MAZLUMDER, kamuoyunda tartışmalara neden olan tutuklama kararlarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, son dönemde 5816 Sayılı 'Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun' kapsamında çok sayıda kişinin tutuklandığı belirtilerek 'Kamuoyunun malumu olduğu üzere, son zamanlarda 5816 sayılı kanuna muhalefet suçundan çok sayıda tutuklama kararı verilmektedir.' denildi.
'Öğrencilerin yönlendirildiği iddiaları var'
Manisa'da görev yapan felsefe öğretmeni Ramazan Avuşmak hakkında yürütülen sürece değinilen açıklamada 'Ramazan Avuşmak, bu kanuna muhalefet ettiği ve hakaret içerikli beyanlarda bulunduğu iddiasıyla gözaltına alınıp tutuklanmış, gelen tepkiler üzerine ise serbest bırakılmıştır.' ifadeleri kullanıldı.
Sürece ilişkin çeşitli iddialara da yer verilen açıklamada 'Öğrencilerin öğretmenlerini şikayet etmeleri için yönlendirildiği, kendilerine dikte edilmiş dilekçe metinleri yazdırıldığı, daha sonra dilekçelerini geri çekmek isteyen öğrencilerin ise korkutulduğu iddiaları göze çarpmaktadır.' denildi.
Açıklamada ayrıca, yapılan yargılama sonucunda Avuşmak'ın ilk duruşmada beraat ettiği belirtildi.
Benzer örnekler hatırlatıldı
Açıklamada, daha önce de benzer gerekçelerle farklı kişilerin tutuklandığı ifade edilerek 'Sosyal medya paylaşımları nedeniyle Dr. Mehmet Arslan ile 10 Kasım törenleri sırasında sarf ettiği sözler nedeniyle üniversite öğrencisi Emine Şahin benzer şekilde tutuklanmış ve aynı nitelikte suçlamalarla karşı karşıya kalmıştır.' denildi.
'Yasa ifade özgürlüğüyle bağdaşmıyor'
MAZLUMDER açıklamasında, 5816 sayılı kanuna yönelik eleştiriler de yer alarak '5816 sayılı yasa bir hukuk devletinde olmaması gereken ve ifade özgürlüğü ilkesiyle bağdaşmayan bir düzenlemedir.' ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, hakaret ve benzeri suçların ceza hukukunda karşılığının bulunduğu vurgulanarak 'Bazı kişi ya da kurumlar hakkında özel yasa çıkarmak, eleştirilerin susturulması ve muhalif düşüncelerin bastırılması sonucunu doğurmaktadır.' denildi.
'Tutuklama bir sindirme aracına dönüşmemeli'
Tutuklama tedbirinin kullanımına da dikkat çekilen açıklamada, 'Tutuksuz yargılanabilecek bir konuda kişilerin kelepçeli şekilde gözaltına alınıp tutuklanması, hukuki tedbirden ziyade peşin cezalandırma pratiği olarak kullanılmaktadır' değerlendirmesinde bulunuldu.
'5816 ve benzeri yasaların kaldırılmasını talep ederiz'
Açıklamanın sonunda şu ifadelere yer verildi:
'5816 sayılı yasa gibi kişiye, makama ya da kuruma özel yasaların bir hukuk devletinde kabul edilemez olduğunu hatırlatırız. İfade özgürlüğünü daraltan, keyfi yorumlara açık ve evrensel hukuk standartlarına uymayan bu ve benzeri yasaların kaldırılmasını talep ederiz. Yargı ve kolluk makamlarını, temel insan haklarına saygılı olmaya ve ceza muhakemesi tedbirlerini toplumsal bir sindirme aracı olarak kullanmaktan vazgeçmeye davet ederiz.' (İLKHA)




