabi olan bahtiyarlar da bu iman tohumunu muhafaza edebilmek için
çok bedeller ödediğini dile getiren Aydın, "Bu tohumu çürütmek, yürekleri
kendilerine köle yapmak isteyen güç ve ideolojiler her daim var oldu ama
yüreğindeki imanın lezzetini alan mü’minler, esarete direnip bu lezzeti
dünyanın hiçbir lezzetine feda etmediler. Bu lezzeti tatmayan bedbahtlar bunu
idrak etmekten mahrum olsa da her ne pahasına olursa olsun, imanlı yürekler
miras-ı Resul olan iman davasını sürdürmeye devam edecektir." şeklinde
konuştu.
Aydın, "Ne mutlu Kurtuluş Rehberi
olan Allah Resulüne tabi olanlara! Ne mutlu bu iman tohumunu yüreğine ekenlere!
Ve ne mutlu bu iman tohumunu besleyen, büyüten ve yüce bir davaya
dönüştürenlere. “diye belirtti. EKREM GÜLŞEN





