İnsani Yardıma Kelepçe: Küresel Sumud Filosu Hedefte

26 Nisan’da Sicilya’dan barışçıl amaçlarla demir alan "2026 Bahar Misyonu", henüz Gazze kıyılarına yüzlerce mil uzaklıktayken, İsrail’in açık deniz korsanlığı operasyonuyla durduruldu.

Uluslararası Sularda Sinyal Karartma ve Kuşatma

Vali Canalp ve Bölge Müdüründen Çökme Yaşanan Güney Çevre Yolu’nda İnceleme
Vali Canalp ve Bölge Müdüründen Çökme Yaşanan Güney Çevre Yolu’nda İnceleme
İçeriği Görüntüle

İsrail ordusu, sivil aktivistlerin dünyayla bağını kesmek için önce teknolojik bir savaş başlattı. Filo yetkilileri, gemilerin iletişim sistemlerine yoğun bir "jammer" (sinyal karartma) saldırısı yapıldığını duyurdu. Dünyanın gözü önünde işlenen bu suçun üstünü örtmek isteyen İsrail, 18 tekneyle iletişimi tamamen kopardı. Bölgeden gelen kısıtlı bilgilere göre, filonun etrafı 7 savaş gemisiyle sarılmış durumda ve gökyüzünde çok sayıda dron taciz uçuşu yapıyor.

Silahsız Aktivistlere Karşı Savaş Gemileri

39 farklı ülkeden 345 hak savunucusunun bulunduğu filoda, aralarında kadınların ve doktorların da olduğu sivil bir kitle yer alıyor. Ancak İsrail, bu silahsız gruba karşı gerçek bir savaş senaryosu uyguluyor. Teknelerin üzerine işaret fişekleri atıldığı, aktivistlere lazer tutulduğu ve silahların doğrudan sivillere doğrultulduğu bildiriliyor. Bu tablo, İsrail’in sadece Gazze’de değil, Akdeniz’in ortasında da insan haklarını hiçe saydığının en somut kanıtı haline geldi.

22 Tekneye Müdahale: 18’inden Haber Alınamıyor

Kriz Masası’ndan yapılan son açıklamalara göre, toplam 22 tekneye İsrail güçleri tarafından fiziksel müdahale gerçekleştirildi. En korkutucu olanı ise, içinde onlarca insanın bulunduğu 18 tekneden saatlerdir haber alınamaması. İsrail makamları bazı gemilere el koyduklarını soğukkanlılıkla itiraf ederken, uluslararası toplum bu sessizliğin arkasında yatan can güvenliği riskinden derin endişe duyuyor.

Türk ve Avrupalı Aktivistler Esir Alınıyor

Filoda 31 Türk aktivistin yanı sıra İspanya ve İtalya başta olmak üzere pek çok ülkeden vicdan sahibi insan bulunuyor. İsimleri tek tek belirlenen Türk vatandaşları ve beraberindeki yüzlerce sivil, şu an uluslararası hukuk kurallarının işlemediği bir "gri bölgede" İsrail askerlerinin insafına bırakılmış durumda. İsrail, kendi karasularının fersah fersah uzağında, başka devletlerin vatandaşlarını alıkoyarak egemenlik haklarını da çiğniyor.

"Biz Barışçıl Bir Misyonuz, Suç İşlemiyoruz"

Filoda bulunan İrlanda Cumhurbaşkanı'nın kız kardeşi Dr. Margaret Connolly’nin can yeleğiyle paylaştığı mesaj, yaşanan dehşeti özetler nitelikte: "Biz barışçıl bir misyonuz, yanlış bir şey yapmadık. Eğer kaçırılırsak serbest bırakılmamızı talep ediyoruz." Connolly ayrıca, Gazze’nin bombalanmasında lojistik destek sağlayan askeri üslerin kullanımına son verilmesi için dünyaya haykırdı. Aktivistler, her türlü yasa dışı müdahaleye karşı sivil direnişlerini sürdüreceklerini vurguluyor.

İspanyol Aktivist: "Terörist Bir Devlet Olduklarını Gösteriyorlar"

Gemideki İspanyol aktivist Mi Hoa Lee’nin sözleri, İsrail’in bölgedeki imajını tokat gibi yüzüne çarpıyor: "76 yıldır suç üstüne suç işleyen terörist bir devlet olduklarını dünyaya bir kez daha gösteriyorlar." Lee, hiçbir yasa dışı eylemde bulunmadıklarını, tek amaçlarının çocukların açlıktan öldüğü Gazze’ye insani yardım ulaştırmak olduğunu hatırlatarak, İsrail’in bu saldırganlığının meşru bir temeli olmadığını ifade etti.

Avrupa’da Diplomatik Alarm: İtalya ve İspanya Ayakta

İsrail’in bu fütursuz saldırısı, Avrupa başkentlerini de hareketlendirdi. İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, vatandaşlarının korunması için Tel Aviv ve Atina büyükelçiliklerini acil koda geçirdi. İtalya, operasyonun kapsamı hakkında derhal bilgi talep ederken, Roma’da kriz masası oluşturuldu. Ancak diplomatik girişimlerin hızı, İsrail’in açık denizdeki şiddetini durdurmaya yetmiyor.

İnsanlığın Vicdanı Akdeniz'in Sularına mı Gömülecek?

Küresel Sumud Filosu’na yapılan bu müdahale, sadece bir yardım konvoyuna değil, insanlık onuruna yapılmış bir saldırıdır. İsrail, Gazze'yi dev bir açık hava hapishanesine çevirmekle yetinmeyip, bu hapishaneye ekmek götürmek isteyenleri de "suçlu" ilan ederek Akdeniz'in ortasında avlamaya çalışıyor. Şimdi tüm dünya şu soruyu soruyor: Uluslararası hukuk, İsrail söz konusu olduğunda daha ne kadar kör ve sağır kalmaya devam edecek?

Kaynak: HABER MERKEZİ