İmsak: Güneş:
4 °C
asd

YÜZDE BİR YÜZDE DOKSAN DOKUZDAN DAHA MI BÜYÜK?

  • Selahaddin Altun
  • 2021-01-10 16:39:17
  • 160 Görüntülenme

  •      Kemiyet ve keyfiyet noktasında, keyfiyetimiz istenen ağırlıkta değil. Müslümanlar olarak kemiyet sahibi olsak da ne yazık ki keyfiyet sahibi değiliz. Ecdadımızın tekâmül ettiği keyfiyet derecesine ulaşamadık. Düşmanlar gibi kemiyetimiz arttı; ama keyfiyetimiz düştü. Dünya üzerinde kemiyet olarak Müslümanlar kadar çoğunlukta hiç bir din ve ideoloji mensupları yoktur; ama aynı şekilde dünya siyasetinde Müslümanların ağırlıkları suyun üzerindeki çer çöp kadardır. 

         Ümmetin ortasında bir 'ur' olan İsrail, İngilizler tarafından ümmetin ortasına ihraç edildi. Yahudiler, kemiyet noktasında az olmalarına rağmen keyfiyet olarak çok büyük işler yapıyorlar ne yazık ki. Kukla devlet başkanlarının da yardımıyla bir avuç yahudi,1.5 milyar Müslümana kafa tutubiliyor. Tavşan yürekli İsrailin, Aslan yürekli ümmete kafa tutmasının altında yatan neden ne? Aynı şekilde ümmet coğrafyasında Müslümanların yaşadığı ülkelerde ülke içinde oranları %90'lara varmasına rağmen Müslümanlar neden devleti inançlarına göre tanzim edemiyorlar?

         Onbin nüfuslu Medine'de Müslümanların sayıları binbeşyüzü ancak bulmasına rağmen yönetim Müslümanlardaydı. Söz, Müslümanlara aitti; ama şimdi ki Müslümanların esemesi bile okunmuyor, devletin sisteminde. Sebep nedir? İşte anayasamız olan Kur'an'ı Kerim güzel bir şekilde cevap vermiş. 

         Ey mü’minler! Allah'a ve O’nun Peygamberine itaat ediniz; birbirinizle uğraşıp çekişmeyiniz; sonra korkaklaşıp kuvvetten düşersiniz; (şevketiniz ve devletiniz elinizden gider, kâfirlerin ve zalimlerin güdümüne girersiniz) . Bir de (her türlü zahmet ve musibete) mutlaka sabrediniz, (her türlü düşman ve tehlike karşısında metanetli hareket ediniz ve gevşeklik göstermeyiniz) iyi biliniz ki Allah sabredenlerle beraberdir (onlara manevi destek sağlamaktadır).(Enfal-46)

         Bir olamıyoruz. Birliğin yüklediği bazı sorumluluklardan kaçıp bir ömür ezik yaşıyoruz. Elimizi taşın altına koyamadığımız için ehli küfür bedenimizi alıyor bizden. Büyük bir hayır için küçük fedekarlıkları göze alamıyoruz, bunun için her şeyimizi kaybediyoruz. Birliğin etkileme gücünü Üstad Bediüzzaman bakın ne de güzel tasvir etmiş:

    Evet, üç elif ittihad etmezse, üç kıymeti var. Sırr-ı adediyet ile ittihad etse, yüz on bir kıymet alır. Dört kere dört ayrı ayrı olsa, on altı kıymeti var. Eğer sırr-ı uhuvvet ve ittihad-ı maksat ve ittifak-ı vazife ile tevafuk edip bir çizgi üstünde omuz omuza verseler, o vakit dört bin dört yüz kırk dört kuvvetinde ve kıymetinde olduğu gibi, hakikî sırr-ı ihlâs ile, on altı fedakâr kardeşlerin kıymet ve kuvvet-i mâneviyesi dört binden geçtiğine, pek çok vukuat-ı tarihiye şehadet ediyor.

         Şimdi de kendi ülkemize gelelim. Herkesin ağzında sakız olan bir cümleyi size aktaralım: Türkiye'nin %99'u Müslümandır, diyorlar. Dalga mı geçiyorlar, yoksa atıyorlar mı bilemiyorum? Madem %99'u Müslüman,  o zaman neden bu %99'u, Batı'nın uşakları olan %1'in emrindedir. Neden hep %1'in dediği oluyor? Kimse %1'e bir şey diyemiyor? Ülkeye heykel yapmaktan başka hiç bir yatırımları olmayan bu güruhun neden hep dediği hep oluyor? Ülkde bu %1'lere neden kimse dokunamıyor da her zaman bu %99 kesim mağdur oluyor, gibi soruları çoğaltabiliriz. 

         Hani demokrasilerde çoğunluğun dediği olurdu. Bizdeki diktatör demokratlarda hep azgın azınlığın dediği oluyor. 

         Son olarak diyoruz ki: Bir olmazsak birer bire yok olacağız. Birliğin yüklediği sorumluluklara razı olacağız ve %1'in değiştirilemez dediği sistemi değiştirip herkesin insanca yaşayabileceği İslam'i sistemi kurmaya çalışacağız inşaallah. 

    Kemiyet: “miktar, sayı , nicelik.” 

    Keyfiyet: “kalite, nitelik”