Peygamber Sevdalıları Vakfı adına Hicri yılbaşı
mesajını okuyan Vakfın Batman Koordinatörü Feyzi AYDIN, hicretin insanlığa
zulümden başka bir şey vermeyen zalim iktidarların yıkılması olduğuna dikkat
çekti.
Aydın, "Kur'an'a ve Sünnete sarılıp bunların
anlaşılması ve yaşatılması için gayret gösterip basit meseleler yüzünden
tarihteki ihtilaflara düşmemeliyiz" çağrısında bulundu.
Mesajında "Âlemlere rahmet olarak gönderilen
iki Cihan Güneşi Sirac-ı Nur olan Hz. Muhammed'e Sallallahu Aleyhi Vesellem
salat ve selam, O'nun pak ailesine, ashabına, yolunun takipçilerine, Hz.
Peygamber'in ismi anıldığında kalbi aşkla dolanlara da selam olsun."
ifadeleriyle başlayan Ödemiş, "Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde
barınacak pek çok güzel yer ve maddi manevi genişlik ve bolluk bulur. Kim ki
evinde Allah ve Resulüne hicret etmek niyetiyle çıkar, sonra da hedefine
varmadan kendisine ölüm yetişirse, artık onun mükâfatı Şüphesiz Allah'a aittir.
Allah çok bağışlayandır engin merhamet sahibidir. (Nisa/100)" ayetine ve
Hazreti Muhammed'in "Tevbe sona ermedikçe hicret de sona ermez. Güneş
battığı yerden doğmadıkça da tevbe sona ermez. (Ebû Dâvûd, Cihâd, 2) "
hadisine atıfta bulundu.
"Hicret;
insanlığa zulümden başka bir şey vermeyen zalim iktidarların yıkılmasıdır"
Aydın, Hicretin tarih boyunca peygamberlerin ve
muvahhidlerin yaşadığı nebevi merhale olduğu belirtti.
Allah'ın, Kur'an-ı Kerim'de hicretle ilgili 30'dan
fazla ayet indirdiğini, Müminlere hicret etmeleri karşılığında verdiği ve
vereceği mükafatları zikretmiş olduğunu ifade eden Aydın, "Âlemlere rahmet
olarak gönderilen Hazreti Muhammed'in (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Mekke'den
Medine'ye yaptığı bu tarihi ve tevhidî yolculuk, insanlık tarihinin seyrini
değiştirmiştir. Böyle bir yolculuk; İslam âlemi için tarihin başlangıç noktası
kabul edilmiş, İslam medeniyetinin temellerinin atıldığı bu kutlu yolculuk;
beraberinde insanlara kurtuluşu, asr-ı saadeti getirmiştir. Hicret; insanlığa
zulümden başka bir şey vermeyen zalim iktidarların yıkılması, Müslümanlarla
savaşmayan farklı inanç ve toplulukların yaşam haklarının İslam'ın adaletiyle
teminat altına alınmasıdır." dedi.
"Kur'an'a
ve Sünnete sarılıp ihtilaflara düşmemeliyiz"
Hicri takvimin Hazreti Ömer döneminde devlet
işlerinde karışıklıklar çıkması nedeniyle kullanılmaya başlandığını ve bu
uygulamanın Müslümanların kendi medeniyetlerine ait bir takvim, diğer
medeniyetlere alternatif bir tarih bilinci oluşturmalarına vesile olduğunu dile
getiren Aydın, şunları kaydetti:
"Bugünün Müslümanları olarak elimizden alınan
tarih bilincimizi geri almalı, Hicri takvimi hayatımızda daha çok görünür hale
getirmeliyiz. Kan ve gözyaşına boğulmuş, ihtilaflarla güçsüzleştirilmiş, işgal
altındaki İslam coğrafyasının özgürlüğüne tekrar kavuşması için hicret sonrası kurulan
İslam kardeşliğini yeniden tesis etmeliyiz. Kur'an'a ve Sünnete sarılıp
bunların anlaşılması ve yaşatılması için gayret gösterip basit meseleler
yüzünden tarihteki ihtilaflara düşmemeliyiz. Bu vesileyle Peygamber Sevdalıları
Vakfı olarak 1444 Hicri yılbaşının İslam'ın hâkimiyeti için çalışanlara feyiz
ve direniş getirmesini; Müslümanlar arasında vahdet, kardeşlik ve uyanışa
vesile olmasını; zülüm altında inleyen Müslüman kardeşlerimize kurtuluş ve
zaferi müjdelemesini, dünyadaki tüm muhacirlere bir kurtuluş kapısı aralamasını
Cenab-ı Allah'tan tüm samimiyetimizle niyaz ediyoruz." EKREM GÜLŞEN



