Gazze'de işgal rejiminin sürdürdüğü saldırılar ve soykırım 1000 günü geride bıraktı. '1000 gün' ifadesi telaffuz edilmesi kolay bir sayı gibi görünse de geride harabeye dönen şehirler, yıkılan camiler, annesiz ve babasız kalan çocuklar ile binlerce acı tabloyu bıraktı ve bırakmaya devam ediyor.

Mardinli vatandaşlar, işgal rejiminin Filistin, Gazze ve Kudüs'te yıllardır sürdürdüğü saldırılar ve soykırıma ilişkin düşüncelerini İLKHA mikrofonuna anlattı.

Vatandaşlar, yaşanan soykırımın devam etmesindeki en büyük sebeplerden birinin Müslümanların sessizliği olduğunu dile getirirken, birçok İslam ülkesinin de halen sessizliğini ve tepkisizliğini sürdürdüğünü ifade etti.

Gazze'nin her zaman gündemde tutulması gerektiğini vurgulayan vatandaşlar, imkânlar ölçüsünde işgal menşeli ürünlere yönelik boykotun kararlılıkla devam ettirilmesi gerektiğini belirtti.

'NATO toplantısı için çok çalışmalar yapılıyor ancak Gazze için böyle bir uğraş ortaya konulmadı'

Yakın zamanda Ankara'da düzenlenecek olan NATO toplantısı kadar Gazze için bir çalışmanın yapılmadığını dile getiren Ömer Adıgüzel, 'Maalesef Gazze sınavında hepimiz başarısız olduk. Gazze, 1000 gündür yalnız bir şekilde direnişine devam ediyor. Maalesef Müslüman ülkeler kendi dertleriyle ve birbirleriyle uğraşıyor. Gazze, ne yazık ki gündemlerinde yeterince yer almıyor. Yakın zamanda NATO'nun Ankara'da bir toplantısı olacak. Bunun için çok çalışmalar yapılıyor, emekler veriliyor. Ancak Gazze için böyle bir uğraş, böyle bir emek ortaya konulmadı.' diye belirtti.

Mescid-i Aksa'da zamansal ve mekânsal bölünme dayatması derinleşiyor
Mescid-i Aksa'da zamansal ve mekânsal bölünme dayatması derinleşiyor
İçeriği Görüntüle

'Gazze'yi daima gündemimizde tutmamız lazım'

Müslümanların Gazze konusunda sınıfta kaldığını ifade eden Adıgüzel, en azından Gazze'nin gündemde tutulması gerektiğini söyleyerek 'Ne yazık ki Müslümanlar Gazze konusunda sınıfta kaldı. Gazze için herkes az da olsa bir şeyler yapabilir. Bu konuda Şehit Ebu Ubeyde'nin bir sözü vardı: 'Herkes her şeyi yapamaz ama herkesin yapabileceği bir şey vardır.' Dolayısıyla herkes bulunduğu yerde Gazze'nin sesi olmaya çalışmalıdır. Özellikle Gazze bilincine sahip nesiller yetiştirmemiz gerekiyor. Toplum olarak, fertler olarak ve özellikle İslami sivil toplum kuruluşları olarak hükümetlere bu konuda baskı yapmamız gerekiyor. Ancak genel olarak bakıldığında hükümetlere bu konuda yeterince baskı yapılmıyor. Bu yüzden Gazze'yi daima gündemimizde tutmamız ve bu hususta sürekli bir hareket içerisinde olmamız gerekiyor.' dedi.

'Zafer ancak inananlarındır'

Gazze'de devam eden soykırımın en büyük müsebibinin Müslümanların sessizliğinden dolayı olduğunu ifade eden Ahmet Erdihan, 'Maalesef Gazze'de 1000 gündür soykırım devam ediyor. Açıkçası bu soykırımın devam etmesindeki en büyük sebep hem dünya Müslümanlarının hem de Müslüman olmayan halkların bu soykırıma karşı yeterince tepki göstermemesidir. Allah hepimizi affetsin. Bizlerin de tepkisiz kalması ve elimizden geleni yapmaması bu soykırımın sürmesine sebep oldu. Özellikle İslam ülkelerinin yöneticileri bu soykırım karşısında çok sessiz ve pasif kalıyor. Türkiye'den büyük beklentiler içerisindeyiz. Güçlü sayabileceğimiz İran ve Mısır gibi Müslüman devletlerden de daha fazla tepki vermelerini bekliyoruz. Ancak maalesef gereken tepkiyi göremedik. Bu soykırımın sonunda kazanan Müslümanlar olacaktır. Kur'an-ı Kerim'de de buyurulduğu gibi, 'Zafer ancak inananlarındır.'' ifadelerini kullandı.

Abdulsamed Budak, boykotun önemine değinerek, 'Gazze'de devam eden katliamların bir sebebi de Müslümanların sessizliğidir. Müslümanlar birlik içerisinde olsaydı bu katliamlar yaşanmazdı. Bütün dünyanın gözleri önünde resmen bir soykırım yapılıyor. Şu an elimizdeki en etkili silah ambargodur. Dolayısıyla israil ürünlerine yönelik boykotu her alanda uygulamak gerekir. Yahudilerin en çok korktuğu şey maddi kayıplardır.' diye konuştu.

'Avrupa Birliği'nin hak, hukuk söylemleri hep palavra'

İsmet Çokal ise şu ifadelere yer verdi:

'Türkiye'nin elinden gelse kısa zamanda Gazze'deki soykırımı bitirir. Ancak Türkiye'ye zarar vermek isteyen birçok ülke ve çevre var. Bu konuda Türkiye'ye karşı birlik olanlar olacaktır. Allah'ın izniyle bu soykırımın da bir sonu gelecek. Avrupa Birliği'nin hak, hukuk söylemleri hep palavra. Avrupa'da insanlar soykırımın farkına vardı ama bunun ne kadar fayda sağlayacağını göreceğiz. Allah siyonist işgal rejiminin belasını versin. Müslümanlar bu soykırım karşısında susmuş durumda. Bu yıl hacdaydım. Orada okunan hutbede Gazze'den hiç bahsedilmedi. Bu Müslümanlık mıdır? Allah herkese akıl ve fikir versin.' (İLKHA)

Kaynak: İLKHA