Aksa Tufanı'nın 3'üncü yıl dönümü dolayısıyla Diyarbakır'da düzenlenen yürüyüşe katılan HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Gazze'de devam eden saldırılara ilişkin İLKHA'ya değerlendirmelerde bulundu.
Gazze'de yaşananları 'canlı bir soykırım' olarak nitelendiren Dinç, uluslararası hukuk ve insan haklarına ilişkin metinlerin yaşananlar karşısında işlevsiz kaldığını belirtti.
Dinç 'Üç yıldır Gazze'de canlı bir soykırım var. Maalesef dünya bunu izliyor. Uluslararası hukuk bunu izliyor. İnsan hakları, çocuk hakları, kadın hakları bildirgeleri sadece metinlerde kaldı ve bir yönüyle aslında Batı'nın maskesi düştü. Süslü kavramların hepsi hükmünü ve meşruiyetini kaybetti. Ve bu yönüyle bir ateşkes oldu ama bu ateşkese rağmen işgalci israil; hiçbir ilke, hak, hukuk ve ahlak tanımadan soykırımına devam ediyor. Açıkçası bu garantör ülkelerle adeta alay ediyor ve 'sizi takmıyorum' diyor, soykırımına devam ediyor.' ifadelerini kullandı.
'siyonizm dünya barışının önündeki büyük engeldir'
Siyonizme karşı mücadele edilmesi gerektiğini belirten Dinç, şunları kaydetti:
'Bu saatten sonra en hayırlı silah, siyonizme yönelen silahtır. En hayırlı İHA, SİHA siyonizme karşı kullanılandır. Çünkü siyonizm dünya barışının önündeki en büyük engeldir. Siyonizm insanlık düşmanıdır. Sadece Filistinlilerin, Arapların, HAMAS'ın, Gazze'nin değil, insanlığın düşmanıdır. Dünya, siyonizmle mücadele etmediği müddetçe hiçbir yerde huzur ve güven olmaz. Bundan dolayı bizim de bugünden sonra mücadelemizi siyonizme karşı yürütmemiz, bilgi ve gücümüzü birleştirmemiz gerekir.'
'Ekmeğimizi yiyip suyumuzu içen siyonistler yargılanmalı'
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı ile birlikte işgal rejimi vatandaşlığı bulunan soykırım suçlularına yönelik yaptırım öngören bir düzenleme Meclis'e sunduklarını hatırlatan Dinç, 'Çifte vatandaşlıkla ilgili 2023 Aralık ayında bir kanun teklifi Meclis'e sunduk ve dedik ki bizim ekmeğimizi yiyen, suyumuzu içen; hem ülkemizin hem de işgalci israilin vatandaşı olanlara yönelik yaptırım uygulansın. Çünkü bu alçaklar, bu çifte vatandaşlar işgalci israilde askerlik yapıyorlar.' ifadelerini kullandı.
İşgal rejimi vatandaşlığı bulunanların Türkiye'de yaşayıp israile giderek askerlik yapmaları durumunda Gazze'deki saldırılara katılabileceklerini belirten Dinç, bu kişilerin yargılanması gerektiğini söyledi.
Dinç, 'Dediğim gibi, suyumuzu içip ekmeğimizi yiyen ve topraklarımızda yaşayıp aynı şekilde gidip gönüllü işgalci israile askerlik yapan; Gazze'de çocukları, kadınları, sivilleri katleden, soykırım işleyen, tonlarca bombayı mazlumların üzerine yağdıranların yargılanması ve bunların vatandaşlıktan çıkarılması, mal varlıklarına el konulması konusunda bir kanun teklifi Meclis'e sunduk.' ifadelerini kullandı.
'Çifte vatandaş siyonistler hesap vermeli'
Söz konusu teklifin Meclis'e ulaştığını ve görüşülmesinin kabul edildiğini belirten Dinç, ancak teklifin henüz kanunlaşmadığını söyledi.
Dinç, 'Teklifimiz 158'inci sırada kanunlaşmayı bekliyor ve biz diyoruz ki şu an 100 tane kanun görüşüldü ama o teklif orada bekliyor. Acaba hangi konu Gazze'de yaşanan bu soykırımdan daha önemlidir?' diye sordu.
Kanun teklifinin bir an önce görüşülerek yasalaşması gerektiğini savunan Dinç, işgal ordusunda görev alan ve Gazze'deki saldırılara katıldığı tespit edilen çifte vatandaşların hesap vermesi gerektiğini ifade etti.
Dinç, 'Bundan dolayı bir an önce bunun kanunlaşması gerekir ve bu çifte vatandaş olan siyonistlerin, soykırımcıların hesap vermesi gerekir. Bunlar hesap vermediği müddetçe her gün, her saniye, her dakika biz de bundan asla memnuniyet duymayız. En azından Meclis'in sorumluluğu bu siyonistleri yargılamaktır ve bu konuda somut adım atmasıdır.' dedi. (İLKHA)




