HÜDA PAR Dış İlişkiler Başkanı Hüseyin İmir, gündeme dair yaptığı açıklamada Gazze'deki son durum, işgalcilerin bölgedeki yayılmacı politikaları ve Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun'un Türkiye ziyareti hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.

'Sınır değişimi açıklaması, kanlı bir işgal haritasının açık itirafıdır'

Siyonist terör rejiminin bölgeyi adım adım ateşe sürüklediğini ifade eden İmir, uluslararası toplumun sessizliğinin işgalcilerin iştahını kabarttığına dikkat çekti.

Siyonist terör rejiminin sözde bakanı Smotrich'in; Gazze, Batı Şeria, Lübnan ve Suriye topraklarını kapsayan 'sınır değişimi' açıklamasının, kanlı bir işgal haritasının açık itirafı olduğunu vurgulayan İmir, 'Siyonizm; Gazze'yi insansızlaştırmaya çalışırken, Lübnan'da 'güvenli bölge' yalanıyla ilerlemekte, Suriye'de ise işgal ettiği topraklardan çıkmayacağını ilan ederek bölgeyi adım adım ateşe sürüklemektedir.' dedi.

'Siyonist iştahın ülke ülke ilerleyeceği ve sıranın bölgedeki diğer başkentlere geleceği açıktır'

Ateşkesin birinci aşamasında siyonist rejim hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediğinin altını çizen İmir, açıklamasına şöyle devam etti: 'Gazze'ye yönelik saldırıların devam etmesi ve şehit sayısının bine yaklaşması, ateşkesin defalarca ihlal edildiğinin açık göstergesidir. Siyonist basında yer alan 'silahsızlanma bahanesiyle büyük saldırı' manşetleri, katliam ve soykırımın devam ettirilmek istediğinin ilanıdır. Gelinen aşamada, Filistin halkının kendini savunma hakkının güvence altına alınması, işgal ve katliamların tamamen sona erdirilmesi için başta garantör ülkeler olmak üzere uluslararası toplumun daha aktif ve kararlı bir tutum ortaya koyması gerekmektedir. Eğer bu sessizlik ve etkisizlik sürerse, siyonist iştahın ülke ülke ilerleyeceği ve sıranın bölgedeki diğer başkentlere geleceği açıktır.'

Öğretmenlerin iller arası yer değiştirme başvuruları 14 Mayıs'ta başlıyor
Öğretmenlerin iller arası yer değiştirme başvuruları 14 Mayıs'ta başlıyor
İçeriği Görüntüle

'Liderlerin çocukları da halkın çocuklarıyla aynı siperde can vermektedir'

Filistin İslami direniş hareketlerinin, tehditlere ve baskılara boyun eğmek bir yana, kararlı bir duruş sergilediğini belirten İmir, 'Davanın liderlerinin çocukları da halkın çocuklarıyla aynı siperde can vermekte; kanlarını Filistin halkının kanından ayrı görmemektedir. Hamas liderlerinden Halil el-Hayye'nin oğluna yönelik suikast de bu davanın bedelini en önde ödeyenlerin azmini kıramayacaktır. Bu vesileyle, ciğerparelerini Filistin halkı ve Mescid-i Aksa uğruna feda eden el-Hayye'ye, Hamas hareketine ve tüm Filistin halkına sabır diliyoruz.' ifadelerini kullandı.

'İmzalanan anlaşmalar, küresel emperyalist kuşatmaya karşı önemli bir iş birliğidir'

Açıklamasının devamında Cezayir Cumhurbaşkanının Türkiye ziyaretini değerlendiren İmir, Türkiye ve Cezayir arasındaki köklü kardeşlik bağlarının, Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun'un Ankara ziyaretiyle tarihî bir eşiğe ulaştığını söyledi.

İki ülke arasındaki temasların önemine değinen İmir, 'İki ülke arasında imzalanan enerji, savunma sanayi, tarım ve teknoloji alanındaki anlaşmalar, küresel emperyalist kuşatmaya karşı önemli bir iş birliği göstergesidir. Günümüzde İslam coğrafyası, siyonist terör rejiminin ve işbirlikçi güçlerin yayılmacı politikalarıyla yeni bir tehdit dalgası altındadır. Özellikle Batı Sahra meselesinde krizlerin kaşındığı, siyonist rejimin Fas üzerinden bölgeyi istikrarsızlaştırdığı ve Somaliland üzerinden Somali'nin toprak bütünlüğüne göz diktiği bir süreçten geçmekteyiz. Emperyalist güçlerin Afrika ve Akdeniz hattındaki bu böl-yönet hamleleri, İslam ülkelerinin dayanışmasını elzem kılmaktadır.' şeklinde konuştu.

'Müslüman halklar kuşatmayı yarmak zorundadır'

Türkiye ve Cezayir'in sergilediği mutabakatın bölgesel barışın teminatı olmasını umut ettiklerini dile getiren İmir, son olarak şunları kaydetti:

'Müslüman halklar, sömürgeci emellere karşı ekonomik ve askerî kapasitelerini birleştirerek bu kuşatmayı yarmak zorundadır. Bu vesileyle, imzalanan anlaşmaların hayırlara vesile olmasını temenni ediyor; Filistin'den Batı Sahra'ya, Somali'den tüm mazlum coğrafyalara uzanan bu güçlü dayanışmanın artarak devam etmesini umut ediyoruz.' (İLKHA)

Kaynak: İLKHA