Öğle: İkindi:
4 °C
asd
Advert

RAMAZAN ILE ÖZÜMÜZE DÖNELİM

  • Abdurrezak Çelik
  • 2021-04-12 14:13:11
  • 141 Görüntülenme
  • “Ey iman edenler! Kötülüklerden korunasınız diye sizden önceki ümmetlere farz kılındığı gibi oruç, size de farz kılındı.” (Bakara: 183)

    Geçen yılda olduğu gibi bu yılda da coronavirus musibeti ve kısıtlamaların pençesinde kutlu mevsimi karşılıyoruz. Rahmet ve bereket ayı olan mübarek Ramazan Ayını bu gün itibariyle idrak etmeye başladık. Bizleri bir kere daha rahmet ve bereket ayına ulaştıran Allah’a sonsuz şükürler olsun.

    Ramazan ayı denilince akla ilk gelenlerden bir tanesi vakit istatistikleridir. Konumuz Ramazan, fikrimiz istatistikler olunca ben de ele almak istedim. Şöyle ki; Ramazan ayının ilk gününün ilk iftarı 18.45’te Hakkâri’de, son iftarı ise saat 19.59’da Edirne’de açılacak. Türkiye genelinde Ramazan’ın birinci günü en uzun oruç 15 saat 3 dakika ile Sinop’ta, en kısa oruç ise 14 saat 39 dakika ile Hatay’da tutulacak.

    Türkiye’de şehirler arası çok fark yok diyebiliriz. Ama bunu dünya geneline vurduğumuzda geçen senelerde olduğu gibi fazla vakit olmasa da yine de ciddi bir vakit farkı var: Dünyada ramazanın ilk günü en uzun orucu 16 saat 52 dakika ile Kuzey Avrupa ülkesi Norveç’in Tromso şehrindeki Müslümanlar, en kısa orucu ise 13 saat 23 dakika ile Gabon’un Libreville şehrindeki Müslümanlar tutmuş olacak.

    Ramazan ayı heyecan ve bereketiyle kapımıza dayanmış, bizleri hayra davet ediyor. Önceki vakitlerde kardeşlik bağlarımızı geliştirmek için komşu, akraba ve dostlarımıza iftar yemeği verir, davet edildiğimizde iftar yemeklerine katılırdık. Ama maalesef ki bizler onu buruk karşılıyoruz. Çünkü, Ramazan ayı denilince en çok yapılanlar arasında olan, toplu bir şekilde yapılması gereken ibadetlerimizden uzak olacağız.

    Mübarek ay gelince, zengin ve fakir farkı gözetmeksizin Müslümanlar toplu olarak iftar eder, ettirirlerdi. Çocuk-yaşlı, kadın-erkek demeden hepimiz beraber camiye gider teravih namazını camide cemaatle eda ederdik. O müthiş duyguyu beraber teneffüs ederdik. Ama bu yıl malum hastalık münasebetiyle; Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'ın “Yaptığımız istişareler neticesinde teravih namazını camilerde değil evlerimizde kılmanın uygun olduğuna karar verdik.” ibaresiyle camilerde teravih namazı kılmak yasaklandı. Ama herkesin malumudur ki en çok tedbirlere uyan kuşkusuz camilerdeki vatandaşlardır.

    Virüs bahanesiyle Ramazan şuuru öldürülmeye mi çalışılıyor bilmiyorum ama; Kongreler, AVM’ler, çarşı pazarlar, konserler festivaller lebaleb doluyken neden teravih namazlarına, toplu iftarlara izin verilmiyor? Bilmiyorum. Kongrelerde bulaşma riski az da camilerde yüksek olduğuna mı inanıyor bu bilim kurulu üyeleri...

    Olmuş ve ölmüşe çare olmadığı için niye yasak, niye böyle demek beyhudedir. Onun için Müslümanların vasıflarından olan şart ve ortamlarda vakti en iyi şekilde değerlendirmek, zamanımızı maksimum derecesinde değerlendirmeye çaba harcamak, verimli geçmesi için bir dakikayı dahi boş geçirmemeye dikkat etmemiz gerektiğini unutmamaktır.

    “Ramazan ayı öyle bir aydır ki, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an, onda indirilmiştir.” (Bakara: 185)

    Bu ayın Kuran ayı olması hasebiyle bu ayda kısa bir tefsir okumaya gayret gösterelim. Zaman müsait olduğu için okumadığımız ayrı bir kaynaktan bir siyer kitabı okuyalım.

    Sevapların yüzlerce kat fazlasıyla karşılığının verildiği bu mübarek ayda ibadetlerimizi arttıralım. Bu çerçevede teheccüd namazına da özen gösterelim. Zaten sahura kalkıyoruz, sahura kalkmışken teheccüdü de rahatlıkla kılabiliriz. Bu şekilde teheccüdü Ramazan sonrası için de bir alışkanlık haline getirelim.

    Dilimizin de oruçlu olduğunu unutmadan, mübtelası olduğumuz gıybetten uzak durmaya çalışalım. Onun yerine dili zikre alıştırdıktan sonra bu durumun ramazandan sonra da devam etmesine özen gösterelim. Ramazan ayına girerken; Dinimiz İslâm’ın haram kıldığı kin, haset, dedikodu, yalan, iftira, gıybet, nefret gibi kötü huylardan vazgeçmeliyiz. Dünya ve ahiretimiz için faydası olmayan her türlü davranışlardan uzak olmalıyız.

    Günahlardan arınmaya sebep olması duasıyla hayırlı ramazanlar...