Akşam: Yatsı:
4 °C
asd

“KÜRT SORUNU YOKTUR DEMEKLE KÜRT SORUNU BİTMEZ”

“KÜRT SORUNU YOKTUR DEMEKLE KÜRT SORUNU BİTMEZ”

Kürt sorunu yoktur iddialarıyla ilgili açıklamada bulunan Batmanlı siyasetçi, HÜDA PAR Genel İdare Kurulu Üyesi Serkan Ramanlı, “Kürt sorunu yoktur, Kürtlerin bir sorunu yoktur demekle Kürtlerin yüzyıldan fazladır devam eden sorunları çözülmüş olmuyor. Yani gözünüzü kapamakla gece olmuyor.” Dedi.

Batmanlı siyasetçi, HÜDA PAR Genel İdare Kurulu Üyesi Serkan Ramanlı, canlı yayın konuğu olduğu Rehber TV’de önemli açıklamalarda bulundu.

 Ülkenin en önemli sorunlarının başında Kürt meselesi geldiğini ifade eden Ramanlı, “Kürt sorunu yoktur, Kürtlerin bir sorunu yoktur demekle Kürtlerin yüzyıldan fazladır devam eden sorunları çözülmüş olmuyor. Yani gözünüzü kapamakla gece olmuyor. Güneş orada duruyor. Toplumun iliklerine kadar hissettiği bir sorunu görmezden gelmek adeta kafayı kuma gömmektir. Devekuşu misali kafayı kuma gömerek gövdenizi saklayamazsınız. Gövde olduğu gibi dışarıda.” Dedi.

“KÜRTLERİN VARLIĞI ANAYASAL OLARAK TANINMALIDIR”

Kürt sorununun mevcut iktidarın eseri veya icadı olmadığını belirten Ramanlı, “Bu devletin Kürt vatandaşlarıyla sorunu var ve bu açıkça ortada duruyor. Bu uzun yıllardır da var. Bu iktidarın icadı veya eseri değil.  Bu meselenin temelden çözülmesi lazımdır. Bunun çözümü de kimliğin tanınması ve dilin önündeki engellerin kaldırılması ile mümkündür. Evet, bugün bu ülkede Kürt öğretmen olabiliyor, doktor olabiliyor, avukat olabiliyor, Başbakan olabiliyor, Cumhurbaşkanı olabiliyor. Ama Kürt olarak bunları olamıyor. Sorun burada. Gözden kaçırılan, gösterilmeyen, görülmek istenmeyen sorun bu. Kürtlerin varlığı anayasal olarak tanınmalıdır.” dedi.

“YENİ ANAYASA KONUSUNDA SAMİMİYET LAZIM”

 “Yeni anayasa için önce toplumsal bir mutabakatın sağlanması lazım dedik ama görünen o ki bir şey daha eklememiz gerekiyor o da mutabakattan önce de herkes için samimiyet şart.” diye konuşan Ramanlı, “Bu konuda herkes samimi olmak zorundadır. Eğer darbe ürünü olan 1982 Anayasası’nın değiştirilmesi isteniyorsa, bu topluma yeni, yerli ve adil bir anayasa yaraşır deniyorsa o halde öncelikle samimi olmak gerekir. “-mış gibi” yapmak doğru değil. Sırf gündem değiştirmek için veya iktidar için dezavantajlı görünen gündemleri unutturmak için yeni anayasa konusu gündeme gelmemeli.” Dedi.

Ramanlı şunları söyledi: “Yeni anayasa, esaslı ve başlı başına acil bir gündemdir. Zira bugün duran gündeme dair sorunların neredeyse tamamının kaynağı mevcut anayasadır. Bu anayasa değişmeden toplum olarak biz bu sorunları mütemadiyen konuşmaya, gündemleştirmeye ve kısmen de pansuman tedaviler önermeye devam edeceğiz. Anayasanın değişmesi lazım. Evet, herkesin kendine göre bir anayasa tahayyülü var.”

“HÜKÜMET, BUNUN HESABINI HİÇ KUSURA BAKMASIN, SANDIKTA VERECEK”

Kamuda yaşanan harcamalara dikkat çeken Ramanlı, “Devletin kendine çeki düzen vermesi gerekiyor. Devleti idare edenlerin bu işi adamakıllı yapması gerektiğini söylüyoruz. Eğer toplumda bir refah, bir zenginlik varsa ve bu bütün topluma yayılmışsa, eğer herkes geleceğine dair ümitler besliyor, çocuğunun geleceğinden endişe etmiyorsa, rızık endişesi yaşamıyorsa siz de devlet olarak toplumdaki zenginlikle orantılı olarak bazı harcamalar, masraflar yapabilirsiniz. Ama eğer toplumunuzun büyük bir kesimi sabit bir gelirle yaşamak zorundaysa ve o sabit gelirin büyük bölümünü yine vergi olarak geri ödüyorsa, hayat pahalılığı artmışsa sizin de yönettiğiniz toplum gibi davranmanız gerekiyor. Eğer hala toplumu refah içinde, zenginlik içinde kendiniz gibi zannedip olur olmaz masrafları yapmaktan geri durmuyorsanız bunun hesabını -kusura bakmayın- sandıkta vereceksiniz.” İfadelerini kullandı. ŞEVKİ ASLAN