İLKHA mikrofonuna konuşan Batman İl Müftüsü Ahmet Durmuş, yaklaşan Ramazan ayı öncesinde kent genelindeki camilerde yapılan hazırlıklar hakkında bilgi verdi.
Vatandaşların ibadetlerini huzur ve güven içerisinde yerine getirebilmeleri için gerekli planlamaların yapıldığını belirten Durmuş, Ramazanın sadece oruç ayı değil; aynı zamanda rahmet, mağfiret, arınma ve toplumsal dayanışma ayı olduğuna dikkat çekti.
Ramazanın manevi ikliminin iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Durmuş, bu mübarek ayın bireysel ibadetlerin yanı sıra yardımlaşma, paylaşma ve kardeşlik duygularının güçlendiği özel bir zaman dilimi olduğunu ifade etti.
'Camilerimizde gerekli hazırlıkları tamamladık'
Durmuş, 'Sabırsızlıkla Ramazanın bizi şereflendirmesini bekliyoruz. Bu minvalde bütün camilerimizde ve vatandaşlarımızın talep ettiği yerlerde, hem teravih namazlarını hem de diğer namazlarını rahat bir şekilde eda edebilmeleri için bizlere iletilen taleplerin hemen hemen hepsini karşıladık.' dedi.
'Ramazan rahmet, mağfiret ve arınma ayıdır'
Ramazan ayının manevi iklimine dikkat çeken Durmuş, şunları kaydetti:
'Bu vesileyle Ramazan ayının milletimize, memleketimize, Batman'ımıza ve bütün İslam alemine hayırlar, esenlikler ve güzellikler getirmesini temenni ediyorum. Ramazan ayı öyle mübarek bir aydır ki, Hazreti Peygamber'in ifadesiyle rahmet ve merhamet kapıları sonuna kadar açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulur. Mukaddes bir aydır. Kur'an'ı Kerim bu ayda nazil olmuştur. Bir hocamızın güzel bir tespiti vardı: Ramazan kelimesinin harfleri de bu ayın manasını yansıtır. 'Ra' rahmeti, 'mim' mağfireti, 'dat' Cenab'ı Allah'ın affına ve mağfiretine koşmayı, 'nun' ise ilahi affa nail olmayı sembolize eder. Yani evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennemden azat olma olan bir ayın içerisindeyiz.'
'Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır'
Ramazan ayı içerisinde bulunan Kadir Gecesi'nin önemine de değinen Durmuş, 'Bu ayın içinde öyle bir gece vardır ki, o gecede yapılan taat ve ibadetlerin Allah katındaki değeri bir ömre bedeldir. O da Kadir Gecesi'dir. 'Şüphesiz ki biz Kur'an'ı Kadir Gecesi'nde indirdik. Kadir Gecesi'nin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Bu gecede yapılan ibadetlerin Allah katındaki değeri yaklaşık bin ay, yani seksen küsur yıla bedeldir. Cenab-ı Allah bizleri tekrar bu aya kavuşturduğu için ne kadar şükretsek azdır. Daha önce aynı evi, aynı sokağı, aynı camiyi paylaştığımız nice insan ömrü yetmediği için bu aya erişemedi. Bu nedenle Ramazanı sanki son Ramazanımızmış gibi değerlendirmeli; taat ve ibadetle geçirmeli, uğurlarken annemizden doğmuş gibi tertemiz olmalıyız.' ifadelerini kullandı.
'Ramazanı gafletle geçiren hüsrana uğrar'
Ramazan ayının kıymetinin bilinmesi gerektiğini vurgulayan Durmuş, 'Bir nimet ne kadar büyükse, onun kıymetini bilmemek de o kadar büyük bir kayıptır. Hazreti Peygamber minbere çıktığında 'amin' demiştir. Bunun sebebi sorulduğunda, Cebrail aleyhisselamın dua ettiğini ve kendisinin de amin dediğini ifade etmiştir. Cebrail aleyhisselam, anne ve babasının ihtiyarlık çağına erişip de onların rızasını kazanarak Allah'a kendini affettirmeyen kimsenin hüsrana uğraması için dua etmiştir. Aynı şekilde Ramazanı şerife ulaşıp da bu ayı, rahmet ve merhamet kapılarının sonuna kadar açıldığı bir zaman dilimi olduğunu idrak etmeden; namaz, niyaz ve oruçtan habersiz geçiren kimsenin de hüsrana uğraması için dua etmiştir. Peygamber Efendimiz de bu dualara amin demiştir.' dedi.
'Fakir ve ihtiyaç sahiplerini unutmayalım'
Toplumsal dayanışma çağrısında bulunan Durmuş, 'Bu nedenle Ramazanı en güzel şekilde karşılamalı; ibadet ve taatle geçirmeliyiz. Etrafımızdaki fakir, fukara, garip ve kimsesizlerin dertleriyle dertlenmeliyiz. Hazreti Peygamber, 'Müslümanların dertleriyle dertlenmeyen bizden değildir.' buyurmuştur. Zekatlarımızla, fitrelerimizle, sadaka ve infaklarımızla ihtiyaç sahiplerinin kapısını çalmalı; başta komşularımız, akrabalarımız, kimsesizler, dul ve yetimler olmak üzere onların da Ramazanı en güzel şekilde geçirmelerine vesile olmalıyız.' şeklinde konuştu. (İLKHA)



